Elbiselerin kibir kokulu, kalbinin içi fesat dolu... Fikir - zikir aynı ânda bitirir okulu. Fark edilmez sandığın komik iblis oyunu, ezelden beridir ona elini veren kaptırmıştır kolunu!...
- Henüz kategori yok.
-
Ortadoğu'daki İran Savaşı ABD'nin Küresel Dengesini ve…02.04.2026
-
Kapadokya Tanıtım Serisinde Yeni Dönem: Go Türkiye, Ün…02.04.2026
-
Hapoel Tel Aviv'e EuroLeague'den Ağır Ceza: Playoff Ya…02.04.2026
-
Bitcoin Piyasasında Karışık Sinyaller: Yükseliş Umutla…02.04.2026
-
Ramazan Tetik'in Vefatı Derin Üzüntü Yarattı: Sanat Dü…01.04.2026
-
Marmaray'da Katener Arızası: Seferler Tek Hattan Yapıl…01.04.2026
-
Erzincan'da Yüzeye Yakın 2.8 Büyüklüğünde Deprem: Can …01.04.2026
-
Kandilli Rasathanesi'nin 115 Yıllık İklim Hafızası Yap…01.04.2026
-
1 Nisan 2026 Akaryakıt Zamları: Motorin Fiyatları Yüks…01.04.2026
-
İstanbul'da Eyüpsultan Merkezli Hafif Deprem: Kandilli…01.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#aldanma
Nice aldanmış mağrur kimseler vardır ki, boş şeylerle meşgul olup sevinçle sabahlarlar ve Allah'ın onlara gazap ettiğini ve bununla cehennem ateşine düşeceklerini bilmedikleri halde yeyip içerler.
İnsanlar masallara, uydurulmuş hikayelere bayılırlardı. Gözlerini kör edecek şeyler onları mutlu ediyordu.
Bir kişinin aldanması, akılsızlık olarak tanımlanır. Birçok kişinin aldanması ise DİN olarak tanımlanır..
Özgürüz, özgürüz ya, doğrusunu isterseniz ancak birbirimizi kandırmakta, birbirimize kanmakta, en ileri gelenimiz de kendimizi kandırmakta özgürüz.
Sizi kazanmak isteyenler sahte kişiliklerini sergileyebilirler. İlk bakışta gördüğünüz kişiliklere fazla aldanmayın.
İnsanlar sakınmasızca bir işe başladılar mı iyinin tadına bakarken altta yatan zehiri fark etmezler.
Mazi neler yutuyordu neler! Kederlerimizi, götürdüğünden ziyade sevinçlerimizi de gömüyordu. En büyük filozoflarımız bile geçmişle gelecek akımları arasında bizi sürükleyen şimdiden doğacak saadetleri bekleyerek yaşamıyorlar mı? Hayatın aldatıcılığında öyle bir sihir var ki, gelecek zaman, çektireceği bütün felaket ve uğursuzlukları tesirli bir söyleyişle yüzümüze bağırsa, yine maksadının korkunçluğunu anlamak istemeyeceğiz.
Kimi kötü durumlarda, gerçeği öğrenmektense aldanmış kalmak bir mutluluk sayılır.
Hayatın bile bile aldanır görünmek zorunluluklarından kurtulabilmemize imkan var mıdır? İnsanlığın en gülünç alışkanlıklarından biri de bu değil midir?
İnsanlar saçma inançlardan uzaklaşıp ne kadar az aldanırlarsa, insanlık şereflerine o kadar yaklaşmış olurlar.