Sıradan insanlar, sadece işlerini yapıyorlar ve kendi açılarından herhangi bir düşmanlık olmadan, korkunç bir yıkıcı sürecin ajanları haline gelebilirler.
- Henüz kategori yok.
-
2 Nisan Burç Yorumları: Yıldızlar Sağlık, Aşk ve Kariy…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki Çatışmasızlık İyimserliği Piyasaları Hız…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki İran Savaşı ABD'nin Küresel Dengesini ve…02.04.2026
-
Kapadokya Tanıtım Serisinde Yeni Dönem: Go Türkiye, Ün…02.04.2026
-
Hapoel Tel Aviv'e EuroLeague'den Ağır Ceza: Playoff Ya…02.04.2026
-
Bitcoin Piyasasında Karışık Sinyaller: Yükseliş Umutla…02.04.2026
-
Ramazan Tetik'in Vefatı Derin Üzüntü Yarattı: Sanat Dü…01.04.2026
-
Marmaray'da Katener Arızası: Seferler Tek Hattan Yapıl…01.04.2026
-
Erzincan'da Yüzeye Yakın 2.8 Büyüklüğünde Deprem: Can …01.04.2026
-
Kandilli Rasathanesi'nin 115 Yıllık İklim Hafızası Yap…01.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
Sorumluluk duygusunun ortadan kalkması, otoriteye boyun eğmenin en önemli sonucudur.
Geniş ailede büyümüşler kabilede büyümüş gibidirler, itaat o yüzden onların ilk yaptığı ve beklediği şeydir.
Önceden sorumluluk sahibi ve iyi bir insan olan denek, nasıl olur da deneyde bir başkasına kötü davranabilir? Yapar çünkü, içgüdüsel agresif davranışı kontrol eden vicdan, hiyerarşik bir sisteme girişle birlikte ortadan kaybolmuştur.
İnsanların önemli bir kısmı, emrin meşru bir otoriteden geldiğini algıladıkları sürece, eylemin içeriğine bakılmaksızın ve vicdan azabı duymadan kendilerine söyleneni yapıyorlar.
İnsanların meşru otorite tarafından sağlanan eylem tanımlarını kabul etme eğilimi vardır.
Herkes Otorite’yle iş yapıyor, bundan kaçamıyoruz; sorun da burada işte. Değiştireceğimiz şey bu.
Sistem ya da rejim halkı içine çekerek güçlendirilir. Askerdeki Kürt çavuşlara bir bakın bakalım nasıl da çakı gibi askerlik yapıyorlar. Doğu halkı sistemin içine çekilip sorumluluk verilseydi bugün doğu sorunu olmazdı.
Şimdi soruyorlar 'Polise talimatı kim verdi?' diye. Polise talimatı ben verdim.
Beşikten mezara kadar bütün davranışlarımıza 'devletin, hükümetin gücüne boyun eğme' ilkesi yön veriyor.
İnsanları edilgen ve itaatkâr kılmanın en zekice yolu kabul edilebilir düşüncenin alanını olabildiğince sınırlamak, ama o alan içinde 'canlı' tartışmaların yapılmasını sağlamak, hatta insanları o alan içinde kalmak koşuluyla daha 'muhalif' ve 'eleştirel' olmaya cesaretlendirmektir. Bu tutum, insanlara düşünce özgürlüğünün varolduğu hissini verirken tartışmalara sistemin koyduğu sınırları dayatır.
Gelenek nedir? Bize yararlı olan şeyleri emrettiğinden dolayı değil, bize emrettiğinden dolayı itaat ettiğimiz yüksek bir otoritedir.
Büyükler neden büyüktür, bilir misiniz? Biz, dizlerimizin üstüne çökmüşüz de ondan. Artık kalkalım!
Bunları ya gizli gizli, ya da herkesin gözleri önünde parçalamalı, boğmalı, gebertmeli kudurmuş köpekleri gebertir gibi… Eşeğe verilmesi gereken yem, yük ve kırbaçtır… Samana gömülmüşler. Tanrı'nın sözlerini duymuyorlar, sersemler, budalalar. Onun için bunlara tüfeğin sesini duyurmalı, onlar bundan anlarlar. İtaat etsinler diye köylüler için dua edelim. İtaat etmezlerse bunlara acımak yok. Silahları konuşturun, yoksa işin sonu kötüye varacak.
Ne var ki her yandan «düşünmeyin! aklınızı kullanmayın!» diye bağırıldığını işitiyorum. Subay, «Düşünme, eğitimini yap!», maliyeci «düşünme, vergini öde!», din adamı «düşünme, inan!» diyorlar.
Onlar hiçbir şeyi sorgulamayan insanları eğitmenin ne mümkün ne de gerekli olduğu konusunda anlaştılar.