İçinde örümcek eritilmiş bir kadehi kafaya dikip gidersin de, zehirlenmezsin yine de, çünkü zihnine bulaşmamıştır; ama o iğrenç şey gözlerinin önüne konursa, onu nasıl içtiğini öğrenirsen, kıvrana kıvrana patlarcasına çıkarırsın yuttuğunu. Ben hem içtim hem de örümceği gördüm.
- Henüz kategori yok.
-
Bodrum Masalı'nın Yıldızı Serel Yereli, Londra'da Sade…02.04.2026
-
TCMB Güncel Döviz Kurları: 1 Nisan 2026 Tarihli Veriler02.04.2026
-
Mart 2026 Enflasyon Verileri Açıklanıyor: Memur, Emekl…02.04.2026
-
A101 2 Nisan 2026 Aktüel Kataloğu: Teknolojiden Ev Yaş…02.04.2026
-
Türkiye 2026 FIFA Dünya Kupası'na Katılmaya Hak Kazand…02.04.2026
-
2 Nisan Burç Yorumları: Yıldızlar Sağlık, Aşk ve Kariy…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki Çatışmasızlık İyimserliği Piyasaları Hız…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki İran Savaşı ABD'nin Küresel Dengesini ve…02.04.2026
-
Kapadokya Tanıtım Serisinde Yeni Dönem: Go Türkiye, Ün…02.04.2026
-
Hapoel Tel Aviv'e EuroLeague'den Ağır Ceza: Playoff Ya…02.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
Daha iyisini tanımayan ve kıyaslama yapamayan bir insanın kendi yaşama şekliyle yetinip memnun olması olağandır.
Bu gösterinin içinde saplanmış küçük gözlerim bir milyon yıllık ışığı yakalayabiliyor. Benim de bir parçası olduğum engin bir model. Hakkında pek az şey biliyor olmak bu gizeme bir zarar vermiyor.
Eğer evrenin gerçek bir görüntüsüne sahip olabilseydik, belki de onu anlayabilirdik.
Akıl, bence insan zihninin algılar veya düşünme gibi doğal yeteneklerini kullanarak elde ettiği fikirlerden yapılan çıkarımlarla eriştiği önermelerin ya da doğruların kesinliğinin veya olasılığının bir keşfidir.
Hepimiz dünyayı gerçekte olduğu gibi değil, kendi ön yargılı algılarımız ile gözlemleriz. Dolayısıyla, gerçekten bilebileceğimiz tek şey kendimiziz.
Gözler ve kulaklar, onların dilinden anlayacak vicdanda olmayan insanlar için, kötü tanıklardır.
Gözleri geceyle sınırlanmış ve gündüzleri kör bakan baykuş, aydınlığın gizeminden peçeyi kaldıramaz.
Gerçekte hiçbir şeyi yanlışsız bilmiyoruz; her şeyi vücudumuzun eğilimlerine göre ve ona giren, etki eden şeylerin düzenine göre geçirdiği değişimlerle biliyoruz.
İnsan duygularla algılar ancak bilinçle yorumlar. Bilince bilgiyi getiren de duyulardır. Fakat bakan gözdür, görense bilincin kendisidir. Baktığı şeyi anlayabilmesi için beynin kendisinde onunla ilgili bir bilgi mevcut olmalıdır. Aksi halde baktığına anlam yükleyemez. İnsan maalesef bu yüzden baktığı her şeyi göremez.
Doğada herhangi bir şey bize gülünç, saçma ya da kötü gelirse, bunun nedeni nesneler üstünde yalnızca sınırlı bilgi sahibi olmamızdır, doğanın bir bütün olarak düzeni ve tutarlılığını bilmediğimizdendir; her şeyin kendi aklımızın buyruklarına göre ayarlanmasını istediğimizdendir. Aslında aklımızın kötü dediği şey, evrensel doğanın düzen ve yasaları bakımından kötü değildir. Yalnızca, ayrı olarak düşündüğünüz kendi varlığımızın yasaları bakımından kötüdür.
Bu kadar kusuru görmezlikten geliyor. Ancak en önemlisi normalin ve anormalin ne olduğunu tam bilmiyor. Örneğin deniyor ki; ‘Bak ne güzel yiyecekler verilmiş’. Ne verilseydi aynı şeyi söyleyecektiniz. Başkasını bilmiyorsunuz ki? Ne güzel renkleri görüyoruz diyorsunuz. Başka renkleri tanımıyorsunuz ki bu yargıya varıyorsunuz. Gördüğümüz renkler ışık bandının yüzde biri bile değil. Akıllı bir tasarım olsaydı biz çok daha zengin renkleri görecektik.
Bilinen şeyler vardır; bilinmeyen şeyler vardır.. Bir de bunların tam ortasında algı kapıları vardır.