Haydi Hagi, Hadi koçum, Hadi aslanım!
- Henüz kategori yok.
-
Endonezya'da 7.4 Büyüklüğünde Deprem: Tsunami Uyarısı …02.04.2026
-
DNA Kanıtıyla Çözüldü: Ted Bundy, 51 Yıllık Cinayet Do…02.04.2026
-
Mart Ayı Enflasyon Beklentileri ve Kritik Açıklanma Ta…02.04.2026
-
Bodrum Masalı'nın Yıldızı Serel Yereli, Londra'da Sade…02.04.2026
-
TCMB Güncel Döviz Kurları: 1 Nisan 2026 Tarihli Veriler02.04.2026
-
Mart 2026 Enflasyon Verileri Açıklanıyor: Memur, Emekl…02.04.2026
-
A101 2 Nisan 2026 Aktüel Kataloğu: Teknolojiden Ev Yaş…02.04.2026
-
Türkiye 2026 FIFA Dünya Kupası'na Katılmaya Hak Kazand…02.04.2026
-
2 Nisan Burç Yorumları: Yıldızlar Sağlık, Aşk ve Kariy…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki Çatışmasızlık İyimserliği Piyasaları Hız…02.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
Prekazi, şut, kaleci, Cüneyt, Gol!, Go... Top ağlar... Hayır, hayır! Top, arkadaki reklam panolarına çarpıp geri geliyor! Aslında bakıyoruz, kaçar mı, o pozisyonda, top, işte bakın, nasıl da kaçıyor!
Arif, şut açısı buluyor, vuruyor, top ağlarda! Top ağlarda! Dünyanın en iyi kalecisi bu Schmeichel, ama, bizim Arif de öyle bir vuruyor ki, köşedeki örümceği alıyor! Maç yeniden başlıyor. Her şey bitmedi! Bu sefer, 20 dakikada 3 gol 4 gol yok! Galatasaray direnecek! Yürek yüreğe demiştim, işte bir şut, bir gol!
Son penaltı artık!.. Petriç geliyor... Petriiiiç (Ömer Üründül: Heeeeeeeyyy!) Rüştüüüüüü! Rüştü bravooooo! Rüştü bravooooo! Yarı finaldeyiz sevgili seyirciler! Türkiye yarı finalde! Olacak şey değil! Mucizeyi gerçekleştirdik! (2008 - Türkiye Hırvatistan Euro 2008 Çeyrek Final Maçı'nın penaltı atışlarında Rüştü Reçber'in kurtardığı son penaltıyı anlatırken)
Arif ama her maç kendini yere atıyordu. Bir keresinde yine İnönü'de Beşiktaş-Galatasaray maçı var. Biz her maçtan önce hakeme derdik: "Hocam aman, bak Galatasaray'da Arif oynuyor. Kesin atar kendini, dikkat et" diye... O maçta da söyledik, hakem "tamam" filan dedi ama, 10'uncu dakika yine penaltı, yine Arif!
Haydi Popescu... Haydi oğlum!... Haydi oğlum!... Ve gol! Kupa bizim!... Kupa bizim!... Kupa bizim!... Tanrım... Tanrım şu güzelliğe bakın!... Şu güzelliğe bakın!...
Galatasaray daha sakin kalan taraftı. Oyuncularıma 'Bu maçı kazanan ya da kaybeden şampiyonu belirlemeyecek' demiştim. Ligin şampiyonu belli olmadı. Rakibin önüne geçme fırsatını değerlendiremedik.
Ver penaltıyı! Verdi! Verdi! Penaltıyı verdi! Penaltıyı verdi! Slovak hakem kırk bin İngiliz'in önünde penaltıyı verdi!
Hagi, kaleye baktı, bir çalım, nefis bir hareket, Hagi, Hagi, Hagi, Hagi, Hagi... Hagi!!!
Modern bilgi teorisi, yaşamı gerçek bir heyecan haline sokmuştur. Bilgi ile maddenin ayrılmadığı bir zamanda, uç bir aktivist için, yaşam, teori ve yaşama alanı ise epistemolojidir.
Bizi ayakta tutan kalelerimiz tamamen düşmeden, temiz toplum yaratmak için ulusça bir an önce kollarımızı sıvayıp işe koyulmalıyız. Bu noktada Martin Luther King'in çağrısının hala geçerliliğini koruduğunu belirtmeliyim: "Uçamıyorsan koş. Koşamıyorsan yürü, yürüyemiyorsan emekle, emekleyemiyorsan başarabildiğin hareketi yapmaya devam et!"
5 sene önce hoşlandığım bir kız ile aynı ortamda bulunmak için gitara yazıldım. O sıralar aklımda hiç şarkı söylemek yoktu. Ailemi zorla ikna edip yazıldım. Heyecanla kursa gittim bir baktım, kız mezun olmuş. Meğer kızın sosyal medyadan 9 ayki gönderilerine bakıyormuşum, haberim yokmuş. 1 ay içinde gitar çaldım ve şarkı söylemeye başladım. Bizim yıl sonu gösterilerimiz oluyordu, onlara katıldım ve herkes sesimi beğendi. Konserler vermeye devam ettim, sosyal medyada paylaşımlar yaptım. Büyük bir kitle yakaladım ve artık başkalarının şarkılarını söylemek yerine, insanlar benim şarkılarımı söylesin dedim. "Gece Gölgenin Ardından Bak" şarkısını çıkarttım ve çok güzel de gidiyor şu an.