İnsanlar masallara, uydurulmuş hikayelere bayılırlardı. Gözlerini kör edecek şeyler onları mutlu ediyordu.
- Henüz kategori yok.
-
Anthony Nwakaeme'den Trabzonspor'a Vefa Dersi: Süper L…06.07.2026
-
2026 KPSS Lise, Ön Lisans ve Lisans Başvuru ile Sınav …06.07.2026
-
Erling Haaland'ın Rekor Performansı, Sergen Yalçın'ın …06.07.2026
-
Öğle Namazı: İslam'da Gün Ortası İbadetinin Önemi06.07.2026
-
MEB'den LGS Tercihleri ve Okul Araştırması İçin Yenili…06.07.2026
-
İzmir Belediyeleri Dev Taşınmaz Satışlarını Sürdürüyor…06.07.2026
-
Bankaların Güncel Vadeli Mevduat Faiz Oranları: Yatırı…06.07.2026
-
Dünya Kupası'nda Siyasi Müdahale Krizi: Balogun Kararı…06.07.2026
-
Jordan Henderson Dünya Kupası Kutlamasında Ciddi Bilek…06.07.2026
-
Hamaney'in Cenazesi ve Savaşın Geleceği: İran'da Yükse…06.07.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
Biz önceden küçük şeylerle mutlu olan insanlardık. Sonra aklımıza sevda diye bir şey soktular, toparlanamadık.
Gerçeklik için geçerli olan mutluluk için de geçerlidir: Kişi ona sahip olmaz, onun içinde olur.
İnsanlar tanıdım, olayları hep iyi tarafından okumaya meyilli; insanlar tanıdım, olayları hep bir sonmuş gibi yorumlayan. Belki de mutluluk geni diye bir şey var ve bazı insanlar da onunla doğuyorlar.
İnsanlar akıl ve kalbi olgunlaştırmaktan bin kat daha fazla, kendileri için zenginlik biriktirmeye uğraşırlar. Oysa mutluluk için, şüphesiz ki insanın elindeki şeylerden daha ziyade, insanın içindeki şeyler önemlidir.
Satın alınan şeyler sana iyi deneyim ve anı sunamıyorsa, örneğin bir dostun, bir seyahatin veya sabaha kadar süren bir konuşmanın benzersiz hazzını veremiyorsa... Bu anlamsız ortalamada mülkiyetin belirleyici bir hükmü yok. En değerli şeyler anıların, deneyimlerin ve insanların.
Yalnızken toplum içinde olduğumuzdan daha mutluyuz. Bunun nedeni yalnızken olup bitenleri düşünmemiz, toplum içinde ise insanları düşünmeye mecbur olmamız değil mi?