- Henüz kategori yok.
-
İstanbul Bahçelievler'de Otel Odasında İşlenen Kadın C…06.04.2026
-
Balkanlardan Gelen Soğuk Hava Dalgasıyla Türkiye'de Sı…06.04.2026
-
Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü 21 Daimi İşçi Alımı Yapa…06.04.2026
-
MGÜ Bestecilik Bölümü'nün Kapatılma Kararı Gündemde: K…06.04.2026
-
Gheorghe Hagi'nin Romanya Milli Takımı Sözleşme Detayl…06.04.2026
-
23 Nisan 2026 Tatil Durumu: Ulusal Egemenlik ve Çocuk …06.04.2026
-
CHP'de 'Mutlak Butlan' Tartışmaları: Yargı Süreci, Kul…06.04.2026
-
Milli Eğitim Akademisi Ek Atama Sonuçları ve Öğretmen …06.04.2026
-
Survivor Birleşme Partisi'nde Tarihi Buluşma: Deniz Se…06.04.2026
-
2026 Altın Fiyatları: Orta Doğu Gerilimi ve Faiz İndir…06.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#sorumluluk
Evcilleştirilmiş hayvanlar ne zaman yemek yiyecekleri, su içecekleri ya da bunları yapıp yapamayacakları, nerede ve ne zaman dinlenecekleri, ne zaman uyuyacakları, egzersiz yapıp yapamayacakları konularında bize bağımlıdırlar. Sıra dışı örnekler haricinde genelde kısa bir süre sonra toplumun bağımsız ve işler birer üyesi olacak olan insan çocuklardan farklı olarak evcil hayvanlar hiçbir zaman ne insan harici dünyanın ne de insan dünyasının tamamen bir parçasıdırlar. Her zaman kırılgan bir arafta yaşarlar ve kendileriyle ilgili her şeyde bize bağımlıdırlar. Onların itaatkar ve köle olacakları şekilde üremelerini sağladık, onlar için zararlı olan ama bizim hoşumuza giden özellikler edinmelerine sebep olduk. Onları bir şekilde mutlu edebiliriz, ama ilişkimiz asla ‘doğal’ ya da ‘normal’ olmayacaktır. Onlar bizim dünyamızdaki sıkışıklıklarına ait değil, onlara ne şekilde davranırsak davranalım.
Bir canlının var olmasından bir şekilde sorumlu olmamız, ona kendi kaynağımız olarak muamele etme hakkını bize vermez. Öyle olsaydı, kendi çocuklarımıza da, kaynağımız olarak muamele etmemiz meşru olurdu. Ne de olsa onlar da bizim eylemlerimiz ve kararlarımız -çocuk doğurma kararlarımız ya da kürtaj yaptırmama kararımız- olmasa dünyaya gelemezlerdi.
Hayvan haklarını kabul etmek, his ve duyguları olan hayvanlara eşya veya mülk muamelesi yapmama gibi bir sorumluluğumuz olduğunu kabul etmek demektir. Buradaki ilginç soru ise ineğin kendisine gaddarca davrandığı için çiftçiye dava açıp açmayacağı değil, öncelikle ineğin neden çiftlikte olduğunu sormak olacak.
Onlar ölene kadar hayata geçirdiğimiz evcil hayvanlara iyi bakmalıyız. Daha fazla evcil hayvan getirmeyi bırakmalıyız.
Köpekler ve kediler gibi evcil hayvanlar savunmasız ve tüm ihtiyaçları için bize tamamen bağımlıdır.
Vegan olmak bize çok az mal oluyor. Eğer yapmazsak hayvanlara çok pahalıya mal olur.
Sevgi insanlığın taçlanan zarafeti, ruhun en kutsal hakkı, bizleri sorumluluk ve gerçekliğe bağlayan altın bağlantı, yüreğin yaşamla arasını uzlaştıran başlıca kefaret ve sonsuz iyiliğin doğru çıkan kehanetidir.
Büyük bir millet, sorumluluklardan vazgeçemez. Bugün terk edilen sorumluluklar, yarın daha şiddetli krizler olarak geri döner.
Tanrının en değerli armağanı olan hayat, çok defa hemşirenin ellerine terk edilmiştir.
Tabii ki fiili hareketi yapan gençlerdir. Bir Süvari atını nereye saklasın, bir teğmen tankını nereye saklasın? Tank çuvala sığmaz. Onlara bu yolu gösteren biziz. Bizi asın, bu çocuklara yazık etmeyin.
Başları dik bir şekilde yeni yaşamı kuran bu direngen halkın yaralarını sarmak, katliamı tanımak ve Ezidi halkının talebi doğrultusunda çalışma gerçekleştirmek hepimizin ortak görevi olmalıdır.
Şimdi beni iyi dinleyin, iyi tercüme et sen de. Biz buraya şova gelmedik. O şovu tribünde yapıyorlar. O bakan, öteki milletvekili, o şov orada yapılıyor, burada yok. Siz Galatasaray takımının tarihine kupa kazandıracaksınız. Kendi futbol hayatınızda da bir kupa şampiyonu olun. Nedir bu haliniz? Maça çıkıyoruz, Kupa finaline ! Tam bir buçuk gündür size seslenmiyorum, hala burada aynısınız. Siz böyle mi geldiniz bu yerlere? Ciddiyetinizi koruyarak geldiniz. İnşallah beni yanıltırsınız. Oradaki de şov, bizim işimiz değil; bizim işimiz top oynamak. Kendinize gelin buradan sahaya kadar, başarılarınıza bir yenisini daha ekleyin. Size yakışan budur. Büyük unvan sahipleri, büyük takımlara yakışan budur. O ciddiyetle her takımı ciddiye alarak ve en az Leeds maçı kadar, Arsenal maçı kadar koşarak, çünkü tarihe bir kupa daha kazandıracaksınız. Göreyim benim takımımı, Allah yardımcınız olsun.
Siz ey Allah’ın kulları! O’nun emir ve nehiylerinin muhatabı sizsiniz. Din ve vahyi taşıyanlar (ahkamı kendinizde uygulamak için) Allah’ın eminleri ve onu (diğer) mulletlere ulaştıracak elçileri sizsiniz.
Washington kendine şu soruyu soruyordu: "İran'ı kim kaybetti?" Kimi Başkan Carter'ı suçluyordu, kimi CIA'yi, kimi şahı, kimi de onun generallerini. Oysa bu spekalüsyonlar, güvertedeki iskemleler başka türlü dizilseydi acaba Titanic yine de batar mıydı, diye tartışmak kadar anlamsız.
Pek eminim ki sanatımı hizmet edebilirsem memleket için menfaatli bir uzvum, edemezsem; ademi [yokluğu e.n.], ne yeryüzünü kaybettiren ne de toprağı kazandıran kimseler gibi bi-lüzum [gereksiz e.n.] olurum.