Geçmişe bakarken her şeye rağmen, içimde derin bir hüzün duymaktayım. Değişen dünya ile beraber kaybolan yıllarda yalnız gençliğimiz değil, sevdiğimiz hemen her şey yok olup gitti. Bu dünya bizim dünyamız bile değil artık.
- Henüz kategori yok.
-
Paris'teki Bir AVM'den Shakira'ya Esprili ve Viral Kon…05.04.2026
-
Sivasspor, Esenler Erokspor Maçına Hazır: Başkan Özçob…05.04.2026
-
Yasemin Allen, Erdal Kaya ile Las Vegas'taki Sürpriz N…05.04.2026
-
Mert Ramazan Demir Başrollü 'Delikanlı' Dizisi SHOW TV…05.04.2026
-
Gülben Ergen'e Fatmanur ve Hifa Paylaşımları Nedeniyle…05.04.2026
-
Küba: Devrim Mirasından Güncel Enerji Krizine ve Ulusl…05.04.2026
-
Posof'ta Polis Haftası Şehitler İçin Manevi Bir Törenl…05.04.2026
-
Kıvanç Tatlıtuğ'un 'Dönence' Dizisinde Başrol Krizi Bü…05.04.2026
-
Adana Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı Kortej ve…05.04.2026
-
Artemis II Mürettebatı Ay'ın Uzak Yüzünü Görüntüledi: …05.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#değişim
Yaptığınız şeyi değiştirin; dünyanı değiştir. Yeterince insan bunu yaparsa, dünyayı değiştirebiliriz.
Politikacılar bebek bezi gibidir, düzenli olarak ve aynı sebepten değiştirilmeleri gerekir.
En büyük silahımız olan düşünme gücünün asıl işi, gerçeği bulmak, anlamak, değiştirmektir.
Bilimsel ilerleme asıl olarak, kuramların başka kuramlarca aşılması ve yerinden edilmesi sayesinde olur.
Mademki insanı biçimlendiren yaşadığı koşullar; koşullar en insani şekilde biçimlenmelidir.
Katı olan her şey buharlaşıyor, kutsal olan her şey dünyevileşiyor ve en sonunda insanlar yaşamın gerçek koşullarıyla ve diğer insanlarla ilişkileriyle yüzleşmeye zorlanıyor. Modern burjuva toplumu, böylesine kudretli üretim ve mübadele araçlarının bir araya getirmiş olan bu toplum, yer altı güçlerini kontrol edemez bir büyücüye benziyor.
Filozoflar dünyayı, yalnızca, çeşitli şekillerde yorumlamışlardır; oysa sorun onu değiştirmektir.
Türkiye bütün diplomatlar için son derece ilginç bir ülke ama benim için çok daha özellikli... Bir geçiş döneminde. Liberal ve modern anlamda geçiş sürecinde olan ülkeler beni daha çok çekiyor. Avrupa Birliği’ndeki kariyerim bana şunu gösterdi; AB entegrasyonu, aday ülkeler açısından değişimin motoru işlevi görüyor. Daha önce Doğu Avrupa ülkelerinde de bunu gözlemlemiştim. Türkiye’de değişimin sancıları yaşanıyor. AB süreci de nefretle coşku arasında gidip geliyor.
İnsanların koşulları değiştikçe tanrılar geriye çekilmişti, mitoloji ve dinde önemsiz bir yerleri vardı artık, bazen hep birlikte ortadan yok olurlardı.
Bu ülkenin gidişatından çok büyük devrimciler çıkacak, göreceksiniz. Bu ülkenin gerçek sahipleri ortaya çıkacak. Şimdi sessiz bir ortam var ama bir gün göreceksiniz. Bugün her şey güzel değilse, "Güzel değil" diyen insanların kavgasını birlikte göreceğiz.
Bir şeyin ilk defa olmasının ilk sonucu, hiçbir şeyin o andan sonra aynı kalamayacak olmasıdır.
Alışkanlık edinmek kolaydır, fakat onu üstünden atmaya kalkmak insanın derisini söker.