- Henüz kategori yok.
-
Jessie Buckley'den İki Yönlü Haber: Yeni Film Projesi …02.04.2026
-
Süper Lig'in 28. Haftasında Kritik Derbilerin Hakemler…02.04.2026
-
Fenerbahçe-Beşiktaş Derbisi Öncesi Kritik Gelişmeler: …02.04.2026
-
Mehmet Ali Erbil'in Annesi Yurdagül Eken 84 Yaşında Ha…02.04.2026
-
A Milli Takım 24 Yıllık Hasrete Son Verdi: 2026 Dünya …02.04.2026
-
ATA AÖF 2026 Bahar Dönemi Sınav Takvimi ve Eskişehir U…02.04.2026
-
Prof. Dr. Bülent Akdoğan'ın Vefatı Tıp Dünyasını Yasa …02.04.2026
-
X (Twitter) Küresel Çapta Kesinti Yaşıyor: Kullanıcıla…02.04.2026
-
Xiaomi HyperOS 3.1 Küresel Dağıtıma Başladı: Android 1…02.04.2026
-
BDDK Kararıyla Kredi ve Kart Borç Yapılandırmasında So…02.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#özgünlük
Müziğimi 20 yıl önce ya da yarın yapmış olmam önemli değil. Modaya göre değişmiyor. Altı ayda bir pantolonlarım daralıp genişlemiyor. Müziğim hep olduğum gibi kalıyor, ben onu öyle seviyorum.
Kendin olmak her zaman rahat değildir. Bu yüzden, birinin kendisini başkasıyla kıyaslamasını anlamıyorum.
Çalışmayı sana arı öğretebilir. Beceriklilikte bir kurt sana öğretmen olabilir. Bilgiyi daha önceki insanlardan alabilirsin. Ama sanatı, yalnız kendin ortaya koyabilirsin.
Sanatçı; Kendisini her yönden beslemezse, çağın yozlaşmasına karşı kendini nasıl koruyacak?
Sadece benim biliyor musun, sadece benim. Bazen çok düzensizim, bazen çok düzenliyim ve...sadece benim.
Kendimizi başkalarına benzetmeye, gizlemeye o kadar alışmışız ki en sonunda kendimizi gizleriz.
Türk halkına mesajım şu: Bugünlerde dikkat etsinler. Ortaklık yapmasınlar, gerek yok. Kendi bildiklerini yapsınlar. Başkalarının tavsiye ettikleri işlerle uğraşmasınlar. Batarlar ağlarlar sonra. En güzel yol bildiğiniz yoldur. Batsanız dahi kendi bildiğim yolda battım dersiniz. Ancak başkalarının tavsiye ettiği yolda batarsanız ağrınıza gider. Dostluklarınızı arkadaşlıklarınızı kaybedersiniz.
'Ben' olmadan, 'biz' olmaz. Ben yoksa bir toplulukta, artık oradaki toplam ötekileştirilmiş, kendi benliğine yabancılaştırılmıştır. Artık bu kalabalık 'onlar' olarak nitelenebilir. 'Biz' diyebilmek için, 'biz'i oluşturan tek tek ben'lerin kendi özgünlüklerini korumaları ve birbirine benzetilmemeleri gerekir. Yoksa oradaki kitle, toplum ötekileştirilmiş onlar'ın toplamıdır. Bu noktada Foucault'nun dediği gibi "Bir yerde herkes birbirine benziyorsa orada kimse yok demektir." gerçeğine yaklaşırız. Bir toplulukta 'ben yoksa, o topluluğun bir ruhu ve özgünlüğü yoktur, o topluluk kuru kalabalıktan ibarettir. İradesi ve özgünlüğü elinden alınmıştır. İşte bu noktada oradaki insanların yerine ödün koysanız hiçbir fark olmayacaktır. Foucault, bence "orada kimse yoktur," derken tam da bunu kast ediyordu. Özgür bireyin olmadığı ve bireylerin gönüllü olarak bulunmadığı hiçbir topluluk, "biz' değildir ve ötekileştirilmiş yok edilmiş ben'lerin mezarlığından başka bir şey değildir.
Gerçek anlamda aydınlanmış kişiler, hiçbir zaman başkalarına öykünmez. Bunun yerine onlar kendilerinin önceki halini aşmaya çalışırlar.
Bireyi sıradanlığa sürükleme ve özgün bir kişilik oluşumuna sebep olabilecek her şeyi ondan söküp alma eğiliminde olan günlük eğitimin zararlı etkisi önünde teslim oluyorlar.