Kapitalist bir devletteki işçi -ki bu onun en büyük talihsizliğidir- artık insan, mucit veya imalatçı değildir. Bir rakamdır, makinenin içindeki algısız ve kavrayışsız bir dişlidir. Ürettiği şeyden yabancılaştırılmıştır.
- Henüz kategori yok.
-
Jessie Buckley'den İki Yönlü Haber: Yeni Film Projesi …02.04.2026
-
Süper Lig'in 28. Haftasında Kritik Derbilerin Hakemler…02.04.2026
-
Fenerbahçe-Beşiktaş Derbisi Öncesi Kritik Gelişmeler: …02.04.2026
-
Mehmet Ali Erbil'in Annesi Yurdagül Eken 84 Yaşında Ha…02.04.2026
-
A Milli Takım 24 Yıllık Hasrete Son Verdi: 2026 Dünya …02.04.2026
-
ATA AÖF 2026 Bahar Dönemi Sınav Takvimi ve Eskişehir U…02.04.2026
-
Prof. Dr. Bülent Akdoğan'ın Vefatı Tıp Dünyasını Yasa …02.04.2026
-
X (Twitter) Küresel Çapta Kesinti Yaşıyor: Kullanıcıla…02.04.2026
-
Xiaomi HyperOS 3.1 Küresel Dağıtıma Başladı: Android 1…02.04.2026
-
BDDK Kararıyla Kredi ve Kart Borç Yapılandırmasında So…02.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#sosyalizm
Reformizm, sosyalizmi uzak bir hedef olarak görür, bundan öte bir şey değil, ve gerçekte sosyalist devrimi reddeder ve sosyalizmi barışçı araçlarla kurmayı amaçlar. Reformizm, sınıf mücadelesini değil, sınıf işbirliğini savunur.
Sovyet düzeni, galiba bu bayların (kapitalistler) hoşuna gitmiyor. Kapitalist düzen de bizim hoşumuza gitmiyor. Milyonlarca işçi yoksulluk içinde yaşar ve açlıktan ölürken, bir avuç insanın masallardaki gibi bir hayat sürdüklerini bilmek de bizim hoşumuza gitmiyor!
Tarihten gelme "Rus" geriliğimizi arkada bırakarak, sanayileşme yolunda, sosyalizm yolunda var hızımızla ilerliyoruz. İşlenmiş maden ülkesi, otomobil ülkesi, traktör ülkesi olmaktayız. Ve Sovyetler Birliği'ni otomobile ve mujiği traktöre bindirdiğimiz zaman varsın o "uygarlıkları" ile övünen saygıdeğer kapitalistler, bize ulaşmaya çalışsınlar. Hangi ülkenin geri, hangi ülkenin ileri olarak nitelendirileceğini o zaman göreceğiz.
Sosyalizm köklerini Amerika'da bulamaz; çünkü fakirler kendilerini sömürülen bir sınıf olarak değil, geçici olarak sıkıntı yaşayan milyonerler olarak görmektedir.
Her şeyden önce, hangi sosyalist utançla yüzleşmeden devrimci olmadığını iddia ediyor? Yok diyoruz
!
Neden sosyalist olduğumu sana söyleyeyim. Sosyalizm kaçınılmazdır. Köleler ona katlanmayacaklar.
Her gün daha ikna oluyorum, aklımda hiç şüphe yok ve birçok entelektüelin dediği gibi, kapitalizmi aşmanın gerekli olduğu konusunda. Ancak kapitalizm, kapitalizmin kendisinden değil, sosyalizmden, gerçek sosyalizmden eşitlik ve adaletle aşılmaz. Ayrıca demokrasi altında yapmanın mümkün olduğuna ikna oldum, ancak Washington tarafından dayatılan demokrasi türünde değil.
Bu yüzyılda ya biz kapitalizmi yok edeceğiz ya da kapitalizm tüm insanlığı ve gezegenimizi yok edecek. O yüzden ya sosyalizm ya ölüm diyorum…
Yeni, daha iyi ve mümkün bir dünyaya giden yolun kapitalizm olmadığına, yolun sosyalizm olduğuna ikna oldum.
Sosyalizm, aynı zamanda, ihmal edersek, en güzel toplumsal inşamızı parçalara ayıracak olan öjenik gerçeğin sert kayasıyla da karşı karşıya getirir.
Burjuva milliyetçiliğiyle değil, antikapitalist sosyalist yurtseverlikle emperyalizme gerçekten karşı çıkılabilir.
Sosyalizmin çöküşünden sonra kapitalizm rakipsiz kaldı. Bu olağandışı durum onun açgözlülüğünü ve her şeyden önce intihara meyilli gücünü açığa çıkardı. Artık her şeyin ve herkesin adil bir oyun olduğuna inanılıyor.
Her şeyin mülkiyeti, tüm toprak mülkiyeti gerçekte insanların mülkiyetidir. Kim dünyayı diğerlerinden, kitlelerden alıkoyan, diğerlerini kendisi için çalışmaya zorlar. Özel mülkiyet, hırsızlık ve esirliktir.
Sosyalizm, bir kültür hareketidir, güzellik, büyüklük ve halkların zenginliği uğruna bir mücadeledir.
Dünyaya yeniden sahip olmalıyız. Sosyalizmin toplulukları toprağı yeniden dağıtmalıdır.
Sosyalizm için mücadele toprak için bir mücadeledir; sosyal soru tarımsal bir sorudur.
Yoksullaştırılan yığınların emeğinin ürününü, yüzyıllar boyunca kendilerine mülk edinen kapitalistler, yığınları mülksüzleştirmişlerdir. Sosyalizm, mülksüzleştirenlerin mülksüzleştirilmesidir.