- Henüz kategori yok.
-
Kadıköy Belediyesi, İlhan Şeşen'i Unutulmaz Bir Geceyl…22.05.2026
-
OpenAI'dan Matematikte Çığır Açan Gelişme: 80 Yıllık E…22.05.2026
-
EKDMR Hisseleri Borsa İstanbul'da Güçlü Başlangıç Yapt…22.05.2026
-
FROTO Hisselerinde 20-21 Mayıs Tarihlerinde Gözlemlene…22.05.2026
-
Diyanet İşleri Başkanı Mekke'de Hac Organizasyonunu De…22.05.2026
-
BIST 30 VİOP Kontratları Güne Düşüşle Başladı: Piyasal…22.05.2026
-
BIST 100'de Kritik Dönemeç: Ters Omuz Baş Omuz Formasy…22.05.2026
-
Altın Piyasasında Büyük Dalgalanma: Uzmanlardan Çarpıc…22.05.2026
-
Stephen Colbert'in 'The Late Show' Vedası ve Geç Gece …22.05.2026
-
Finlandiya'dan Siber Bağımlılık Uyarısı ve Gülistan Do…22.05.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#doğa
Benim ölümden sonraki yaşamım burada. Neysem oraya gideceğim, zira ben toprağım. Toprak ülkemde, bir sıra havuca can verebileceğimi bilmek çok rahatlatıcı bir duygu.
Tüm duyarlı nesneler, aynı günde doğmuş benim gibi acı çeker, benim gibi ölürler. Kartal ödlek kurbanı üstüne çullanmış... Titreyen organları kanlı gagasıyla parçalar.
Hoşgörü nedir? Hoşgörü insanlığın bir parçasıdır. Hepimizin hataları ve eksikleri var; karşılıklı olarak birbirimizin hata ve eksiklerini bağışlayalım, çünkü, hoşgörü doğanın ilk yasasıdır.
Evrim teorisi Tanrı’nın varlığını ne inkar eder, ne de teyit eder. Çünkü bilim, doğadaki fenomenleri açıklamakla yükümlüdür. Tanrı ise doğaüstü bir varlık değil mi! Bu konuda bilim ne söyleyebilir ki? Evrim teorisi diyor ki, insanlar doğal bir sürecin sonunda, zamanla meydana gelmiştir. Din de bunu yadsımıyor. Bir kutsal kitabı fen kitabıymış gibi okumak dine yapılabilecek en büyük kötülük bana göre.
Biyokimyanın en çarpıcı genellemelerinden biri - ki bu şaşırtıcı bir şekilde biyokimyasal ders kitaplarında neredeyse hiç bahsedilmiyor - yirmi amino asit ve dört baz, küçük çekincelerle tüm Doğa'da aynı.
Yirmi amino asit ve dört esasın tüm doğada aynı olması biyokimyanın en çarpıcı genellemelerindendir.
En güzel manzaranın olduğu yerde bile, ağaçların, yaprakların altında böcekler birbirini yer. Şiddet yaşamın bir parçasıdır.
Evcilleştirilmiş hayvanlar ne zaman yemek yiyecekleri, su içecekleri ya da bunları yapıp yapamayacakları, nerede ve ne zaman dinlenecekleri, ne zaman uyuyacakları, egzersiz yapıp yapamayacakları konularında bize bağımlıdırlar. Sıra dışı örnekler haricinde genelde kısa bir süre sonra toplumun bağımsız ve işler birer üyesi olacak olan insan çocuklardan farklı olarak evcil hayvanlar hiçbir zaman ne insan harici dünyanın ne de insan dünyasının tamamen bir parçasıdırlar. Her zaman kırılgan bir arafta yaşarlar ve kendileriyle ilgili her şeyde bize bağımlıdırlar. Onların itaatkar ve köle olacakları şekilde üremelerini sağladık, onlar için zararlı olan ama bizim hoşumuza giden özellikler edinmelerine sebep olduk. Onları bir şekilde mutlu edebiliriz, ama ilişkimiz asla ‘doğal’ ya da ‘normal’ olmayacaktır. Onlar bizim dünyamızdaki sıkışıklıklarına ait değil, onlara ne şekilde davranırsak davranalım.
Çok doğal olmayan hayatlar yaşıyorlar çünkü insan dünyasının bir parçası değiller ve hayvan dünyasının bir parçası değiller.
Yalnız bir yaşamı sürekli aradım. (Dere, tarla ve orman tanıktır buna) / Işığın yolunu bulmamda yardımı dokunmayan / O budala kafalardan kaçarak.
Kırlardayım, yalnız ve düşünceli / Yürüyorum, yavaş, ölçülü, ağır / Kumlarda belki insan izi vardır, / Üstlerine basmadan yürümeli.
Türk parasını dolara çevirir gibi, yeşil örtüyü beton örtüye çevirme telaşımızın sonu nereye varacak acaba?