İnsanlar, yularları nasip denilen heyulanın elinde, nereye gittiklerini bilmeyen hayvanlardır. Çok geniş ve hesapsız sandıkları fikir ve arzuları pek sınırlıdır. Daima nişan alarak peşinden dolaştıkları emelleri zengin olmak, çok yaşamak, meşhur olmak. Hemen hemen işte bu çeşitten dört beş şeyle sınırlı gibidir.
- Henüz kategori yok.
-
Prof. Dr. Naci Görür'den Marmara Depremi ve Kentsel Dö…20.05.2026
-
Bayramda HGS ve Siber Tuzaklara Dikkat: Dolandırıcılık…20.05.2026
-
İstanbul Barajlarında Yaz Öncesi Endişe Verici Su Sevi…20.05.2026
-
Diyarbakır'da Kürt Dilinde Standardizasyon İçin Yeni Y…20.05.2026
-
Balıkesir'de 4 Günlük Sağanak Alarmı: Sıcaklıklar Anid…20.05.2026
-
Ismail Saibari Eredivisie'nin En İyi Oyuncusu Seçildi,…20.05.2026
-
Polonya Voleybol Milli Takımı, Avrupa Şampiyonası Önce…19.05.2026
-
CHP'deki İç Tartışmalar, Özgür Özel Liderliği ve Medya…19.05.2026
-
Cumhurbaşkanı Kararıyla Çok Sayıda Kamu Taşınmazı ve B…19.05.2026
-
18 Mayıs 2026 Çılgın Sayısal Loto Çekilişi: Rekor İkra…19.05.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
İnsanoğlunun edepten nasibi yoksa, insan değildir. İnsan ile hayvanı ayıran edeptir...
Dünyadaki en garip yaratık hiç şüphesiz 'insanoğlu' diye mırıldandı. Bir kartal gibi uçmak istiyor, ama kanatları yok! Bir aslan kadar kuvvetli olmak istiyor, ama pençeleri yok! Onu ne kadar noksan yaratmışsın ey Tanrı! Üstüne üstlük bir de onu cezalandırmak için noksanlarını idrak etme yeteneğini de vermişsin.
O zaman düşün neydin dün, nesin bugün? O vakit anlarsın yarın da olacaksın ancak bu kadar.
Bir insanın gerçekten test edilmesi, onun kendisi için hazırladığı rolü ne kadar iyi oynadığı ile değil kaderin ona belirlediği rolü ne kadar iyi oynadığı ile olur.
Yetenek eşitliğinden amaçlarımıza erişme umudunun eşitliği doğar. Bundan ötürü iki kişi aynı anda sahip olamayacaklarını anladıkları bir şeyi arzu ederlerse, birbirlerine düşman olurlar ve esas olarak varlığını korumak ve bazen de sadece zevk almak olan o amaçları uğruna birbirlerini yok etmeye ya da birbirlerini egemenlikleri altına almaya çalışırlar.
Tarihin, kendisini değiştirdiklerini sanan insanları değiştirmek gibi bir alışkanlığı vardır.
İnsan kendi hapishanesinde tutuklu bir varlıktır ve bu tutukluluğunu her yere beraberinde taşır. Kaçamaması bu yüzdendir işte.
Sinekler neyse yaramaz oğlanlara, biz de oyuz tanrılara. Öldürüyorlar bizi zevkleri için.
İnsanların kader dedikleri çoğu zaman sadece kendi kendilerine yaptıkları aptal oyunlar.
Ve Allah, bir çölde, hiçliğin ortasında, insanlığı eğitmeye başladı; seni de eğitmek isterse nerede olduğunun hiçbir önemi yok.