Gidemediğin yer senin değildir.
- Henüz kategori yok.
-
Anthony Nwakaeme'den Trabzonspor'a Vefa Dersi: Süper L…06.07.2026
-
2026 KPSS Lise, Ön Lisans ve Lisans Başvuru ile Sınav …06.07.2026
-
Erling Haaland'ın Rekor Performansı, Sergen Yalçın'ın …06.07.2026
-
Öğle Namazı: İslam'da Gün Ortası İbadetinin Önemi06.07.2026
-
MEB'den LGS Tercihleri ve Okul Araştırması İçin Yenili…06.07.2026
-
İzmir Belediyeleri Dev Taşınmaz Satışlarını Sürdürüyor…06.07.2026
-
Bankaların Güncel Vadeli Mevduat Faiz Oranları: Yatırı…06.07.2026
-
Dünya Kupası'nda Siyasi Müdahale Krizi: Balogun Kararı…06.07.2026
-
Jordan Henderson Dünya Kupası Kutlamasında Ciddi Bilek…06.07.2026
-
Hamaney'in Cenazesi ve Savaşın Geleceği: İran'da Yükse…06.07.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
Osmanlı’da halk Tanrı emaneti olarak kabul edildiği için devletin başlıca vazifesi onun durumunu düzeltmek ve refahını sağlamaktı.
Ben hocayım. Ülkenin önünü açmak için yalnız okuldaki eğitim-öğretim ile hocalık bitmez. Toplum yararına da kullanmak mecburiyetindeyiz.
Lamı cimi yok. Bugünün huzurlu, yarının güzel olmasını istiyorsan dün yaşadıklarından ibret almayı bileceksin. Eğer unutursan, tedbiri elden bırakırsan, gereğini yapmazsan, yarınlar sana dünden farklı bir şey getirmiyor. İnsanlar için olduğu gibi devletler için de bu durum böyle.
Ben şehzade iken böyle kara haberler işitir de kan ağlardım. Gözlerime uyku girmez olurdu. Şimdi padişahım, hâlimi bir düşünün.
İki şeyle devlet reisi hakimiyetini mahvedebilir: Bir zulüm, ikincisi vazifelerini ihmal.
Ben, azınlığın bir doktoru olarak, onların sorunlarıyla da ilgilenmeyi kendime bir insanlık görevi kabul ediyorum.
Benim fakirim onurludur, gururludur. Senin kapına gelmesini beklemeyeceksin. İcabında, sayın valim, sayın kaymakamım atlayacaksın kamyonun şoför mahalline, gerekirse sen gideceksin. Kapıyı çalacaksın, kömürü sen vereceksin, sobayı sen vereceksin. Ya bunu yaptığın gün bu Türkiye ne olur biliyor musun? Uçar uçar.. Bu noktaya gelir.
Devlet işleri, devlet içinde idare edenlerle idare edilenlerin yönetime katılmasıyla gerçekleşir.
Ölüm orucunu, yöntem olarak hiç benimsemedim, ölümün kutsanmasını ve teşvikini eleştirdim. Hep, “Yapmayın, ölmeyin çocuklar”, dedim. Ama ölüme yatanları anladım, iradelerine, inançlarına saygı duydum ve yaşamın korunmasının herkesten önce devletin sorumluluğunda olduğunu düşündüm. 12 yıl önceki açlık grevleri karşısında toplumun suskunluğu, hepimizin suskunluğu vicdanımı o kadar yaraladı ki, Erguvan Kapısı romanını bir çığlık gibi yazdım. Yazarken, o ruh hâlini, o süreci çok daha iyi anladım.
Devlet, beylik demegojilerle geveze bir ihtiyar durumuna düşürülemez. Mülkün esas sahibi olan halk tarafından da başıboş bırakılamaz.
Hanımınız, sizin anne babanıza saygı göstermeli ama onlara hizmet etmesi gereken o değil, sizsiniz.
Kişisel sorumluluğa dayalı gerçekten özgür bir toplumun, kurulmasına kefil olmalıdır. Devlet hakkındaki beyanı tam bir yıkım olmalıdır.