Eğer başkaları çevrelerindeki saygıyla uçmayı başaramazsa, bomba atmaya başlayacaklardır.
- Henüz kategori yok.
-
Neymar'ın Sakatlık Sonrası Antrenman Dönüşü Brezilya-H…20.06.2026
-
Achraf Hakimi Tecavüz Davasıyla Yargılanacak20.06.2026
-
Ismael Saibari Dünya Kupası'ndaki Yükselişini Bayern M…20.06.2026
-
Gazi Koşusu Şampiyonu Burgas Hayata Veda Etti: Efsane …20.06.2026
-
Galatasaray GAİN'in Yeni Teknik Direktörü Şaban Uzun G…20.06.2026
-
Hürmüz Boğazı Gerilimi ve ABD-İran İlişkilerindeki Kar…19.06.2026
-
Anne Hathaway Üçüncü Çocuğuna Hamile: St. Tropez Tatil…19.06.2026
-
Joe Rogan: Başkanlar Podcastımı Kaldırmak İçin Spotify…19.06.2026
-
Ece Erken'den Bomba İddia: Mert Ramazan Demir ve Manif…19.06.2026
-
Kontrolmatik'te Kritik Dönemeç: Finansal Zorluklar, Va…19.06.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#toplum
Savaşın yol açtığı zorunlu göçlerle gelen, toplumsal ve siyasal sorunlar, bütün ülkelerin kültürel dokularını ve ekonomik yapılarını dinamitledi. Dünyada savaşa taraf olmuş olmamış, savaştan etkilenmeyen hiç bir ülke kalmadı.
Bilim ve sanat, bir kuşun iki kanadı gibidir. Bu iki kanadı kullanabilen toplumlar uçar ve özgür olurlar. Uçamayanlar ise tavuk olur... 'Tavuk toplum', önüne atılan bir avuç yemi gagalarken, arkadan yumurtalarının alındığının farkında bile olmaz!
Başkaları özgür değilse hiç kimse özgür olmaz; zira özgürlük, hayatın toplumsal ve siyasal bakımdan belirli bir şekilde örgütlenmesinin bir sonucu olarak icra edilir.
Artık hükümetlerin özgürlüğü, dinin ahlaki değerleri yok ettiği bir toplumda yaşıyoruz.
Ne zaman din toplumu yönetmek için kullanıldıysa, din kralların ve diktatörlerin elinde halkı cezalandırmak için her zaman bir araç olarak kullanılmıştır… Diğer taraftan dinin devletten ayrılması ise dünyayı felaketlerden kurtarır ve dini onun takipçilerinin gönlünde korur.
Gerçekten demokratik bir toplum lâik bir kültürel yapıya sahip olması gerekir: Birincisi; ahlâk ve dini birbiri ile eşitlememek, ateistleri damgalamamak, başkalarının dinsel ilgi ve amaçlarına saygı göstermek ya da kamu görevi için dinsel inanışı yeterlilik kapsamında tutmamak. Elbette ki, sonraki anlamda lâiklik Birinci Anayasal Düzenleme içinde gösterilmez. Bu durum yasa değil, duyarlılık konusudur.
Laiklik meselesi sınıf meselesinin önemli bir parçasıdır. Çünkü sınıf mücadelesini geliştirebilmek için laik bir toplumsal yaşam gerekli. Bugün ideolojik olarak AKP’nin hegemonyasında bulunan işçi sınıfı, yaşadıklarını kapitalizmin ve sermayenin bir ürünü olarak değil de Allah’ın bir takdiri olarak görüyor. Laiklik vurgusunu, işçilerin sınıf bilincinin gelişimi açısından bir engel olan kaderci barikatı kırmak açısından önemli bir adım olarak görüyoruz.
Türkiye’de yaşayan ve kendisini toplumdan sorumlu hisseden herkesin, Kemalizm, laiklik ve demokrasi bağlantısını iyi kurması gerektiğine inanıyorum.
Ne zaman din toplumu yönetmek için kullanıldıysa, din kralların ve diktatörlerin elinde halkı cezalandırmak için her zaman bir araç olarak kullanılmıştır… Diğer taraftan dinin devletten ayrılması ise dünyayı felaketlerden kurtarır ve dini onun takipçilerinin gönlünde korur.
Türkiye’de yaşayan ve kendisini toplumdan sorumlu hisseden herkesin, Kemalizm, laiklik ve demokrasi bağlantısını iyi kurması gerektiğine inanıyorum.
İnsanlar bir araya gelip şehirler kurmak, kendilerini güvenlik şemsiyesi altına almak istemişler, ama siyaset sanatına sahip olmadıklarından birbirlerine kötülük edip dağılmışlar. Bunun üzerine tanrı Zeus, şehirlerde kural yerine geçmesi ve insanları dostluk bağlarıyla birbirlerine bağlaması için esası adalet,doğruluk ve utanma olan siyaseti göndermiş ve siyaset sanatı tüm insanlar arasında eşit olarak pay edilmiş.
Siyaset belli bir üretim biçiminin varlığı ve gelişimi için gerekli olan koşulları toplumsal çapta sağlama uğraşıdır. Herhangi bir üretim biçimi, kendi varlığı ve gelişimi için çelişik eylemler gerektiriyorsa, -gerçekte de sık sık görüldüğü gibi- siyaset çelişkili bir uğraş olacaktır. O halde, bu tanımın üstünlüğü, sünekliğidir. Tarihsel süreç içinde üretim biçimleri birleşebildiğine, aşılabildiğine, yerlerine yenileri gelebildiğine göre, bu tanım, birbirinden çok farklı görünen birçok eylemi aynı siyaset kavramı içinde toplama olanağı verir.