Kemalizm emperyalist boyunduruk altında olan yarı sömürge ülkelerin devrimci milliyetçilerinin bir kurtuluş bayrağıdır.
- Henüz kategori yok.
-
Endonezya'da 7.4 Büyüklüğünde Deprem: Tsunami Uyarısı …02.04.2026
-
DNA Kanıtıyla Çözüldü: Ted Bundy, 51 Yıllık Cinayet Do…02.04.2026
-
Mart Ayı Enflasyon Beklentileri ve Kritik Açıklanma Ta…02.04.2026
-
Bodrum Masalı'nın Yıldızı Serel Yereli, Londra'da Sade…02.04.2026
-
TCMB Güncel Döviz Kurları: 1 Nisan 2026 Tarihli Veriler02.04.2026
-
Mart 2026 Enflasyon Verileri Açıklanıyor: Memur, Emekl…02.04.2026
-
A101 2 Nisan 2026 Aktüel Kataloğu: Teknolojiden Ev Yaş…02.04.2026
-
Türkiye 2026 FIFA Dünya Kupası'na Katılmaya Hak Kazand…02.04.2026
-
2 Nisan Burç Yorumları: Yıldızlar Sağlık, Aşk ve Kariy…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki Çatışmasızlık İyimserliği Piyasaları Hız…02.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
Garp ve Şark, emperyalizm ve sovyet sosyalizmi, kemalizmi yüceltmede birleştiler; 'tampon' devleti meşrulaştırmak ile kemalizmi abartmak bir madalyonun iki yüzü oldular; bu nedenle, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kemalizme bir katolik nikahı ile bağlı olduğu bir Batı ve emperyalist dogmadır. Sınıf analizinden ve tarihten soyutlanmış bir bakışları var, 12 eylül 1980 Darbesi ile Türkiye'de dinsel bir transformasyon yaşadığını göremediler ve hala sezdiklerini dahi söyleyemiyoruz.
Bilimden uzaklaşarak gideceğimiz yolun sonu karanlıktır. Mustafa Kemal Atatürk'ün anlayışını bilime akraba olarak yaşayacağız. O zaman anlayacağız: Tek yol Kemalist Devrim.
Kemalist milliyetçilikle; Türkçülüğün, Turancılığın, ırkçılığın ilişkisi yok... Türk olmak, Türkçü olmayı gerektirmez. Kürt olmak, Kürtçü olmayı gerektirmez. Anadolu’da ırka dayanan bir kanlı kavgayı körükleyenler, aymazlık içindedirler.
Türkiye solu bugün hâlâ Kemalizmi, MDD'ciliği, milliliği aşabilmiş değil; gönlünde aslen sosyalizm değil, "tam bağımsız gerçekten demokratik Türkiye" yatan bir sol; anti-kapitalist değil, anti-emperyalist bir sol...
Köylü toprak sahibinden kurtuldu diyelim, ama aynı şekilde sanayi de kapitalist, tüccar ve bankerin egemenliğinden kurtulmadı mı, sonuç sıfıra sıfır elde var sıfırdır.
Müslümanlar olarak bilimsel çalışmalara, ar-ge faaliyetlerine çok önem vermeliyiz. Emperyalistlerin ülkemiz hakkındaki kötü niyetlerini biliyoruz. Bu hafta, daha önce ülkemize yönelik silahlı kalkışmaları kışkırtanların, ekonomik savaş aşamasına geçtiğini hep beraberce yaşadık, gördük. Trampacı insanlar bunlar. Dünyada iyiliği yok etmek, kötülüğü kötülükle trampa yapmak isteyenler. Allah kötülere fırsat vermesin dünyada. Şunu da belirtelim: Türkiye ve milletimiz özel bir ülke ve millet. Ülkemize içeriden ya da dışarıdan zarar vermek isteyenler hep kendileri zararlı çıkmışlar, çıkmaya da devam edeceklerdir. Allah İslam dünyasının bu önemli milletini payidar kılsın. Onlara dünyada iyilik, güzellik ve hayrı hakim kılmayı nasıp etsin. Amin.
Kemalizm devrimi, Mustafa Kemal'in arkasındaki bir avuç ilericilerle, gene bu savaş içinde bulunan muazzam bir gericiler kitlesi arasında didişile didişile santim santim koparılmış bir devrimdir.
Bütün emperyalistler, yerel beyler, yolsuzluğa bulaşmış memurlar ve kötü seçkinler köylülerin elinden gelecek akıbetleriyle karşılaşacaklar.
Kendi hesabıma son sözüm şudur: Bir ihtilâl hangi milletin hesabına yapılırsa, mutlaka o milletin öz evlâdının eliyle yapılmalı ve onun elinde kalmalıdır. Meselâ: Türk ihtilâli, öz Türklerin elinde kalmalıdır. Hem de kayıtsız ve şartsız. Yabancıların yardımı ile başarılan ihtilâller yabancılara borçlu kalırlar. Bu borç ödenmez.
Devrim yolu engebelidir, dolambaçlıdır, sarptır... Kurtuluş bayrağı bu yolu tırmanan gerillaların birbirine iletmesi ile oligarşinin burçlarına dikilecektir. Her engebede düşen gerillaların gövdesi bir devrim fırtınası yaratır... Düşen gerillaların kanı devrim yolunu kızıllaştırır, aydınlatır... Düşenler geride kalmazlar, onlar; emekçi halkın kalbinde, ruhunda ve bilincinde, devrimin önder ve itici sembolleri olarak yaşarlar... Ve onlar; liderdirler, liderler devrim savaşında masa başında oturmazlar, bu savaşta en ön safta savaşırlar... Düşenler devrim için, devrim yolunda vuruşarak düştüler. Kalbimize, ruhumuza ve bilincimize gömüldüler... Onlar; kurtululuşa kadar savaş şiarını devrim yolunda kanlarıyla yazdılar... Yolumuz; devrim yolunda düşenlerin yoludur... Kurtuluşa kadar savaş
Devrimci mücadelenin hedefi; her zaman için sömürünün sona ermesi ve dolayısıyla insanın kurtuluşu olmuştur.
Marksizm, bugüne kadar yaşananlarla birlikte, her şeyden önce bir tarih anlayışıdır; sonra da devrim, devlet ve emperyalizm teorileridir.
Proletaryanın devrimi - fakirlerin zenginlere karşı savaşı, baskıdan kurtuluşa giden tek yoldur.
Türkiye halkına ve yurduna 'bu hayasızca akın' dan kurtuluş yolunu ister istemez Türkiye İşçi Sınıfı'nın siyasi partisinden başkası gösteremez ve açamaz.