Yaşamanın amacı alışkanlıktı, rahatlıktı. Çoğunluk çabadan, yenilikten korkuyordu.
- Henüz kategori yok.
-
Yağışlı Hava Trendyol'da E-ticaret Alışveriş Alışkanlı…02.04.2026
-
Wordle Güncel Çözümleri ve İpuçları: Nisan 2026 Bulmac…02.04.2026
-
Evrim Alasya ve Kerem Alışık Aşklarına Yeniden Şans Ve…02.04.2026
-
Endonezya'da 7.4 Büyüklüğünde Deprem: Tsunami Uyarısı …02.04.2026
-
DNA Kanıtıyla Çözüldü: Ted Bundy, 51 Yıllık Cinayet Do…02.04.2026
-
Mart Ayı Enflasyon Beklentileri ve Kritik Açıklanma Ta…02.04.2026
-
Bodrum Masalı'nın Yıldızı Serel Yereli, Londra'da Sade…02.04.2026
-
TCMB Güncel Döviz Kurları: 1 Nisan 2026 Tarihli Veriler02.04.2026
-
Mart 2026 Enflasyon Verileri Açıklanıyor: Memur, Emekl…02.04.2026
-
A101 2 Nisan 2026 Aktüel Kataloğu: Teknolojiden Ev Yaş…02.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
O masanın içinde kalan karanlık bir bölge var. Oraya hiç girmemişler, hep korkmuşlar.
İnsanlar tekrar tekrar mutsuzluklarını anlatıp duruyorlar. Hatta abartıyorlar bile, süslüyorlar, büyütüyorlar. Olduğundan daha kötüymüş gibi gösteriyorlar. Neden? Riske atacak hiçbir şeyin yok. Ama insanlar bilinene tanıdık olana yapışıp kalıyorlar. Tek bildikleri mutsuzluk bu onların hayatı. Kaybedecek bir şey yok ama kaybetmekten de çok korkuyorlar.
...beni bir gün unutacaksan bir gün bırakıp gideceksen boşuna yorma derdi boş yere mağaramdan çıkarma beni alışkanlıklarımı özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna tedirgin etme beni..."
İnsanların neden yeni fikirlerden korktuklarını anlayamıyorum. Ben eski fikirlerden korkarım.
Neden yalnız bir iki sistem egemenliği ele geçirdi? Alışkanlıklara bu kadar sıkıca tutunuyorsunuz da onun için. Yasak levhaları, buyruk levhaları olmaksızın düşünmekten korkuyoruz.
İnsanın, ne derece büyük olursa olsun, her türlü felakete alışı vermesi, ürkütüyordu beni.
İnsanlar tekrar tekrar mutsuzluklarını anlatıp duruyorlar. Hatta abartıyorlar bile, süslüyorlar, büyütüyorlar. Olduğundan daha kötüymüş gibi gösteriyorlar. Neden? Riske atacak hiçbir şeyin yok. Ama insanlar bilinene tanıdık olana yapışıp kalıyorlar. Tek bildikleri mutsuzluk bu onların hayatı. Kaybedecek bir şey yok ama kaybetmekten de çok korkuyorlar.
Mülkiyetin tabanında korku vardır. Korkunun kaldırıldığı bir toplumda cimri de özel mülkiyet de olmaz. Korkak mutlaka cimridir. Özel mülkiyet, biriktirilmiş cimriliktir.
Taş’ın ahlakı yok. Hareket etmiyor. Faşizm ahlaksızlık’tır; hareketsizlik peşinde koşuyor. Faşizm, tarihin kaydettiği önceki dikta uygulamalarından, korkudan kaynaklanmasıyla ayrılıyor. Faşizmin terörü, kendisi terörize olmuş bir sınıfın, acımasızlık uygulamasıdır; faşizm, kendi içinde çelişkilerini erteleyerek hızını arttırmış bir iktidarın, iktidarını sallamış olanların hareketsizliğe boğma girişimi oluyor. Korkunun hareketsizliği doğurması en çok faşizmde var. Hain, korkak’tan çıkıyor; faşizm bir iç ihanet oluyor. Faşizm, egemen sınıfın kendi içinde ve birbirine karşı ihanetine dayanıyor.