Okumadan yapılan siyaset tehlikelidir, belediyeciliğe benzemez. Teferruatın bilinmesi gerekir.
- Henüz kategori yok.
-
Ortadoğu'daki İran Savaşı ABD'nin Küresel Dengesini ve…02.04.2026
-
Kapadokya Tanıtım Serisinde Yeni Dönem: Go Türkiye, Ün…02.04.2026
-
Hapoel Tel Aviv'e EuroLeague'den Ağır Ceza: Playoff Ya…02.04.2026
-
Bitcoin Piyasasında Karışık Sinyaller: Yükseliş Umutla…02.04.2026
-
Ramazan Tetik'in Vefatı Derin Üzüntü Yarattı: Sanat Dü…01.04.2026
-
Marmaray'da Katener Arızası: Seferler Tek Hattan Yapıl…01.04.2026
-
Erzincan'da Yüzeye Yakın 2.8 Büyüklüğünde Deprem: Can …01.04.2026
-
Kandilli Rasathanesi'nin 115 Yıllık İklim Hafızası Yap…01.04.2026
-
1 Nisan 2026 Akaryakıt Zamları: Motorin Fiyatları Yüks…01.04.2026
-
İstanbul'da Eyüpsultan Merkezli Hafif Deprem: Kandilli…01.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Politika
Darbe ihtimali devam etmektedir. Sivil siyasetin gerekli müesseseleri yaratamadığı, kendini yetiştiremediği bir ortamda darbe kaçınılmazdır.
Politika demek, kazığı atarken söylediğin nutukları, kazığı yiyenlere alkışlatmak demektir.
Biliyor musun, politikacıların çoğunun bizim çocuklardan ödleri kopuyor, biliyorlar ki bu çocuklar ileride onlar gibileri seçmeyecekler!
İnsanlık olarak, büyük uğraşlar sonucu ulaşıp “tarihin sonu” ilân ettiğimiz bu derin ahlâksızlık çağında en şahane pozisyon sanırım liberal olmak. Hangi koşullarda, hangi temel dertle ortaya çıktığından bütünüyle soyutlanmış bir liberalizm, global ve demokratik bir dünya tasavvurunun temel taşları olabilecek değerleri mermi haline getiriyor, eşitsizlik ve adaletsizlikleri gidermek için eğri doğru bir şeyler yapmak isteyenlere ateş açıyor. Daha vahimi, kendi de açmıyor. Liberal, “bakın, bunlardan da bir tüfek imal edilebilir” diyerek malzemeyi ve krokileri temin ediyor, eli tetiğe alışık birileri de tüfeği yapıp hedeflere doğrultuyor.
Batı gerilerken Doğu'nun yükseldiği yönündeki büyük varlıkların net bir şekilde kavrayın.
Milletvekilleri aldıkları maaşla sadece 2 gününü geçirebiliyor. Buna karşın toplumda hemen herkes milletvekillerinden nefret ediyor. Buna rağmen vekiller ceplerinden para ödeyip diğer yandan da yoksullaşarak bu görevi yerine getirmeye çalışıyor.
'Süleyman Demirel' denince benim aklıma 1961 Anayasası'na, Mehmet Ali Aybar ve sendikacı arkadaşlarının Türkiye İşçi Partisi'ne, her türlü demokratik açılıma tahammül edemeyen, politik hoşgörüden yoksun, 'Bana milliyetçiler (sağcılar) suç işledi dedirtemezsiniz!' diye haykıran tekboyutlu bir politikacı geliyor.
100 yıl önce bu devleti kuranlar,bugün bu ülkeyi yönetenlerden kat, kat daha aydın,modern kimselerdi.Dünyada başka örneği yoktur.
‘Araştırmacı gazeteci’ olarak Taksim’e gitmesem olmazdı; evet, ben de gittim! Talepleri ne, neyi istiyorlar, neyi istemiyorlar diye bir araştırayım dedim. Benden önce CNN Int. gelmiş ve canlı yayına başlamış! CNN’nin orada olmasından rahatsız olunmaması beni rahatsız etti! Vatandaşın arabasını yakan ‘antiemperyalistlerin’, ABD emperyalizminin sembollerinden CNN’nin arabasını korumaya almaları, “Nerede İbrahim Kalpakkaya, nerede bunlar” dedirtiyor insana.
Devlet, insanlığın ahlakını bozmaktadır. Gerçek bir ahlaki yaşantı için, devlet kurumu ortadan kaldırmalıdır.
Cehalet kötü bir bitki gibidir; diktatörler bu bitkiden istifade ederler; oysa demokrasilerde vatandaşların cehaletine katlanılamaz.
Barışta ve savaşta hükümetin amacı, hükümdarların veya ırkların şanı değil, sıradan insanın mutluluğudur.
Devlet paranın efendisidir veya olabilir, ancak özgür bir toplumda çok az şeyin efendisidir.