Aya gidiyoruz çünkü bence insanlığın doğasında her zaman meydan okuma olmuştur. Bu doğanın derin iç ruhudur... Nasıl bir alabalık akıntıya karşı yüzüyorsa biz bu işleri yapmak zorundayız.
- Henüz kategori yok.
-
X (Twitter) Küresel Çapta Kesinti Yaşıyor: Kullanıcıla…02.04.2026
-
Xiaomi HyperOS 3.1 Küresel Dağıtıma Başladı: Android 1…02.04.2026
-
BDDK Kararıyla Kredi ve Kart Borç Yapılandırmasında So…02.04.2026
-
AJet'ten İkinci Yıl Dönümüne Özel Yüzde 20 Yurt İçi Uç…02.04.2026
-
Yağışlı Hava Trendyol'da E-ticaret Alışveriş Alışkanlı…02.04.2026
-
Wordle Güncel Çözümleri ve İpuçları: Nisan 2026 Bulmac…02.04.2026
-
Evrim Alasya ve Kerem Alışık Aşklarına Yeniden Şans Ve…02.04.2026
-
Endonezya'da 7.4 Büyüklüğünde Deprem: Tsunami Uyarısı …02.04.2026
-
DNA Kanıtıyla Çözüldü: Ted Bundy, 51 Yıllık Cinayet Do…02.04.2026
-
Mart Ayı Enflasyon Beklentileri ve Kritik Açıklanma Ta…02.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
Korku tuhaf bir topraktır. Genellikle itaat yetiştirir, tıpkı sıra sıra ekilen ve bu sayede yabani otları ayıklaması kolay olan mısır gibi. Ama bazen içinde meydan okuma patatesleri de biter ve bunlar yeraltında gelişir.
Ayaklarınıza değil, gökyüzüne bakın. Gördüğünüz şeylerin mantığını anlamaya çalışın. Evren’in neden var olduğunu düşünün. Meraklı olun.
Mars’a gitmek bir dizi bebek adımı gibi ve bunlar uzaydaki ilk insan Yuri Gagarin ile başladı.
Bir öğretmen nedir? Sana söyleyeyim: O sana bir şey öğreten bir kişi değildir ancak zaten bildiği şeyi keşfetmeyi öğrencisine esinlendiren bir kişidir.
Bizi kendimize renk ve ateş içinde gösterecek çok büyük dahilere sahip olmak isteriz.
Bilim harika bir oyundur. İlham vericidir ve tazeleyicidir. Oyun alanıysa Evren'in ta kendisidir.
Evrenin merkezi keşfedildiğinde bir sürü insan kendilerinin merkez olmadığını anlayıp üzülecek.
Bir düş kurdum bin düşündüm düştüm ben. Düştüğüm rüküş düşlerden düşe düşe bî-hâl oldum ben. Var gücümle savaşıp çatışmaktayım. Yabancılık çekerek alışmaktayım. İşte onlar; yaban insanlar... İşte onlar, meyvelerime sapanla taş atanlar. Ağızları lâğım, dilleri kahverengi. Bulunamaz Sago'nun dengi, beni anlaman için gerek biraz bilgi. İlim ilim demek, kendini bilmek demek. Hayat demek değildir sabah, öğle, akşam yemek yemek. Bilekle gelen emekten yemekse hüner demek, bunun için savaş gerek! Hep taarruz var. Hep zarar muharrebelerime katıl bak, kolay mı, zormu hayatım. Ummadığım taşlar başımı yarar, budur maruzatım. Ey zaat-ı pâkım, sübhâniyem; ilhâmına muhtâcım. Dayanmak davranmaktan zor!
Elbiselerin kibir kokulu, kalbinin içi fesat dolu... Fikir - zikir aynı ânda bitirir okulu. Fark edilmez sandığın komik iblis oyunu, ezelden beridir ona elini veren kaptırmıştır kolunu!...
Annemle doktora giderken yolda Osman Yağmurdereli bizi görmüş, beni çok sevmiş. Anneme kartını vermiş, setimize gel demiş. Annem de beni sete götürmüş. Sonra Elveda Derken dizisine başladım.