Hayır, bunu yapamazsın. Burada resmi bir törendesin ve terbiyeli olman gerekiyor. Bugün burada Fransız milli marşı çalınıyor. Bana "Sayın Başkan" ya da "Bayım" demelisin. Tamam mı? İşleri doğru sırada yapmalısın. Bir devrim başlatmak istediğin gün önce diplomanı almak için okulu bitirmeli ve kendi karnını doyurabilmelisin. Başkalarına ancak bundan sonra ders verebilirsin.
- Henüz kategori yok.
-
Trabzonspor, Savunma İçin Samsunspor'dan Rick van Dron…20.05.2026
-
Fenerbahçe'de Başkan Adaylarından Sezon Öncesi Büyük T…20.05.2026
-
Dolar/TL'de Yükseliş Eğilimi: Jeopolitik Riskler ve Kü…20.05.2026
-
Yerel Yönetimlerde Gündem: Ünye'den Kiralama İhalesi D…20.05.2026
-
Kullanıcıları İkiye Bölen Instagram Şipşak Özelliği: D…20.05.2026
-
Bahçelievler Belediyesi'nden Kapsamlı Hizmet ve Yeni D…20.05.2026
-
AKOM'dan İstanbul'a 5 Günlük Yoğun Yağış Uyarısı: Haft…20.05.2026
-
Fuat Oktay'ın 'Yetki Belgesi' İddialarına Yönelik Sess…20.05.2026
-
Bruno Fernandes, Premier Lig'de De Bruyne ve Henry'nin…20.05.2026
-
Prof. Dr. Naci Görür'den Marmara Depremi ve Kentsel Dö…20.05.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
Okul müdürü etrafında bir huşu atmosferi yaratmalı ve kendi mükemmelliği karşısında hayretlere düşmüş bir edayla yürümeli.
Japonları ben şöyle tanıyorum: Çalışkan insanlardı. İmrenilecek bir çalışma disiplinleri vardı. Her kademedeki Japon, görevini ve sorumluluğunu çok iyi biliyordu. Onlar kadar yaptıkları işe sevgiyle bağlanan insanlar görmemiştim. Adeta ibadet eder gibi çalışıyorlardı.
Benim hakkımda ne düşünürseniz düşünün hala sizin çocuğunuzum bana öylece sırtınızı dönemezsiniz.
Sıradan insanlar, sadece işlerini yapıyorlar ve kendi açılarından herhangi bir düşmanlık olmadan, korkunç bir yıkıcı sürecin ajanları haline gelebilirler.
Sorumluluk duygusunun ortadan kalkması, otoriteye boyun eğmenin en önemli sonucudur.
Herkesin politik bir tarafı vardır. Üslubunu korumak çok önemlidir. Ülkeni düşünüyorsan, gündemi takip ediyorsan ve gazete okuyorsan elbette beyninde düşünceler oluşmaya başlar. Ama bunu politik bir çerçevede çizmek gerekmez.
Yaşlılıktaki mutlululuğumuz veya mutsuzluğumuz, gençlikte yaptığımız işlerin ödülüdür.
Şimdi soruyorlar 'Polise talimatı kim verdi?' diye. Polise talimatı ben verdim.
Rahmetli çok disiplinli bir insandı. Her şeyi ölçülü yapardı. Yalnız bizlere değil, yanımızda çalışan insanlara da örnek olurdu. Şahısların demokratik haklarını saygıyla karşılardı. Her zaman herkesin fikrini almıştır. Babamla ilişkimiz çok mesafeliydi. Büyüklere hürmet ve saygı ön plana çıkardı.
Ölüm orucunu, yöntem olarak hiç benimsemedim, ölümün kutsanmasını ve teşvikini eleştirdim. Hep, “Yapmayın, ölmeyin çocuklar”, dedim. Ama ölüme yatanları anladım, iradelerine, inançlarına saygı duydum ve yaşamın korunmasının herkesten önce devletin sorumluluğunda olduğunu düşündüm. 12 yıl önceki açlık grevleri karşısında toplumun suskunluğu, hepimizin suskunluğu vicdanımı o kadar yaraladı ki, Erguvan Kapısı romanını bir çığlık gibi yazdım. Yazarken, o ruh hâlini, o süreci çok daha iyi anladım.
Hanımınız, sizin anne babanıza saygı göstermeli ama onlara hizmet etmesi gereken o değil, sizsiniz.
Sanatçı halkın gözü, ağzı, kulağı. Halkın yanında olduğunuz, dertlerini söylediğiniz zaman sizi seviyorlar. Ayrıca çok güldükleri zaman da unutmuyorlar. Sevgi ve saygımı seyircimden hiç eksik etmedim. İnsan onuruyla katiyetle hiç oynamadım.
Size bakınca çocukluğumu hatırlıyorum. Sizin yaşlarda ben haltere başladım. Sizden sadece çalışmanızı, hocalarınızı dinlemenizi istiyorum. Sonunda başarılı olacaksınız.
Benim hiç tahammül edemediğim kimseler, saat kullanmayan kimselerdir; çünkü bu tip insanlar zamanın farkında olmazlar. Her işimizde, zamana verdiğimiz değer ve duyduğumuz saygıdır başarıyı ya da başarısızlığı belirleyen.