Sanırım şarap gibiyim. Yaşlandıkça o kadar iyi oluyorum.
- Henüz kategori yok.
-
2 Nisan Burç Yorumları: Yıldızlar Sağlık, Aşk ve Kariy…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki Çatışmasızlık İyimserliği Piyasaları Hız…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki İran Savaşı ABD'nin Küresel Dengesini ve…02.04.2026
-
Kapadokya Tanıtım Serisinde Yeni Dönem: Go Türkiye, Ün…02.04.2026
-
Hapoel Tel Aviv'e EuroLeague'den Ağır Ceza: Playoff Ya…02.04.2026
-
Bitcoin Piyasasında Karışık Sinyaller: Yükseliş Umutla…02.04.2026
-
Ramazan Tetik'in Vefatı Derin Üzüntü Yarattı: Sanat Dü…01.04.2026
-
Marmaray'da Katener Arızası: Seferler Tek Hattan Yapıl…01.04.2026
-
Erzincan'da Yüzeye Yakın 2.8 Büyüklüğünde Deprem: Can …01.04.2026
-
Kandilli Rasathanesi'nin 115 Yıllık İklim Hafızası Yap…01.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
Şöhretin sevincini ve hüznünü kırkını geçince tadanlar, kendilerine bakmayı bilirler.
Ben şov yaparım. Ben şov yapmakta iyiyim. Bu benim yaptığım şey. Bu benim iyi olduğum bir şey.
Kimsenin size çiçek getirmesini beklemeyin. Kendi bahçenizi dikin ve kendi zihninizi süsleyin.
Yaşlanmak bir dağa tırmanmaya benzer. Çıktıkça yorgunluğunuz artar, nefesiniz daralır ama görüş açınız genişler.
Başkalarından öğrendiklerini çok çabuk unutursun, ama kendi başına öğrendiklerin kalıcı olur. Ayakta durmanı sağlar.
Bazen adam, yirmi üç yaşında birdenbire ne kadar ihtiyar, ne kadar bütün dünyayı kavrayan bir tecrübeye sahip oluyordu.
Kopan bir ipe düğüm attığınızda ipin en sağlam yeri, o düğüm olur. Ama ipe her dokunuşunuzda canınızı acıtan yer o düğümdür.
Şizofrenler hep yeni dünya kuruyorlar ve kurdukları dünyada yaşıyorlar. Ancak dünyalarının akılları yok ve sık sık yeni dünya kuruyorlar. Şizofrenler tutarlı değiller ve ısrarlı olmaıyorlar; toplum, fırsat buldukça şizofrenleri akıl hastanelerine kapatıyor.
Domuz, burnunu pislikten çıkarmaz, pislik mis kokulu olduğu için değil, burnu pisliğe alıştığı içindir. Çocukluğumda fırınlarda yoksullar görürdüm, bayat ekmek arıyorlardı, daha da fazla vermek istiyorlardı; babama sordum, 'oğlum taze ekmeği mideleri almıyor' diyordu. İşte bugün medyada gördüğümüz eski arkadaşlarımızın hep pisliği savunmaları, sakatlandıkları, artık koku diye sadece pisliği belledikleri içindir; bugün halkımız nerede ise beş duyusunu da kaybettiği için, kendisine müzik diye sunulanları, tiksinmeden dinleyebilmektedir.
Türk aydınını düşünceleriyle ayırt etmeye çalışmak, at ile insanı, birinin yelesine, diğerinin saçlarına bakarak ayırmaya çalışmak demektir. Saç ve yele, insan ve hayvanın en zayıf yanlarıdır; yoksun edilmeleri, işlevlerini ortadan kaldırmaz. Saçsız insan veya yelesiz at olabilir, emek ve enerji icra edebilirler. Bu yüzden saç ve yele, insan ve atın ancak organik ekleri sayılabilir.