Anadolu insanının edebiyat geleneği, Asya'nın içlerinden Avrupa'nın içlerine doğru, büyük ve uzun bir yolculuğa çıkan Türklerin, bin yıllık tarihleri içinde oluşmuştur. Bir ayaklarıyla Doğu'da, bir ayaklarıyla da Batı'da olan Türkler, edebiyatı medeniyet için bildiler, edebiyatsız medeniyet, medeniyetsiz edebiyat olmayacağına inandılar.
- Henüz kategori yok.
-
Dünya Kupası'nda Siyasi Müdahale Krizi: Balogun Kararı…06.07.2026
-
Jordan Henderson Dünya Kupası Kutlamasında Ciddi Bilek…06.07.2026
-
Hamaney'in Cenazesi ve Savaşın Geleceği: İran'da Yükse…06.07.2026
-
Nevşehir ve İlçelerinde Bugün Vefat Eden Vatandaşlarım…06.07.2026
-
CHP Kurultay Davasında Adem Soytekin'den Çelişkili İfa…06.07.2026
-
LGS 2026 Sonuçları 10 Temmuz'da Açıklanıyor: Tercih Ta…06.07.2026
-
Rusya'nın Ukrayna'ya Yönelik Yoğun Füze Saldırıları: K…06.07.2026
-
Toplumdaki Değişim İradesi Yükseliyor: Siyaset Mühendi…06.07.2026
-
Julián Quiñones: Geçmişin Gölgesinden Dünya Kupası Yıl…06.07.2026
-
Fenerbahçe, Beşiktaş'ın da Gözdesi Armand Lauriente İç…05.07.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Ersin Nazif Gürdoğan
Ortadoğu ve dünyadaki büyük savaşlar, Doğululaşmaktan daha çok Batılılaşmaya verilen önem ve ağırlıktan kaynaklanıyor. Ortadoğu'da son iki yüzyılda, iki medeniyet her alanda kıran kırana savaşıyor. Seküler Batı medeniyeti, bir gül bahçesine düşen göktaşı gibi, kutsal kaynaklara dayanan Doğu medeniyetinin bütün değerlerini yerle bir etti.
Savaşın yol açtığı zorunlu göçlerle gelen, toplumsal ve siyasal sorunlar, bütün ülkelerin kültürel dokularını ve ekonomik yapılarını dinamitledi. Dünyada savaşa taraf olmuş olmamış, savaştan etkilenmeyen hiç bir ülke kalmadı.
“Bizim medeniyetimiz ümitsizlik medeniyeti değildir” diyen Osmanlı insanı, akıl gücüyle dünyayı kazanırken, gönül gücüyle insanları kazanmıştır. Ümitsizliği inançsızlık olarak gören Anadolu insanının düşünce ve eylem dünyasında, kim insanları severse, insanlar tarafından daha çok sevilir, kim insanlara kazandırırsa, kendisi daha çok kazanır. Onun medeniyetinde, kimse alnının terinin karşılığından fazlasına özenmez.