Türkiye, Avrupa’nın ve Batı’nın 1929 krizinden daha derin bir krize girdiği bu dönemde, 1930-50 yılları arasındaki hatalarını yapmamalıdır. Türkiye, o dönemde, sanıldığı gibi, milli ve kendi çıkarları doğrultusunda bir iktisat politikası izlememiş; tam aksine, kriz dolayısıyla devletçi (devletçilik kamu çıkarı demek değildir) ve tekelci, rantçı bir ekonomiyi öne çıkaran Avrupa’yı taklit etmiştir. Ama bu taklitçilik, özünde bize dayatılan bir sömürgeleştirme politikası idi.
Kategoriler
- Henüz kategori yok.
Son Haberler
-
Endonezya'da 7.4 Büyüklüğünde Deprem: Tsunami Uyarısı …02.04.2026
-
DNA Kanıtıyla Çözüldü: Ted Bundy, 51 Yıllık Cinayet Do…02.04.2026
-
Mart Ayı Enflasyon Beklentileri ve Kritik Açıklanma Ta…02.04.2026
-
Bodrum Masalı'nın Yıldızı Serel Yereli, Londra'da Sade…02.04.2026
-
TCMB Güncel Döviz Kurları: 1 Nisan 2026 Tarihli Veriler02.04.2026
-
Mart 2026 Enflasyon Verileri Açıklanıyor: Memur, Emekl…02.04.2026
-
A101 2 Nisan 2026 Aktüel Kataloğu: Teknolojiden Ev Yaş…02.04.2026
-
Türkiye 2026 FIFA Dünya Kupası'na Katılmaya Hak Kazand…02.04.2026
-
2 Nisan Burç Yorumları: Yıldızlar Sağlık, Aşk ve Kariy…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki Çatışmasızlık İyimserliği Piyasaları Hız…02.04.2026
Kişiler
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Yükleniyor…
Cemil Ertem
...gerçek anlamıyla, yeni, adil bir küresel düzen (Davosca söylersek; New Global Context) ancak Türkiye gibi ülkelerin Batı’nın, şimdiye değin, kana boğarak sömürdüğü Somali gibi ülkelere ulaşması ve Batı’dan ayrı olarak, yeni bir kalkınma paradigmasının ortaya çıkmasıyla olur.
Bugün Hindistan, Türkiye ve daha birçok ülkenin hükümetleri, merkez bankaları, Washington Consesus ile belirlenen ve yanlışlığı ispatlanmış ekonomi politikalarını tamamen terk etmelidir. Şimdi yalnız Davos’ta değil, tüm dünyada “one minute” demenin tam zamanıdır.