- Henüz kategori yok.
-
Endonezya'da 7.4 Büyüklüğünde Deprem: Tsunami Uyarısı …02.04.2026
-
DNA Kanıtıyla Çözüldü: Ted Bundy, 51 Yıllık Cinayet Do…02.04.2026
-
Mart Ayı Enflasyon Beklentileri ve Kritik Açıklanma Ta…02.04.2026
-
Bodrum Masalı'nın Yıldızı Serel Yereli, Londra'da Sade…02.04.2026
-
TCMB Güncel Döviz Kurları: 1 Nisan 2026 Tarihli Veriler02.04.2026
-
Mart 2026 Enflasyon Verileri Açıklanıyor: Memur, Emekl…02.04.2026
-
A101 2 Nisan 2026 Aktüel Kataloğu: Teknolojiden Ev Yaş…02.04.2026
-
Türkiye 2026 FIFA Dünya Kupası'na Katılmaya Hak Kazand…02.04.2026
-
2 Nisan Burç Yorumları: Yıldızlar Sağlık, Aşk ve Kariy…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki Çatışmasızlık İyimserliği Piyasaları Hız…02.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#travma
Bir bebeğin/çocuğun hayatında ortaya çıkan herhangi bir ihtiyaç hangi yaşta karşılanmamaya başlamışsa, o yaşın o ihtiyacı telafi yöntemi sonraki yaşların hastalığı olur.
Bütün bu çatışmalar ölene kadar belleğimde kalacak, kalmalı da. Ama yine Amerika'nın 2003’teki saldırısından sonra elime yarım somun ekmeğine benzeyen şeyi tutuşturan babayı hatırlamam için gazete kupürlerine bakmaya gerek yok. Parçalanmış bebeğin yarısıydı o şey. Veya Nasıriye’de toplu mezarda gördüğüm o bacak kalıntısını hatırlamam için notlarıma bakmama da gerek yok. Babamın aksine savaşa bir savaşçı olarak değil tanık olarak gittim.
Türkiye kendi travmalarıyla yüzleşecek, Avrupa'nın yaşadığı o travmanın dışında kalınamayacak. Avrupalılaşma sürecinin bir parçası bu.
New York hiç de hayallerimdeki gibi değildi, beni kollarını açıp karşılamadı. Şehre taşındığım ilk yıl biri sırtıma bıçak dayayıp beni bir binanın çatısına çıkarttı ve bana tecavüz etti. O yıllarda tamamen hayatta kalmaya odaklanmıştım. Çok zordu, çok yalnızdım. Her gün kendimi devam edebilmek için zorluyordum.
Ermeni halkını bir kuyunun 1915 metre dibinde tutmaya çalışanlar var. O travma içinde onu tutmak istiyorlar. Oysa artık kuyunun ağzındaki ışığa erişmesi, bu kuyudan kurtulması gerekir.
Bazı insanlar vardır, bedenlerine aldıkları darbe ne kadar küçük olursa olsun, tamamen sarsılırlar, normal yaşama dönemezler bir daha.
Bir kez büyük bir yara alınca küçük yaralar önemsiz hale geliveriyor. Parmağının ucunda akan kan için ölen kimse olmaz.
İnsan bilinci kendini kadırmayı bırakıp yaptıklarını dürüstçe değerlendirdiğinde yaşadığı olayla başa çıkamaz.
Facia kapıya geldiğinde insan gözlerinin,paramparça bir ayna gibi,görüntüleri çoğaltıp acısını her yönde gördüğünü kim bilmez ki?
Acıların dağlanması da bireyi yenilgiye uğratan özelliktedir. Eğer baskılanma çok fazla ise, acılar dışarı sızarlar.