‘Çoğunluğun tiranlığı’ topluma karşı bir kötülüktür ve toplum buna karşı korunmalıdır.
- Henüz kategori yok.
-
Mehmet Ali Erbil'in Annesi Yurdagül Eken 84 Yaşında Ha…02.04.2026
-
A Milli Takım 24 Yıllık Hasrete Son Verdi: 2026 Dünya …02.04.2026
-
ATA AÖF 2026 Bahar Dönemi Sınav Takvimi ve Eskişehir U…02.04.2026
-
Prof. Dr. Bülent Akdoğan'ın Vefatı Tıp Dünyasını Yasa …02.04.2026
-
X (Twitter) Küresel Çapta Kesinti Yaşıyor: Kullanıcıla…02.04.2026
-
Xiaomi HyperOS 3.1 Küresel Dağıtıma Başladı: Android 1…02.04.2026
-
BDDK Kararıyla Kredi ve Kart Borç Yapılandırmasında So…02.04.2026
-
AJet'ten İkinci Yıl Dönümüne Özel Yüzde 20 Yurt İçi Uç…02.04.2026
-
Yağışlı Hava Trendyol'da E-ticaret Alışveriş Alışkanlı…02.04.2026
-
Wordle Güncel Çözümleri ve İpuçları: Nisan 2026 Bulmac…02.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#baskı
Bir azınlık tarafından ezilmek kötüdür, ancak çoğunluk tarafından ezilmek daha kötüdür.
Baskı ve şiddet yalnızlıktan doğar, karakter dünyanın fırtınaları ve dalgaları arasında şekil alır.
Bireyi kendine yabancılaştırır, böylelikle birey dikte edilen doğrultuda çalışmak istemeyebilir. Oysa onun doğasında öğrenmek, keşfetmek ve araştırmak vardır, yeter ki ket vurulmasın.
Dayatmacı ve baskıcı anlayışla istendik yönde bireyler yetiştirmenin adı eğitim değildir.
Beynimin içinde üreyerek düşüncelerimi yiyip bitirecekler ve beni içi kazınmış bir balkabağına döndürüp bırakacaklardı.
Hoşlandığınız biriyle randevunuz baskı ve gerginlikten oluşur. Nedir randevu gerçekten, bütün gün süren bir iş başvurusu mu? Aradaki tek fark, iş görüşmelerinin çoğunda geceği çıplak bitirme şansının olmamasıdır. "Evet, Bill, patron senin iş için doğru adam olduğunu düşünüyor. Neden soyunup birlikte çalışacağın iş arkadaşlarınla tanışmıyorsun?
Hakları ve zevkleri ellerinden alınan gençler, onların yerine daha gizli ve tehlikeli olanlarını koyar.
Din koyanlar; tanrılar, ayinler, efsaneler, şaşırtıcı ve korkunç masallar sunmak için, her dönemde hep kaba, cahil ve ahmaklara başvurmuşlardır. Babalar tarafından incelenmeksizin kabul edilen batıl ve esassız inanışlar, az çok değişerek, baskı ve sıkı düzen altında bulunan ve çoğu kez babalarından daha çok düşünce ve muhakemede bulunmayan çocuklara geçmiştir.
Baskı yönetimi için, dinin himayesi, halkın elem ve galeyanına karşı zayıf bir kuşatmadır.
Kalıntı bir birikimin sonucudur. Baskı altında tutulmaysa buna tamamıyla ters ve simetrik bir yerdedir. Duygu depomuzla baskı altında tutulan duyguların zihinsel düzeyde canlandırılmasını sağlayan stok yeni ittifak alanımızı oluşturmaktadır.
Dini kölelik, zihni zayıflatır ve zihni zayıflatır ve her soylu girişim için yerine getirir.
Halkın özgürlüğünün kısıtlanmasında güç sahiplerinin özgürlükleri sessiz ve adım adım gasp etmesinin örnekleri şiddetle ve ani gasp etme örneklerine göre daha fazladır.
İnsanların özgürlüğünün kısaltılmasının, şiddet ve ani tefecilikten ziyade iktidardakilerin yavaş ve sessiz tecavüzleri ile daha fazla örneği olduğuna inanıyorum.
Totaliterlerin yok ettiği veya susturduğu ilk insanlar fikir adamları ve özgür zihinlerdir.
Kadın kısmı bir erkeği yaşam boyunca benimseyince kıskançlığını, baskısını ve sonunda çekilmez densizliklerini artırır.
Bir yandan akıllı, alim yetiştirmek için mektepler açar. Öte yandan filizlerini budamak için çareler ararlar.