Fakat sen ey servet sahibi adam, güneşin mutlu ateşinin iddiasız büyüklüğünde ve düşünceli ayın olgun parıltısında senin servetinin bir payı yok.
- Henüz kategori yok.
-
2 Nisan Burç Yorumları: Yıldızlar Sağlık, Aşk ve Kariy…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki Çatışmasızlık İyimserliği Piyasaları Hız…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki İran Savaşı ABD'nin Küresel Dengesini ve…02.04.2026
-
Kapadokya Tanıtım Serisinde Yeni Dönem: Go Türkiye, Ün…02.04.2026
-
Hapoel Tel Aviv'e EuroLeague'den Ağır Ceza: Playoff Ya…02.04.2026
-
Bitcoin Piyasasında Karışık Sinyaller: Yükseliş Umutla…02.04.2026
-
Ramazan Tetik'in Vefatı Derin Üzüntü Yarattı: Sanat Dü…01.04.2026
-
Marmaray'da Katener Arızası: Seferler Tek Hattan Yapıl…01.04.2026
-
Erzincan'da Yüzeye Yakın 2.8 Büyüklüğünde Deprem: Can …01.04.2026
-
Kandilli Rasathanesi'nin 115 Yıllık İklim Hafızası Yap…01.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#materyalizm
Materyalizm, genç ve yüzeysel beyinleri bir hayli cezbeder . Müritlerin konuşmasına imkan tanır ve onları düşünmekten muhaf tutar.
Yıkılan sarayların yerine yenisini yapmak kolaydır. Fakat insanlar ölürse, onların yerine kolay kolay yenisi konmaz.
Satın alınan şeyler sana iyi deneyim ve anı sunamıyorsa, örneğin bir dostun, bir seyahatin veya sabaha kadar süren bir konuşmanın benzersiz hazzını veremiyorsa... Bu anlamsız ortalamada mülkiyetin belirleyici bir hükmü yok. En değerli şeyler anıların, deneyimlerin ve insanların.
Gençken, paranın hayattaki en önemli şey olduğunu düşünürdüm; şimdi yaşlıyım ve öyle olduğunu biliyorum.
Dünyaya, dünyalık şeylere sahip olmanızda bir sakınca yok. Yeter ki kalbinizde dünya sevgisine yer olmasın.
İnsanlar bu dünyada itibar peşinde koşuyorlar. Bizler, itibarın paramızla, arabamızla, giydiğimiz marka ile veya nüfuzlu kişilerle olan iletişimimiz ile geldiğini düşünüyoruz. Halbuki haysiyet ve itibar, yalnızca, Allah'ı öğretmenimiz edindiğimiz zaman gelir.
Amacım zamanı satın almak. Mülk edinmek gibi bir derdim yok. Mülkiyet hırsızlık gibi bir şey. Sevmiyorum işte. Biz kuşak olarak böyleyiz. Bize sevmeyi, bir şeylere bağlanmayı öğretmediler. O tarafımız gelişmedi. Benim tek bir düşüncem var; çıplak geldim, çıplak gideceğim. Ben dünyanın bir parçasıyım, şurayla ve bedenimle sınırlı değilim. Bir şeyler yanlış gidiyor, birileri acı çekiyor. Ben de çekiyorum aynı acıyı. Altıma son model bir araba çekip, güzel bir ev alınca mutlu mu olacağım yani? Hayır olmam. Aramızda mutlu olanlar varsa zekalarından şüphe ederim, bir de gözlerinden. Çünkü iyi görmüyorlar!
İnsanların inancı ya vardır ya da yoktur; ikisi birlikte olmaz. Yerlilerin inancına göre maddesel nesneler korkuya yol açar. İnsanlar ne kadar çok mala sahipse, o kadar çok korkarlar. Ve olasılıkla sadece bu nesneler için yaşarlar.
İnsanlar çoğu zaman hayatlarını tersten yaşamaya çalışır. İstedikleri şeyi daha çok yapabilmek için daha çok eşyaya ya da paraya sahip olmaya çalışırlar, böylece daha mutlu olacaklardır. Gerçekte işler tam tersine yürür. İlk önce aslında kimseniz o olmalısınız, sonra istediğiniz şeye sahip olmanız için yapmanız gereken neyse onu yaparsınız.