- Henüz kategori yok.
-
Balıkesir'de 4 Günlük Sağanak Alarmı: Sıcaklıklar Anid…20.05.2026
-
Ismail Saibari Eredivisie'nin En İyi Oyuncusu Seçildi,…20.05.2026
-
Polonya Voleybol Milli Takımı, Avrupa Şampiyonası Önce…19.05.2026
-
CHP'deki İç Tartışmalar, Özgür Özel Liderliği ve Medya…19.05.2026
-
Cumhurbaşkanı Kararıyla Çok Sayıda Kamu Taşınmazı ve B…19.05.2026
-
18 Mayıs 2026 Çılgın Sayısal Loto Çekilişi: Rekor İkra…19.05.2026
-
2026 Kurban Bayramı Öncesi Emekli Maaş ve İkramiye Öde…19.05.2026
-
Giresun'da Şaşırtan Görüntüler: Tünelde Ayı Koşusu ve …19.05.2026
-
Hurghada-Münih Uçağı Belgrad'a Acil İniş Yaptı: Kabind…19.05.2026
-
UEFA Avrupa Ligi Finali İçin Geri Sayım: İstanbul'da Ş…19.05.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
Kitabın dalgalanan kapağı. Ne çok sayfa, belirli ya da silik, su içmekte olan hayvanların bıraktığı bir dolu iz.
İnsan hayatı doğadaki bütün canlıların hayatından daha önemlidir, bunu düşünüyorum böyle savunuyorum.
O yalan. Çocuk bakıcılığı yaptım, temizlikçi diye yazdılar. Önemli değil. Gündelikçilik de yapmış olabilirdim. Ne fark eder ki?
Hayat bizi resmen dört işlemle sınar; gerçeklerle çarpar, ayrılıklarla böler, insanlıktan çıkarır ve sonunda topla kendini der.
Merdivenin basamağı, üstünde dinlenmek için değil, kişinin daha yukarılara tırmanmasını sağlamak üzere ayağını bir süreliğine dayaması için vardır.
Her yer hayatla kirliyken hala temiz, sahici, ilkeldi ve antik bir mermer gibi huzura ermişti.
Dağ baba, ana tarla, gençlik at, bebek denizdir, dere hepimiz, su içimiz, ev cinselliktir.
Hayvanları ve doğayı sömürmemeleri için şirketleri asla ikna edemeyeceğiz, bu onların “doğa”sına aykırı. Biz bedeli ne olursa olsun bütün hayatları savunmak istiyoruz, onlar da bedeli ne olursa olsun hayatı sömürme biçimlerini korumak istiyorlar. Onların işi, çekilen acıları umursamadan mümkün olduğu kadar çok para kazanmak. Bizim işimiz ise bu yavşakları işsiz bırakmak.
Hayatın her yeri delik deşikti, sayfaları yırtılmış, buruşturulmuş, fırlatılıp atılmış bir kitap gibi.
Susuz birer hiçiz, diye düşündü yolcu. Bir imparator bile sudan mahrum kalınca toza dönüşür. Gerçek hükümran sudur, bizler de onun köleleri.
Bu rüzgâra dayanabilmek için bir kaya mı olmalıyım? Bu tuğlalar, bir bina yapmak için varlar... Bu dalgalarsa kumdan adalarımı yıkmak için çağlar...