- Henüz kategori yok.
-
Galatasaray GAİN'in Yeni Teknik Direktörü Şaban Uzun G…20.06.2026
-
Hürmüz Boğazı Gerilimi ve ABD-İran İlişkilerindeki Kar…19.06.2026
-
Anne Hathaway Üçüncü Çocuğuna Hamile: St. Tropez Tatil…19.06.2026
-
Joe Rogan: Başkanlar Podcastımı Kaldırmak İçin Spotify…19.06.2026
-
Ece Erken'den Bomba İddia: Mert Ramazan Demir ve Manif…19.06.2026
-
Kontrolmatik'te Kritik Dönemeç: Finansal Zorluklar, Va…19.06.2026
-
Ece Erken'den Dört Yıllık Ev Mağduriyeti: Hukuki Süreç…19.06.2026
-
Juneteenth Kutlamaları Northampton'da: Iron Horse, Müz…19.06.2026
-
ABD-İran Anlaşması Piyasaları Dalgalandırırken Belirsi…19.06.2026
-
MHP'nin Erken Seçim Söylemleri ve İktidarın Yeni Seçim…19.06.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#toplum
Tarih konusunda toplumumuzun gerçekten fikri olduğunu sanmıyorum. Eğer olsaydı piyasayı çoğu edebi değerden, sağlam bir kurgudan yoksun, sırf isim yapmaya, para kazanmaya yönelik, kısacası bir defa bile zor okunacak kalitesiz tarihi romanlar istila etmezdi. Bunlar inanılmaz sayıda baskı yapıyor ve kitap evlerinde okuyucunun adeta gözünün içine sokulurcasına stantlarda reklam ediliyor. İnsanımız bu romanları tarihsel gerçekleri anlatan metinler olarak okuyorlar. Dizileri veya filmleri tarihsel gerçekler olarak seyrediyorlar.
İnancın ne kadar yıkıcı bir silah olabileceğini bir kez daha görüyorum. Bu genç beyinler, bu tutkulu kişilikler doğru bir yöne kanalize edilebilseydi ülkeye ne kadar yararlı olurlardı.
Uçuruma giden bir trenin içindeyiz. Treni kullananlar, bu güzergahı değiştirmek yerine uçuruma gidiyoruz diyenleri susturmakla meşguller…
Bir memlekette namuslu insanlar en az namussuzlar kadar cesur olmadıkça o memleket için kurtuluş yoktur.
Eşimi sinema tutkum yüzünden yoksulluğa mahkûm ettim. Yoksulluk utanç da getirir. Hele bizim buralarda, sosyal yarışı kaybettiğin an, dışlanırsın. İnsanlar ahlaksızlığı bağışlayabiliyor ama acizliği asla. Çal, soy, yeter ki yoksul kalma. Ben Beyoğlu’nda, koltuğumun altında senaryolarla kapı kapı dolaşırken, evin faturalarını, çocuklarımın bakımını eşimin üzerine yıktım. Benim gibi bir sorumsuzu yönettiği için, o büyük yönetmendir.
Boş ver, diyorum. Çekemezsek çekemeyiz. Bu toplum bu öyküye layık değilmiş diye avuturuz kendimizi.
İnsan malzemeniz iyi ise kötü sistemle de iyi sonuç alabilirsiniz. Ama kötü ise yapabileceğiniz en akıllıca şey, o insanları en iyi sınırlayacak sistemleri bulmaktır.
Gençlik sesini yükselttiğinde değil, asıl sustuğu, pıstığı zaman endişelenmek gerekir. Ülkenin geleceği için!
Hep aynı şeyi duyan insanlar, giderek onun dışında bir doğrunun bulunabileceğini bile unuturlar.
Sayısal çokluk, ancak bilinçli ve örgütlü olduğunda toplumsal ve siyasal bir güce dönüşür.
Bu topluma kötülük edenler laiklik yanlıları değil, laikliği “dinsizlik” olarak karalayanlardır.
Lâiklik, genel anlamda toplum ve devlet düzeninin akla ve bilime dayandırılmasıdır.
Bugün maalesef Türkiye’nin yarısı kendisini, kendi ülkesine yabancı hissetmeye başladı. Bu, insanları kendi ülkelerine karşı yabancılaştırıyor. Erdoğan, Türkiye’nin yarısını depresyona soktu.