İmkân var mıydı, Atatürk'e bağlı olmak fakat şapkaya, peçesizliğe gâvurluk demek; Atatürk'e tapmak fakat padişahlığı, halifeliği özlemek? CHP'de bile Atatürkçü medrese ve tekkeciler çıktı.
- Henüz kategori yok.
-
Emeklilere Yönelik ÖTV'siz Araç Teklifi Meclis Gündemi…04.04.2026
-
Besni'de Resmi Ziyaretler ve Değişen Hava Koşulları Gü…04.04.2026
-
Kızılcık Şerbeti'nde Çarpıcı Gelişmeler: 132. Bölüm Fr…04.04.2026
-
Adıyaman'da 2026 Yatırım Hamlesi: Şehri Dönüştürecek B…04.04.2026
-
Ankara-Kızılcahamam Yolu'nda Dehşet Veren Kaza: Halk O…04.04.2026
-
Van Erçek Mahallesi'nde Kuduz Salgınına Karşı Kapsamlı…04.04.2026
-
Pankreas Kanseri Tedavisi Gören Soner Olgun'a Sanat Dü…04.04.2026
-
Hollanda'da Çalınan 2.500 Yıllık Altın Miğfer ve Değer…04.04.2026
-
Van'da 5,2 Büyüklüğünde Deprem Meydana Geldi: Olumsuz …04.04.2026
-
4-5 Nisan 2026 Sınav Programı: AÖF Bahar Dönemi Vizele…04.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#çelişki
Birinci sınıf bir zekanın göstergesi, iki karşıt görüşü aynı anda akılda tutabilme yeteneğidir.
Yaşamın durmak bilmez çeşitliliği karşısında hem büyüleniyordum hem de tiksiniyordum.
Bir erkek, hayatı boyunca hiç kendisiyle çelişmemişse, büyük ihtimalle, hiçbir şey hakkında konuşmamıştır.
Cennet, kendi cehennemini de içinde taşır. Cennetteki cehennem, gerçek cehennemden gerçek cehennemden çok daha kötü ve tercih edilmezdir.
Tanrı onların dualarını dinleseydi, sürekli birbirlerinin aleyhine dua ettikleri için, insanların hepsi yok olurdu.
Bütün ideolojilerin faciası, çelişkiye izin vermemelerindedir. Tutarlı olmak için yalan söylenir.
Çelişkilerle yaşamayı öğrenmeliyiz, çünkü bunlar daha derin ve daha etkili bir anlayışa yol açar.
Kullandığı ilaçtan telefona kadar her şey gavur malı ama "bizim şeref, namus, vatan ve bayrak var" diyor. Reayanın şerefi ve namusu olur mu?
Aklımız Tanrı'nın bir hediyesi ise ve inancımız hakkında aynısını varsayarsak, Tanrı bize uzlaşmayan, zıt iki hediye vermiştir demek.
Siz et yiyorsunuz. Sizden daha iyi şeyleri öldürüyorsunuz. Sonra da çocuklarınıza öldürmenin ne kadar kötü olduğunu anlatıyorsunuz. Çocuklarınızı bu hale siz getirdiniz.
Aslında birinin öldürülmesi beni üzer. Kediler, köpekler, yılanlar...Hatta et bile yemem ben. Ben öldürmeye bu kadar karşıyım işte.
Üstesinden gelemediği çelişkilerle başbaşa kalan insan, moral bakımından derinden derine sarsılır ama bunu kimseye söyleyemez, çünkü ona kimse yardım edemez. Bu korkunç bir yer kayması gibidir.