Bu halkın devleti yok diye zulüm politikaları dayatacaksanız, eksiklik bu ise artık Kürt halkı bu eksikliği gidermelidir. Kürt’ün Kürdistan’ı olmalı ki Roboski’nin hesabı sorulabilsin, bundan başka yolu yok. Hiçbir savcıdan, hiçbir mahkemeden adalet dilenmiyoruz. Olay çok açık. Bir yıldan beri neyi araştırıyorsunuz? Kürdistan köylüleri kendi arasında ticaret yapıyor. Burada kaçakçılık yok, kaçak olan sınırın kendisidir.
- Henüz kategori yok.
-
Bodrum Masalı'nın Yıldızı Serel Yereli, Londra'da Sade…02.04.2026
-
TCMB Güncel Döviz Kurları: 1 Nisan 2026 Tarihli Veriler02.04.2026
-
Mart 2026 Enflasyon Verileri Açıklanıyor: Memur, Emekl…02.04.2026
-
A101 2 Nisan 2026 Aktüel Kataloğu: Teknolojiden Ev Yaş…02.04.2026
-
Türkiye 2026 FIFA Dünya Kupası'na Katılmaya Hak Kazand…02.04.2026
-
2 Nisan Burç Yorumları: Yıldızlar Sağlık, Aşk ve Kariy…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki Çatışmasızlık İyimserliği Piyasaları Hız…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki İran Savaşı ABD'nin Küresel Dengesini ve…02.04.2026
-
Kapadokya Tanıtım Serisinde Yeni Dönem: Go Türkiye, Ün…02.04.2026
-
Hapoel Tel Aviv'e EuroLeague'den Ağır Ceza: Playoff Ya…02.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
Müslümanlar zulme dayanan bir devletin esiri olamaz. Zulüm sistemi ile teşkilatlanan Çarlık Rusya'sı da zulümden vazgeçmeli ta baş eğmeli ya da ortadan kalkmalıdır.
Ben Kürt değilim ama Kürt halkımızın neler çektiğini çok iyi biliyorum. Rahat rahat 'Ne mutlu Türküm diyene' diyebilmek için Kürt halkının sorunlarını çözmek zorundayız.
Şimdiden cesedim! kaçırıp saklamanızı, kapıyı avukatlarıma engellemenizi görür gibiyim…
Hayır, u göremezsiniz.
Tecrübelerim bana gösterdi ki, hukuka bağlı olmayan bir hükümet uzun müddet ayakta kalamaz. Böyle hükümetler çıplak olup, kendini gören herkese karşı gözlerini yere diken ve kimsenin yanında hürmet ve itibarı olmayan birine benzerler. Hatta böyle bir hükümet, tavanı, kapısı, avlu duvarları olmayan ve her önüne gelenin içeriye daldığı bir eve de benzetilebilir.
Sadece birkaç tane yasaları vardır, çünkü fazla yasaya ihtiyaç duymazlar. Ciltler dolusu yorumlu ve açıklamalı yasası olan diğer ülkeleri ayıplarlar; onlara göre insanları kimsenin okuyamayacağı kadar karmaşık yasalara uymaya zorlamak mantıksızdır.
İdeal Devlet yasalarında çok az ve basittir, çünkü bunlar kesinlikten türetilmiştir. Yolsuzlukta Devlet yasaları çoktur ve karışıktır, çünkü bunlar belirsizliklerden türetilmiştir.
Kürt meselesi bu ülkede salt Kürt meselesi değildir. İçinde, bütün bu ülkedeki sömürüyü, tarihi sömürüyü, tarihi zulmü, ceberrut devleti, tekçi anlayışı, ötekileştirici yaklaşımı, gayrieşitlikçi zihniyeti, tümünün vücut bulmuş halidir.
Ben bu Cumhuriyet'in ne hayrını görmüşüm! Yani ben bunu niye bir iman hâline getireyim? Tapınılacak neresi var benim açımdan? Konya'daki yoksul köylüye ne faydası olmuş? Zonguldak'taki işçiye ne faydası olmuş? Diyarbekir'deki Kürt'e ne faydası olmuş?
Katledilen çocukların Uludere Devlet Hastanesi koridorlarında ve odalarında battaniyelere sarılmış mazot kokan cenazelerine tek tek baktım. Çok sayıda cenazenin yerde yan yana dizildiği boş bir hastane odasında birkaç dakika cenazelerle baş başa kaldım. Battaniyeye sarılı ölü çocuklar sanki bana şunları söylediler ve sanki ben gerçekten onları duydum. Dediler ki, “Bizi öldürdüler başkan, geç kaldınız. Biz hep yoksulduk, hep çalışıyorduk. Vatanımızın tel örgülerle bölünmüş iki parçası arasında ticaret için gidip gelmekti tek suçumuz. Vatanımız paramparça, şimdi de biz paramparçayız. Geç kaldınız başkan, geç kaldınız başkan. Biz her zaman yoksulduk, hep öldürülüyorduk. Bak bu sorunları çözemediniz, yine ölen biz olduk. Hoş geldin ama geç kaldınız başkan, geç…” Belki inanmayacaksınız, ama ben bu sözleri duydum. Mahcubiyetle, derin bir kederle Roboskili kardeşlerimin başında ağladım. Bunun hesabını sormak için de bundan sonra katledilmememiz için de elimden gelenin fazlasını yapma sözünü orada o çocuklara verdim.
Bizim akrabalarımızla aramıza yapay sınırlar çekenler bizi burada açlığa yoksulluğa mahkûm edenler, bizi burada sınır ticaretine mecbur edenler yetmiyormuş gibi, savaş uçaklarıyla çocuklarımızı parçalayacaklar, arkasından bize hakaretler edecekler. "Tazminatı ödedik, daha ne istiyorsunuz?" diyecekler. Bunların hepsi onların burnundan fitil fitil gelecek. Sanmasınlar ki Pensilvanya'daki hocalarının dualarıdır. Bu, anaların beddualarıdır, âhıdır.
Hukukun olmadığı yerde halk 'sürü', insan 'köle'dir. Devlet hukuka saygılı hukuk da insanları özgürleştirdiği oranda meşrulaşır. Hukukun üstünlüğü dışlanırsa, en adil hukuk bile keyfiliklerin oyun oynandığı bir manipülasyon alanına dönüşür.
Sessiz kalmak Hıristiyanlıkla ilgili değil, vahşet Yahudilikle ilgili değil. Türk devletinin 90 yıldır Kürtlere yaptıkları Müslümanlıkla ilgili olmadığı gibi.
Kürt hareketinin her yaptığını her zaman destekledim, destekleyeceğim. Ama "devletin geleceğini düşünenler ve seküler güçlerle" işim olmaz.