Dünyanın her yerinde sürekli olarak aynı dram, aynı dar sahne üstünde aynı dekorlar, kendi büyüklüğünün sarhoşluğu içerisinde başı dönmüş, köpürüp duran bir insanlık.
- Henüz kategori yok.
-
2026 KPSS Lise, Ön Lisans ve Lisans Başvuru ile Sınav …06.07.2026
-
Erling Haaland'ın Rekor Performansı, Sergen Yalçın'ın …06.07.2026
-
Öğle Namazı: İslam'da Gün Ortası İbadetinin Önemi06.07.2026
-
MEB'den LGS Tercihleri ve Okul Araştırması İçin Yenili…06.07.2026
-
İzmir Belediyeleri Dev Taşınmaz Satışlarını Sürdürüyor…06.07.2026
-
Bankaların Güncel Vadeli Mevduat Faiz Oranları: Yatırı…06.07.2026
-
Dünya Kupası'nda Siyasi Müdahale Krizi: Balogun Kararı…06.07.2026
-
Jordan Henderson Dünya Kupası Kutlamasında Ciddi Bilek…06.07.2026
-
Hamaney'in Cenazesi ve Savaşın Geleceği: İran'da Yükse…06.07.2026
-
Nevşehir ve İlçelerinde Bugün Vefat Eden Vatandaşlarım…06.07.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#dram
Oynaması gerekirken insanlığın ayıbı olarak hayattan kopmuş bir bebeğin dramını görmek içimi acıtıyor.
Benim öyle bir tipim var ki hem komediye hem dramaya uyum sağlayabiliyorum. Yalnız kötü adam rolünü oynayamıyorum. Çünkü tipim kötü adam rolüne müsait değil. Bir defa oynamaya kalktım, ağzıma yüzüme bulaştırdım, bir şeye benzemedi.
"Duvarların Ötesi" filminde benim bir arkadaşımı vurdular ve benim bu arkadaşımı deniz atmam gerekiyor. Fakat arkadaşını denize atan bu kötü adamın (benim) ağlaması gerekiyor ve bu adam (ben) bir ağlamaya başlıyor, arkadaşını denize atıyor tabii, ondan sonrası belki 60 dakika birim saati doldurdum, hıçkıra hıçkıra ağlıyorum ve kendimden tamamen geçtim. Bu herhalde dramın verdiği ağırlıktan olsa gerek. Ama kötü adamı oynadığım zaman gözünün yaşına bakmıyorum. Elimden geldiği kadar o hainliği yapıyorum ve seyircilerim de tahrik oluyorlar, bana bol bol küfrediyorlar ve deşarj oluyorlar. Ben de dünyanın en mutlu insanı oluyorum.