- Henüz kategori yok.
-
Dünya Kupası Bahisleri: Ofis Oyunlarından Vergi Durumu…10.06.2026
-
N'Golo Kante İçin Kritik Dönem: Fenerbahçe'de Transfer…10.06.2026
-
CHP-DSP İşbirliği Görüşmeleri Sızıntı İddiasıyla DSP'd…10.06.2026
-
Küresel Gerilimler ve Faiz Endişeleri Altın Piyasasını…10.06.2026
-
A Milli Kadın Futbol Takımı, Malta'yı Yenerek Dünya Ku…10.06.2026
-
Apple, iOS 27 ile Yapay Zeka Dönemini Başlattı: Yeni S…10.06.2026
-
Filipinler'de Büyük Deprem: Can Kaybı Artıyor, Kurtarm…09.06.2026
-
Millî Eğitim Bakanlığı'ndan LGS Adaylarına Sınavda Ücr…09.06.2026
-
Resmî Tatil Günleri ve İş Hayatına Etkileri: Takvimdek…09.06.2026
-
Premier Lig Ekipleri, PSG Kalecisi Lucas Chevalier İçi…09.06.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#akıl
Bir insan ne kadar akıllı olursa, o kadar çok okuyacak ve en bilgili olanları en çok okuyacak.
Ne gariptir ki toplum olarak aklı yavaş olana değil de ayağı yavaş olana; yüreği kör olana değil de gözü kör olana acırız...
Hayat, kalbini övecek bir şarkıcı bulamadığında, aklından söz edecek bir filozof doğurur.
Ne gariptir ki toplum olarak, aklı yavaş olana değil de ayağı yavaş olana, yüreği kör olana değil de gözü kör olana acırız.
Bir kişinin kalbini ve aklını anlamak için, başarmış olduğu işlere bakma, ancak arzu ettiklerine bak.
Madde karanlığı, akıl nûru ile; cehâlet karanlığı, ilim nûru ile; nefis karanlığı marifet nûru ile; gönül karanlığı da aşk nûru ile aydınlanır.
Eğer bir insan, hem çalışkan hem akıllı ise takdir et; çalışkan fakat akıllı değilse dikkat et; akıllı fakat tembel ise ikaz et; hem akılsız hem tembel ise terk et.
Hiddet ve kin, hakîkatleri gören gözleri kör eder. Öfke, iyi düşünmeyi daraltır, yanıltır.
Din, büyük bir hürmetle tutunduğun her şeye kökten karşıdır: cesaret, berrak düşünce, dürüstlük, adalet ve her şeyin ötesinde hakikat sevgisi.
Zihinsel çok yönlülüğün değişim, tehlike ve belanın telafisi oluşu, gözden kaçırdığımız bir doğa yasasıdır. Çevresiyle kusursuz bir âhenk içinde yaşayan bir hayvan, mükemmel bir mekanizmadır. Alışkanlık ve içgüdü çaresiz kalmadıkça doğa zekâya asla başvurmaz. Değişimin ve değişime gereksinimin olmadığı yerde akıl da yoktur. Yalnızca çok çeşitli ihtiyaçları ve tehlikeleri karşılamak zorunda olan hayvanlar zekâdan paylarını alırlar.
Şimdiye kadar uygarlıkların büyük zemberekleri olmuş olan şeref, nefsi feda, dini inanç, şan ve vatan aşkı gibi duygular, akıl vasıtasıyla değil çoğu defa akla rağmen ortaya çıkmıştır.
Ne anne, ne baba ne de herhangi bir akraba insana iyi yönetilen bir akıldan daha fazla yararlı olabilir.
Akıl, ne yazık ki, dağları ortadan kaldırmaz. Sadece etraflarında dolaşmaya ve diğer tarafta ne olduğunu görmeye çalışır.
Dua akıllı insanların olduğu yerde, amaca erişmek için gerçekleştirilen elle tutulur çabaların önüne hiçbir zaman geçmemiştir.