Yaşam kendi içinde anlamlı değildir. Boş bir tuval gibidir. Anlamın yaşamın içinde yaratılması gerekir; anlam önceden verilmez.
- Henüz kategori yok.
-
Jessie Buckley'den İki Yönlü Haber: Yeni Film Projesi …02.04.2026
-
Süper Lig'in 28. Haftasında Kritik Derbilerin Hakemler…02.04.2026
-
Fenerbahçe-Beşiktaş Derbisi Öncesi Kritik Gelişmeler: …02.04.2026
-
Mehmet Ali Erbil'in Annesi Yurdagül Eken 84 Yaşında Ha…02.04.2026
-
A Milli Takım 24 Yıllık Hasrete Son Verdi: 2026 Dünya …02.04.2026
-
ATA AÖF 2026 Bahar Dönemi Sınav Takvimi ve Eskişehir U…02.04.2026
-
Prof. Dr. Bülent Akdoğan'ın Vefatı Tıp Dünyasını Yasa …02.04.2026
-
X (Twitter) Küresel Çapta Kesinti Yaşıyor: Kullanıcıla…02.04.2026
-
Xiaomi HyperOS 3.1 Küresel Dağıtıma Başladı: Android 1…02.04.2026
-
BDDK Kararıyla Kredi ve Kart Borç Yapılandırmasında So…02.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#yaratıcılık
Sanatçının sanata en yakın olduğu an, sistemle çatıştığı andır. Sanatçının sanatla özdeşleştiği, sanat olduğu an ise, kendi iç sistemiyle, kendisiyle çatıştığı andır.
Bu tiyatro sizin tiyatronuz. Onun yaratımından ve ilerlemesinden sorumlu olan sizsiniz.
Halbuki kelimeleri kullanmak, göz önüne birtakım görüntüler getirmek, gerçekle oynamak, gerçeği kurcalamak birdir.
Stüdyo oyun parkı gibi bir yer benim için. O aletler, mikrofon, bir şeyler kaydetmek... Seslendirme de öyle bir uzantı, eğlenceli bulduğum bir yer.
Ne tɑrɑfɑ bɑkɑrsɑnız , o yöne gidersiniz. Eğer yüzünüzü yoksulluğɑ ve şɑnssızlığɑ çevirirseniz, bu yönde ilerlemeniz kɑçınılmɑz olur. Ancɑk tɑm ɑksi yöne döner ve yoksulluklɑ ilgili her şeye sırt çevirirseniz, onu düşünmezseniz, refɑhɑ yɑklɑşmɑyɑ bɑşlɑmışsınız demektir. Yoksulluktɑn kɑçmɑk istiyorsɑnız, beyninizi sürekli üretken ve yɑrɑtıcı tutmɑnız gerekir. Bunun için kendinden emin, umut dolu yɑrɑtıcı düşünceler geliştirmelisiniz. Model, heykelin önünde gitmeli.Yepyeni bir dünyɑyı yɑşɑmɑyɑ bɑşlɑmɑdɑn önce onu görebilmelisiniz.
İnsan kalbini, bir mucidin kendi beyninin yarattığı bir ürünün başarıya ulaştığını görmesinden daha fazla heyecanlandıran bir şey olduğunu düşünmüyorum. Bu tür duygular insana yemeyi, uyumayı, arkadaşları, aşkı, her şeyi unutturuyor.
Şairlerin duygulu insanlar olması şart değil. Olabilir de olmayabilir de. Ama şairler düşünceli insanlardır.
Yoksulluk, yokların içinde doğup, çoğunlukla yok olmaktır. Yoksulluk erdem değil, yoksulluktan edebi, sanatsal bir zenginlik yaratmak erdemdir.
Uygarlık, kılıç, tank, top ve bombayla oluşmaz, tersine insanın özgürlüğünü ve eşitliğini esas alan, insanı daha da özgürleştirip, eşit hale getiren yaratıcı yapıtla oluşur. (...) Uygarlık, özgürlüktür; gelecek, uygarlıkların demokratik diyaloğundadır.
İyi bir anlatı yaratmanın en önemli koşulu, hakikatin yaratıcı düşünceyle kurgulanıp, bir insanî vaka, deneyim, duygu olarak, olabildiğince canlı karakterlerle anlatılmasıdır.
Sanat yapıtı ne bir dehanın ne de toplumun ürünüdür. Sanatçı belli bir ortamda gözlerini açar. Tıpkı bir satranç oyuncusu gibi belli bir durumla karşı karşıyadır. Bu durum ondan bir davranış bekler. Her hamle (atılım), yani oynatılan her taş yeni bir durum yaratır, her yeni durum yeni bir davranışı gerektirir. Sanat tarihçisi, satranç oyuncusunu izleyene benzer. Sanatçının karşılaştığı durumu ve onun davranışını baştan sona izler. Sanat yapıtını, sanatçının ortamıyla hesaplaşmasına bakarak anlamaya, onunla iletişim kurmaya çalışır.