Kiminin yalnızlığı hastanın kaçışıdır; kiminin yalnızlığıysa, hastalardan kaçıştır.
- Henüz kategori yok.
-
Trabzonspor, Savunma İçin Samsunspor'dan Rick van Dron…20.05.2026
-
Fenerbahçe'de Başkan Adaylarından Sezon Öncesi Büyük T…20.05.2026
-
Dolar/TL'de Yükseliş Eğilimi: Jeopolitik Riskler ve Kü…20.05.2026
-
Yerel Yönetimlerde Gündem: Ünye'den Kiralama İhalesi D…20.05.2026
-
Kullanıcıları İkiye Bölen Instagram Şipşak Özelliği: D…20.05.2026
-
Bahçelievler Belediyesi'nden Kapsamlı Hizmet ve Yeni D…20.05.2026
-
AKOM'dan İstanbul'a 5 Günlük Yoğun Yağış Uyarısı: Haft…20.05.2026
-
Fuat Oktay'ın 'Yetki Belgesi' İddialarına Yönelik Sess…20.05.2026
-
Bruno Fernandes, Premier Lig'de De Bruyne ve Henry'nin…20.05.2026
-
Prof. Dr. Naci Görür'den Marmara Depremi ve Kentsel Dö…20.05.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
İşte dünyada yalnızım; babam, yakınım, dostum, toplum... bunların tümü ben kendimim artık...
Sürü insanının bütün kaygısı "sürüce ayakta durmaktır"; sürü teki pasiftir ve her türlü yaratıcılıktan yoksundur.
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovdukları yetmiyor onuncu köyün de kapısını kapatıyorlar. Ortada kalıyorsun.
Sanayileşmiş toplumun her yerde laik toplum olması da rastlantı değildir. Bu toplum, her insanın bir birey olarak kişilik sahibi olduğu, bu nedenle de insan haklarının tanınıp korunduğu toplumdur. Bu toplumda doğal yeteneklerini geliştirebilmek bireyin ilk hakkı sayılmaktadır. Bunun için bireyleri, başkasının eşit hakkına zarar vermemek koşuluyla, tehlikesi ve zararı da kendisine ait olmak üzere, kendi kendisini istediği gibi yöneltip yönetmekte özgür bırakmak, çağdaş toplumun –deyim yerindeyse- anayasasıdır.
Batıl inanç ve bilgisizlikten oluşan fanatizm, bütün asırlar boyunca bir hastalık olmuştur.
"Döneklik" yalnızca bizim topluma özgü bir olgu değildir, tersine evrensel bir aydın hastalığıdır.
Bir insan bir birey olarak sadece kendi kişisel hayatını yaşamaz. Aynı zamanda, bilinçli ya da bilinçsiz, kendi dönemi ve çağdaşlarının hayatını da yaşar.
Varlığımızı Afrika’daki üç, beş bin kişilik bir kabileye, rönesansı Floransa’daki Medicinlere borçluyuz. Ailelerin ve kabilelerin reisleri vardır; bütün büyük işleri hep bir kişi başlatmış, hatta başından sonuna pratik ve yaklaşık olarak o kişi tamamlamıştır.
İnsanların organları ve birbirleri arasında eş ritim vardır, insanlar da çünkü insanlığın organlarıdır.
Istırap insan ortaklığın içinden atıldığında başlar ve onda denenen tekil hiçbir işlem bu ıstırabı dindiremez artık, huzurlu da huzursuz da olsa varoluş tek taraflı bir süreç değildir çünkü.