Başarmak istediğimin ne olduğunu soracak olursanız yanıtı farkındalık yaratmaktır ki o zaten öğretmenin başlangıcıdır.
- Henüz kategori yok.
-
Bodrum Masalı'nın Yıldızı Serel Yereli, Londra'da Sade…02.04.2026
-
TCMB Güncel Döviz Kurları: 1 Nisan 2026 Tarihli Veriler02.04.2026
-
Mart 2026 Enflasyon Verileri Açıklanıyor: Memur, Emekl…02.04.2026
-
A101 2 Nisan 2026 Aktüel Kataloğu: Teknolojiden Ev Yaş…02.04.2026
-
Türkiye 2026 FIFA Dünya Kupası'na Katılmaya Hak Kazand…02.04.2026
-
2 Nisan Burç Yorumları: Yıldızlar Sağlık, Aşk ve Kariy…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki Çatışmasızlık İyimserliği Piyasaları Hız…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki İran Savaşı ABD'nin Küresel Dengesini ve…02.04.2026
-
Kapadokya Tanıtım Serisinde Yeni Dönem: Go Türkiye, Ün…02.04.2026
-
Hapoel Tel Aviv'e EuroLeague'den Ağır Ceza: Playoff Ya…02.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
Öğretmenler olarak sisteme dışarıdan bakmayı öğrenmeniz, nerede bozukluk var görmeniz gerekiyor.
Profesörü tanımak da yetmez. O milletin "öğretmenlerini de" tanıyacaksın, kafa orada oluşur. Bugünkü Türkiye’nin hâlini de öğretmenlerinden anlarsın. O iyi değilse, memleketin hâli de iyi değildir. Öğretmenin içinde “ışık” ve denge duygusu varsa, o ülke de belirgin nitelik vardır.
Türkler uğrayabileceği bütün aldatmacalara uğradı. Son ocaktayız. Artık her Türk tüttürülmesi gereken son ocakta bulunduğu bilincine ermelidir.
“Ben belli imkânlara sahibim, Kolej’de okuyorum, İsviçre’de, Fransa’da yüksek tahsil görüyorum; benden çok daha fazla yetenekli olan ve bu tür bir tahsilden çok daha fazla fayda sağlayabilecek kimseler bunu yapamıyor,” diyerek bir eşitsizliğin varlığını ve bu eşitsizliğe karşı olmak gerektiğini, çok küçük yaşlarımda hissettim.
İnsanı kendine ve topluma yabancılaşmaktan alıkoyacak, içerisinde gömülü bulunduğu hâlden çıkartacak olan tarih bilincidir.
Çocuklarımız için Erken Çocukluk Eğitim Takvimi hazırladık. Bir velimiz veya öğretmenimiz, '365 gün boyunca bir çocukla ne yapılır, nasıl yapılır bütün bunları her gün takvim yaprağında bulma imkanına sahipler.
Novalis demiştir ki; Düşümüzde düş gördüğümüzü görmeye başlayınca uyanma zamanı yakındır.
Okul müdürü etrafında bir huşu atmosferi yaratmalı ve kendi mükemmelliği karşısında hayretlere düşmüş bir edayla yürümeli.
Eğer bir nesil cehaletin mutluluk olduğunu sanarak yetişirse, bir sonraki nesil cehaletini bile fark edemeyecektir. Çünkü bilginin ne olduğunu bilmeyecektir.
Düşünce, bir sabah kaçırılmış olanın anısıyla uyandırılmayı bekler - ve böylece öğretiye dönüşmeyi.
İlk öğretmen, ilk bilgi veren insan annedir. Buradan hareketle eskilerimiz anneye 'öğreten, terbiye eden' anlamında 'mürebbiye' derlerdi; mürebbiye ile Rabb aynı kökten sözcüklerdir.
Bilinç, ‘ben’imin aslı esâsıdır. O ilkin, ‘ben’imin ‘dünya’yla kesişen yöreleriyle, yânî bedenimle, bünyemle ‘ben’i tanıştırır. Sonra ‘ben’imin bittiği yerde başlayan dünyayı bana tanıtır.
Öğretmen dilsizse çocuklar cezalandırılma korkusu; öğretmen konuşkansa çocuklar utanma duygusu yaşar.