Anlamalıyız ki, bu ölümler önlenebilir!
- Henüz kategori yok.
-
Endonezya'da 7.4 Büyüklüğünde Deprem: Tsunami Uyarısı …02.04.2026
-
DNA Kanıtıyla Çözüldü: Ted Bundy, 51 Yıllık Cinayet Do…02.04.2026
-
Mart Ayı Enflasyon Beklentileri ve Kritik Açıklanma Ta…02.04.2026
-
Bodrum Masalı'nın Yıldızı Serel Yereli, Londra'da Sade…02.04.2026
-
TCMB Güncel Döviz Kurları: 1 Nisan 2026 Tarihli Veriler02.04.2026
-
Mart 2026 Enflasyon Verileri Açıklanıyor: Memur, Emekl…02.04.2026
-
A101 2 Nisan 2026 Aktüel Kataloğu: Teknolojiden Ev Yaş…02.04.2026
-
Türkiye 2026 FIFA Dünya Kupası'na Katılmaya Hak Kazand…02.04.2026
-
2 Nisan Burç Yorumları: Yıldızlar Sağlık, Aşk ve Kariy…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki Çatışmasızlık İyimserliği Piyasaları Hız…02.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
Başka canlılara ‘ille ben’, ‘önce ben’ aymazlığımızda yaptıklarımızın yeni farkına varıyoruz. Acıtıyor, utandırıyor, öfkelendiriyor. Buradan yola çıkıp, türümüz olmasaydı dünya kurtulurdu demek kolay. Kolay olduğu kadar bizi umutsuz kılan, kötümserliği besleyen bir tutum. Salgın hastalıklar gibi yayılan, bizi edilgenliğe sürükleyen, totaliter rejimlerle güçlü liderlere kucak açmamıza neden olan, benden sonra tufan anlayışına çanak tutan bir tutum. Tarihimiz boyunca kabile, aile, din, devlet, cinsel aitliklerimizle taraflaştık. Hepsinde ‘öteki’ne karşı ayrı ‘biz’ler yarattık. Sıra tür aitliği oluşturmamızda. ‘Biz’ sözcüğünü biz insanlar anlamında kullanmamızda. Umudu öldürerek, kendimizden utanarak yaşayacaksak canlıları, dünyayı kucaklayan bir gelecek yaratamayız. Evrende başka olası hayatlara bizi düşmanlaştıracak ötekini beklemeden ‘Biz insanlar’ bilincine varabilmeliyiz.
Evinin çevresindeki duvarın etrafına bir delik açmaya çalışan bir İrlandalı’ya ne yaptığı sorulduğunda İrlandalı şöyle cevap vermiş: 'Bodrumdaki karanlığın dışarı çıkması için uğraşıyorum.' Galiba, bizim şimdi yapmamız gereken de budur.
Bir başka dünyayı işaret etmek aramızdaki ahlaksızlığı asla azaltmayacak; bu dünyaya ışık tutmak tek başına bize yardım edecektir.
Kadima'yı kurmaya karar verdiği gün Ariel Şaron'un yanındaydım. Bu parti umut ve sorumluluk aşılayacak bir hükümet kurma amacıyla yaratıldı.
Bu ülke insanı kendi mutluluğu için bugüne kadar aslında hiçbir şey yapmamış. Yani, bu ülke ne kadar daha güzel ülke olabilir?
Üzerimize yüklenmiş otuz bin tane sorumluluk var. Bütün bunlarla boğuşuyorsun haliyle. Bunların üstesinden gelecek olan farkındalık hali, kendini takip etmek, neyi niçin yaptığını çözmek belli bir bilinç yaratıyor zamanla. Bu bilinç de seni daha mutlu kılıyor.
Asla başınızın öne düşmesine izin vermeyin. Asla pes etmeyin, oturun ve üzülün. Mutlaka başka bir yol bulun.
Eğer hepimiz üzerimize düşeni yaparsak, kısa bir süre sonra çok daha güzel bir Dünya'da yaşamaya başlarız.
Bir toplum; kendi hayatına; çocuklarının yaşamına... istikbaline... kendisinin, ailesinin, yakınlarının, dostlarının sevdiklerinin, ülkesinin ve milletinin barış ve huzuruna kastedenlerin; kim olduklarını?.. Ne yaptıklarını?.. Neyi amaçladıklarını?.. Niçin insanların canını acımasızca aldıklarını bilmek durumundadır... Bunları bilmek; en azından geleceği kurtarmak demek...