- Henüz kategori yok.
-
Diyarbakır'da Kürt Dilinde Standardizasyon İçin Yeni Y…20.05.2026
-
Balıkesir'de 4 Günlük Sağanak Alarmı: Sıcaklıklar Anid…20.05.2026
-
Ismail Saibari Eredivisie'nin En İyi Oyuncusu Seçildi,…20.05.2026
-
Polonya Voleybol Milli Takımı, Avrupa Şampiyonası Önce…19.05.2026
-
CHP'deki İç Tartışmalar, Özgür Özel Liderliği ve Medya…19.05.2026
-
Cumhurbaşkanı Kararıyla Çok Sayıda Kamu Taşınmazı ve B…19.05.2026
-
18 Mayıs 2026 Çılgın Sayısal Loto Çekilişi: Rekor İkra…19.05.2026
-
2026 Kurban Bayramı Öncesi Emekli Maaş ve İkramiye Öde…19.05.2026
-
Giresun'da Şaşırtan Görüntüler: Tünelde Ayı Koşusu ve …19.05.2026
-
Hurghada-Münih Uçağı Belgrad'a Acil İniş Yaptı: Kabind…19.05.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#dönüm noktası
Kimi zaman hayatına sızan bir insanın, kimi zaman da hayatına sızan bir cümlenin, önüne çıkıveren bir duvar yazısının, bir şehrin, bir ağacın, bir kitabın ya da şahdamarına nazır çekilmiş bir sustalının, hayatını baştan aşağı değiştirme ihtimalini haiz görünmez gücü, seni belini kavrar gibi ılık ılık teslim alacaktır yabancı.
30 Aralık 1922, devletimizin hayatında gerçekten şahane bir tarih, tüm Sovyet halklarının hayatında önemli bir dönüm noktası, onların büyük bayramıdır.
Benim için dönüm noktası eşcinsel topluluğuydu. Çok fazla eşcinsel hayranım var ve bana çok sadıklar. Adeta beni yukarı taşıdılar. Onlar hep benim yanımda olacaklar ve ben de onların yanında olacağım. Bir hayran kitlesi yaratmak hiç kolay değil.
Fever albümü bana çok şey kattı. Sanki ben albümü değil albüm beni yarattı. Kıyafetler,şarkılar, konserler o kadar güzeldi ki sanki dünya üzerinde değildim. Ben hala en iyi albümümün Fever olduğunu düşünürüm. Ne açıdan bakılırsa bakılsın tamamen tatmin edici bir albüm.
Bir şeyin ilk defa olmasının ilk sonucu, hiçbir şeyin o andan sonra aynı kalamayacak olmasıdır.
Gırgır Dergisi ve Oğuz Aral bana göre benim kırılma noktamdır. Ben bir kenar mahalle varoş lümpeniyken o beni buldu; mizahçı yaptı. Elbette çok kabaca aktardım ama O beni bir yola yönlendirdi. Beni entelektüel olma çabasına soktu. Aslında bir kenar mahalle umutsuzundan bir mizah yazarı yarattı.
İkinci öğretimler ile birlikte, kırk civarında öğrenci, kapalı kamyon kasasına bindik, araç hayvan taşınan bir kamyon gibiydi, mezbahanın yolunu tuttuk. Mezbahaya gittiğimizde, kesime sevk edilmiş bir inek vardı. Mezbahadayken ineğin “sahibi” ile konuştum. Adam, ineğin on sene süt verdiğini, “randımanı” düştüğü için de ineği kestirdiğini anlattı. Bu ilk mezbaha ziyaretimin, tanıklığımın hemen ardından bir daha da et yiyemedim.