Bu âciz benzetmeler de olmasa bakacak aynam olmazdı. Kendimi görebileceğin başka bir yer var mıydı?
- Henüz kategori yok.
-
Diyarbakır'da Kürt Dilinde Standardizasyon İçin Yeni Y…20.05.2026
-
Balıkesir'de 4 Günlük Sağanak Alarmı: Sıcaklıklar Anid…20.05.2026
-
Ismail Saibari Eredivisie'nin En İyi Oyuncusu Seçildi,…20.05.2026
-
Polonya Voleybol Milli Takımı, Avrupa Şampiyonası Önce…19.05.2026
-
CHP'deki İç Tartışmalar, Özgür Özel Liderliği ve Medya…19.05.2026
-
Cumhurbaşkanı Kararıyla Çok Sayıda Kamu Taşınmazı ve B…19.05.2026
-
18 Mayıs 2026 Çılgın Sayısal Loto Çekilişi: Rekor İkra…19.05.2026
-
2026 Kurban Bayramı Öncesi Emekli Maaş ve İkramiye Öde…19.05.2026
-
Giresun'da Şaşırtan Görüntüler: Tünelde Ayı Koşusu ve …19.05.2026
-
Hurghada-Münih Uçağı Belgrad'a Acil İniş Yaptı: Kabind…19.05.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
Bu âciz benzetmeler de olmasa bakacak aynam olmazdı. Kendimi görebileceğin başka bir yer var mıydı?
Müzik, önce kanıma değil, mideme girdi. Nasıl girmesin, her akşam saat beşte sütümün yanında notalardan yapılmış kurabiyelerden bulurdum.
Unutma ki şairleri haykırmayan bir millet, sevenleri toprak olmuş öksüz çocuk gibidir.
Sanat yapıtı ne bir dehanın ne de toplumun ürünüdür. Sanatçı belli bir ortamda gözlerini açar. Tıpkı bir satranç oyuncusu gibi belli bir durumla karşı karşıyadır. Bu durum ondan bir davranış bekler. Her hamle (atılım), yani oynatılan her taş yeni bir durum yaratır, her yeni durum yeni bir davranışı gerektirir. Sanat tarihçisi, satranç oyuncusunu izleyene benzer. Sanatçının karşılaştığı durumu ve onun davranışını baştan sona izler. Sanat yapıtını, sanatçının ortamıyla hesaplaşmasına bakarak anlamaya, onunla iletişim kurmaya çalışır.
`The Velvet Rope` (Kadife Halat) ismiyle bu ayrımı ve bu ayrılmışlığın verdiği hisleri ortaya koymak istedim. Tüm hayatım boyunca, ben bu halatın her iki tarafında da yer aldım. Özellikle çocukluğumda, kendimi çok yalnız, yanlış anlaşılmış ve terkedilmiş hissettim.
Edebiyat çok iyi bir şeymiş; Derin ve öğretici! İnsanın kalbine güç veriyor. Edebiyat bir resme, daha doğrusu hem resme, hem aynaya benziyor. İhtiraslar, ifade, çok ince tenkit, faydalı dersler vesikalar.
Sonuç olarak, edebiyat marangozluktan farklı değildir. İkisi de gerçekle uğraşmaktır ve o da işlemek için odun kadar sert bir malzemedir.
Hiçbir ayna bizi ‘dışarıdan biri’ olarak yansıtamaz, çünkü bizi kendimizin dışına çekebilecek ayna yoktur. Bunu ancak bir başka kişi yapabilir.
Kendini tam mânâsıyla tanımak bütün sanatların üstündedir, çünkü en yüce sanattır o.
Edebiyat, sahip olduğumuz en iyi öteki gözü elde etme; kendimizi kendimizden koparak görme yollarından biri.
Çakıl taşlarını toplayıp bir kutuya koyun ve sallayın, hiç bir sanatçının beceremeyeceği kadar uyumlu bir mozaik elde edersiniz.
Tiyatro hayatın aynası değildir. Ayna, aynısını aksettirir çünkü. Aynısını göstereni ben ne yapayım? Aynanın göstermediği şeyi ortaya koymaktır önemli olan. Tiyatro bunu yapar.