- Henüz kategori yok.
-
2 Nisan Burç Yorumları: Yıldızlar Sağlık, Aşk ve Kariy…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki Çatışmasızlık İyimserliği Piyasaları Hız…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki İran Savaşı ABD'nin Küresel Dengesini ve…02.04.2026
-
Kapadokya Tanıtım Serisinde Yeni Dönem: Go Türkiye, Ün…02.04.2026
-
Hapoel Tel Aviv'e EuroLeague'den Ağır Ceza: Playoff Ya…02.04.2026
-
Bitcoin Piyasasında Karışık Sinyaller: Yükseliş Umutla…02.04.2026
-
Ramazan Tetik'in Vefatı Derin Üzüntü Yarattı: Sanat Dü…01.04.2026
-
Marmaray'da Katener Arızası: Seferler Tek Hattan Yapıl…01.04.2026
-
Erzincan'da Yüzeye Yakın 2.8 Büyüklüğünde Deprem: Can …01.04.2026
-
Kandilli Rasathanesi'nin 115 Yıllık İklim Hafızası Yap…01.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Doğa
Yalnızca havayla beslendiği söylenen bukalemun, tüm hayvanlar içinde en çevik dile sahip olanıdır.
Doğa'nın hiçbir şeyi boş yere yapmadığının, Öklid'in kanıtları denli açık olduğunu düşünüyorum.
Doğada her şey bir değişimdir, fakat bu değişimin arkasında sonsuzluk yatar.
Ağaçlar insanlar gibidir ve birbirlerinin dostluğundan keyif alırlar. Yalnızca birkaçı sever yalnızlığı.
Gökyüzünü seviyorum. Gökyüzüne ne kadar bakarsam bakayım bıkmam, hem bakmak istemediğin zaman da bakmak zorunda değilsindir.
Mutluluk uçsuz bucaksız ormanlardadır, bomboş sahillerdeki coşkudadır. İnsan elinin değmediği bir yerdedir, denizin diplerinde ve gürlemesindedir. İnsanları severim, ama doğayı daha çok severim…
Doğa ancak, bizim ona kısa bir zaman için verdiğimizle etkiliyor, hayran bırakıyor.
Canlıların inceliklerini ve onların tarihlerini öğrenmek, onlarda gördüklerimizin ve onlara duyduğumuz saygının azalmasına değil, artmasına neden olur.
Bir güz akşamı kadar hüzünlü sakinlikte hiçbir şey yoktur. Işıklar, ürpertili havada donuklaşır, yaşlanmış ağaçlar yapraklarını dökerler, yazın ateşli aydınlıklarıyla kavrulan kırlar, ilk soğuk rüzgârlarla birlikte ölümün geldiğini hissederler.
Yıkıcı güçler birçok bitkiyi yok eder, ama bitkiler yine de yeşermeye devam eder. Piramitler bir papatyanın dayanıklılığına asla ulaşamaz. Bülbüller Buddha'nın ya da İsa'nın sözlerinden önce de ötüyorlardı, onların sözlerinin unutulmaya yüz tutmasından nice sonra da ötmeye devam edecekler. Çünkü bu, ne vaazdır, ne öğreti, ne emir ne de baskı. Bu yalnızca şarkıdır. Ve başlangıçta Kelime yoktu, cıvıltılar vardı.
Biz böcekler, otlar, kuşlar ve çiçeklerle konuşarak büyü
dük. Yıldızlar altında yattık. Toprak döşeğimizdi, bahar yağmurları yalnızlığımız, çiçekler sevdamız. Bu yüzden fark etmeyi öğrendik. Yine bu yüzden yüreğimiz hep zengin ve genç kaldı.
Geyikler, tavşanlar ve güvercinler ve yeryüzü kuşları, zevkleri için havaya zengin bir biçimde bürünmüşlerdi.
Her insan için toprakta yeni bir hayat var. Ağaçlarda yorgun zihinler ve aşırı yüklü benliğimiz için şifa vardır, eğer sadece gözlerimizi kaldırırsak tepelerde güç vardır. Unutmayın ki doğa senin harika restoranın.
Kavrar ucunu kayanın kancalı ellerle; Güneşe yakın yalnız yerlerde, Gök mavisiyle halkalanmış, dikilir. Buruşuk deniz altında sürünür; Bakar dağının duvarlarından, Ve bir yıldırım gibi düşer.