Kurtuluş, insanoğlunun acı çekme kapasitesiyle başlamaktadır.
- Henüz kategori yok.
-
Endonezya'da 7.4 Büyüklüğünde Deprem: Tsunami Uyarısı …02.04.2026
-
DNA Kanıtıyla Çözüldü: Ted Bundy, 51 Yıllık Cinayet Do…02.04.2026
-
Mart Ayı Enflasyon Beklentileri ve Kritik Açıklanma Ta…02.04.2026
-
Bodrum Masalı'nın Yıldızı Serel Yereli, Londra'da Sade…02.04.2026
-
TCMB Güncel Döviz Kurları: 1 Nisan 2026 Tarihli Veriler02.04.2026
-
Mart 2026 Enflasyon Verileri Açıklanıyor: Memur, Emekl…02.04.2026
-
A101 2 Nisan 2026 Aktüel Kataloğu: Teknolojiden Ev Yaş…02.04.2026
-
Türkiye 2026 FIFA Dünya Kupası'na Katılmaya Hak Kazand…02.04.2026
-
2 Nisan Burç Yorumları: Yıldızlar Sağlık, Aşk ve Kariy…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki Çatışmasızlık İyimserliği Piyasaları Hız…02.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
Tarih, kadınların kurtuluşu ve ilerlemeleri olmadan, insanlığın kurtuluşu ve ilerlemesinin de mümkün olmayacağını gösteriyor.
Bizim çektiklerimiz başka bir yerde yaşandı mı? Buraya gelene kadar sizler de kontrol noktalarında eziyet çektiniz. Siz de yaşadınız. Bu kontrol noktalarının kadınlarımızın doğum için hastaneye ulaşmasını engellediğini, bu yüzden bazı kadınlarımızın çocuklarını kontrol noktalarında dünyaya getirmek zorunda kaldığını biliyor musunuz? Burada benim yanı başımdaki kontrol noktasında iki kadın doğum yaparken hayatını kaybetti. Üç kadının çocuğu da öldü. Dünyanın hangi köşesinde bunlar oluyor?
Dünyanın üstündeyken kendini dünyadan kurtarmanın huzuru vardır, böylece huzur, bir durumdayken başka bir ya da fazlası durumu da elde tutma kapasitesi demek olur.
Bile bile tehlikeye giren insanlar vardır, kendini harap etmek acı duyarak kendini fark etmek içindir.
Acı çok dağılmış insanın kendini toplama aracıdır, onu matkap gibi kullanıp kişi psikolojik kaya katmanına ulaşır ve o temel üzerinde kendini yeniden kurar.
Belki de bizler toplumun ipleri tarafından kontrol edilen kukla-kuklalarız. Ama en azından algı ve farkındalıkla kuklalarız. Ve belki de farkındalığımız kurtuluşumuzun ilk adımıdır.
Kişi kendi mutluluğuna katlanabilmek için, bir başkasının acısını taşıyabilmeli.
Paylaşmanın erdemliğini fark edebilseydik, insanca yaşamayı becerir, dünya sınırlarının anlamsızlığını fark ederdik.
Edebiyatta en huzursuz olduğum dil kurban dilidir, mağdur dilidir. Çünkü mağduriyet dilinin sonu yok. O bir süre sonra acıyı, trajediyi melodram haline getirir, çürütür. Çok ağır, çok da ayıp bir şeydir. Hiç kimse gerçek tanıklar adına konuşamaz. Gerçek tanıklar ölülerdir. Dolayısıyla biz, bize kalan tortuyu insan olma vakarıyla ve insan olma utancı, mahcubiyetiyle ele almalıyız bence. İnsanın insana ettikleri karşısında başımıza geleni değil, "Bu başıma gelenlerden sonra ben nasıl yaşıyorum?" gibi bir öz eleştiriyle hayata bakmamız lâzım.
Sen, kurşunla vurulanları hiç işitmedin mi, be hemşireceğim? Bazıları, vurulduklarının fakında bile olamazlar, üç beş adım koşarlar, kaçıp kurtuluyoruz sanırlar.