Bir gün tiyatronun ışıkları sönecek, zil sesleri susacak ve tiyatro perdesi sonsuza kadar üzerime kapanacak. İşte o zaman giderken tüm üzüntülerinizi yanımda götürerek size sadece kahkahaları bırakacağım.
- Henüz kategori yok.
-
Nvidia, Beklentilerin Üzerindeki İlk Çeyrek Sonuçlarıy…21.05.2026
-
NATO Liderleri, Artan Tehditlere Karşı Savunma Kapasit…21.05.2026
-
Bad Bunny ve Zara İşbirliği: 'Benito Antonio' Koleksiy…20.05.2026
-
Trabzonspor, Savunma İçin Samsunspor'dan Rick van Dron…20.05.2026
-
Fenerbahçe'de Başkan Adaylarından Sezon Öncesi Büyük T…20.05.2026
-
Dolar/TL'de Yükseliş Eğilimi: Jeopolitik Riskler ve Kü…20.05.2026
-
Yerel Yönetimlerde Gündem: Ünye'den Kiralama İhalesi D…20.05.2026
-
Kullanıcıları İkiye Bölen Instagram Şipşak Özelliği: D…20.05.2026
-
Bahçelievler Belediyesi'nden Kapsamlı Hizmet ve Yeni D…20.05.2026
-
AKOM'dan İstanbul'a 5 Günlük Yoğun Yağış Uyarısı: Haft…20.05.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#ölüm
Bir bakmışsınız benim cenazemde başka sanatçılarla röportaj yapmışsınız. Gün gelecek tiyatro sanatçıları ölecek. Tiyatro perdesi üstümüze üstümüze yıkılacak. Seyirci üzülmesin. Ben ve benim arkadaşlarım, onların kederini alıp götürecek. Onlara sadece gülmek kalacak.
Benim cephem sahne. Ben tiyatronun bir neferiyim. Asker hastalıktan ölmez; kurşunla ölür. Ben de cephede yani sahnede alkışlarla ve alkışların arasında ölmek istiyorum.
Çiçekler koptukları ağaçtan özgürlüğe uçarken, kar taneleri gibi mesut ve ölümden habersizdiler.
Ateş de, aşk ve ölüm gibi . Kimse kimsenin yerine yanmıyor. Ve kimsenin yangını kimsenin yangınına uymuyor..
Günah çıkarmanın en kestirme yolu intihar etmektir. Zaten intihar da itirafın ta kendisidir.
İnsan, ne idraksiz mahlûktur! Herkes kimsenin sağ kalmadığını bilir de, kendi öleceğine inanmak istemez.
Bu kadar adam gördüm, içlerinden hiçbiri dünyadan hoşnut değil, hiçbiri de dünyadan gitmek istemez.
Ancak ağabeyi kendinden evvel ölürse, ağabeyinin kendinden evvel toprağa verildiğini öğrenirse belki de biraz sükûn bulacak, kendisi iyi kötü yaşarken toprakta toprak olmuş bir ölüyü artık belki de pek kıskanmayacaktı...
Ölmek, öldürmek... Ölmenin ıstırabı varsa bile bu ıstırap ancak bir lahza sürer, sonra ölü yokluğun büyük huzuruna erişirdi. Halit'in bedbaht olması ve sürünmesi için gittiği yerde vurulmasını değil vurmasını, katil olmasını istemek daha doğru idi.
Benim deli olmam olanaksız. Çünkü ben ölmüşüm. Deliler de ölür ama hiç ölüler delirir mi?