Hegel bir yerde, dünya çapında tarihî öneme sahip bütün olay ve kişilerin âdeta iki kere sahneye çıktığından söz eder. Şunu eklemeyi unutur : birinci seferinde trajedi, ikincisinde ise komedi olarak.
- Henüz kategori yok.
-
3 Nisan 2026 Cuma Namazı Vakitleri ve Kılınışı: Diyane…03.04.2026
-
Diyanet 3 Nisan Cuma Hutbesi: Ümmet Bilinci ve Birlik …03.04.2026
-
3 Nisan 2026 Ankara Cuma Namazı Saati ve Kılınışı Deta…03.04.2026
-
Kayseri'de Ezan Vakitleri ve Kent Yaşamına Etkileri Me…03.04.2026
-
AÖF Sınav Giriş Belgeleri Erişime Açıldı: 2026 Vize Ta…03.04.2026
-
Bakanlık Sahte Gıdaları İfşa Etti: Eker Peynir Dahil B…03.04.2026
-
Leyla The Band, 13 Yıl Aranın Ardından Sahnelere Geri …03.04.2026
-
LGS Sınav Tarihi Resmen Değişti: Yeni Tarih 13 Haziran…03.04.2026
-
Emekli ve Memur Maaş Zammı Hesapları: Temmuz 2026 İçin…03.04.2026
-
Mert Hakan Yandaş Bahis Soruşturmasında Hakim Karşısın…03.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#tarih
İnsanların maddi yaşam koşullarını belirleyen onların bilinçleri değildir, bu maddi koşullar onların bilinçlerini belirler.
Yahudi fundamentalizmi iki önemli olayı temel alır; ilki Nazi soykırımı, ikincisi ise 1973’teki Yom Kippur Savaşı.
Yaşayanlar hakkında bilgi sahibi olmadan ölüler hakkında bilgi sahibi olabilir misin?
Türkiye'de hatırat yazmak hala' alışılmamış bir tutumdur. Yaşadıkları dönemle ilgili olarak bize aktarabilecekleri pek çok bilgi bulunan devlet adamlarımızın büyük çoğunluğu, bu bildiklerini, artık kimsenin öğrenebilmesine imkân bı rakmayacak şekilde, beraberlerinde alıp götürmüşlerdir. Bu cidden üzülecek bir tutumdur.
Tüm zamanların en büyük, en korkunç ve yıkıcı savaşları, Tanrı'nın" savunmasında "başlatılmış olanlardı, sanki" o " insanın ne dediğini ya da yaptığını önemsiyordu.
İnsanın tarihi, dinin insanın yaşam kavramını ve evreni saptırdığını ve onu doğanın kör güçleri önünde çıngıraklı bir korkak yaptığını kanıtlıyor.
Dünyada, bir kitabın içerisindeki sözcükler gibiyiz. Her nesil; bir satır, bir cümle misali.
Hıristiyanlığın bu kadar etkili olmasının sebebi 2000 yıldır aynı şeyi söylüyor olmasıdır.
Eğer kazanırsak -ki bunu yapabiliriz ve yapmalıyız da-, Alman tarihinde adından en çok söz edilen nesil olarak nam salacağız. Ancak kaybedersek, hatamızın bedelini korkunç bir biçimde ödemek zorunda kalacak olan nesiller yüzlerce yıl boyunca bizlere lanetler yağdıracaklardır.
... Ancak çocuk gibi düşünen adamlar şöyle ihtimal edebilirler ki, topların kanunları tarihin kanunlarından güçlüdür, güya Nankin'de ateş açmakla tarihin tekerini tersine çevirmek mümkün... Emperyalizm tarihinde korkutma siyasetinin kendi "temelleri" vardır. Ancak şüphe yok ki, bu siyaseti yararsız ve hiçbir sonuç vermiyor.
Mazi, tıpkı bir ağacın köküne benzer. Ağaç ne kadar büyür se büyüsün, onun en yüksekteki yaprakları bile köke daima muhtaç. Çünkü hayat suyu ancak bu yolla gelir.
Tarih de gıdasını, ziraat gibi, tepelerden değil, vadilerden, üstün kalitede insanlardan değil, vasati sosyal seviyeden alır.
Persler, Asurlar, İbraniler “bilgi peşinde” koşmamışlardır, çünkü gerçeğin Tanrı olduğuna inanmışlardır.
Tek bir insanın yaptığı, sanki bütün insanlar tarafından yapılmış gibidir. Bu nedenle cennet bahçesindeki söz dinlemezliğin bütün insanlığı kirletmesi haksızlık sayılmaz; gene bu nedenle tek bir Yahudi'nin çarmıha gerilmesinin insanlığı kurtarmaya yetmesi de haksızlık sayılmaz. Belki de Schopenhauer haklıydı; ben başkalarıyım, her insan bütün insanlardır. Shakespeare de neredeyse, zavallı John Vincent Moon'dur.
Belki çağdaşlarımız -her zaman- bize fazlasıyla benzerler, yenilik arayacaksak eskilerde daha kolay buluruz.