Sevgiye, saygıya, ahlaki değerlere ve kuvvetler ayrılığına duyulan inançla, daha iyi insan olmak için çabalarsak dünya daha iyi bir yere gider.
- Henüz kategori yok.
-
Dünya Kupası'nda Siyasi Müdahale Krizi: Balogun Kararı…06.07.2026
-
Jordan Henderson Dünya Kupası Kutlamasında Ciddi Bilek…06.07.2026
-
Hamaney'in Cenazesi ve Savaşın Geleceği: İran'da Yükse…06.07.2026
-
Nevşehir ve İlçelerinde Bugün Vefat Eden Vatandaşlarım…06.07.2026
-
CHP Kurultay Davasında Adem Soytekin'den Çelişkili İfa…06.07.2026
-
LGS 2026 Sonuçları 10 Temmuz'da Açıklanıyor: Tercih Ta…06.07.2026
-
Rusya'nın Ukrayna'ya Yönelik Yoğun Füze Saldırıları: K…06.07.2026
-
Toplumdaki Değişim İradesi Yükseliyor: Siyaset Mühendi…06.07.2026
-
Julián Quiñones: Geçmişin Gölgesinden Dünya Kupası Yıl…06.07.2026
-
Fenerbahçe, Beşiktaş'ın da Gözdesi Armand Lauriente İç…05.07.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#kuvvetler ayrılığı
Gerek AB istekleri, gerek AİHM'nin kararları şöyle bir bir yargı istiyor HSYK'de bakanın işi yoktur, müsteşarın yeri yoktur diyor.
Şimdi geçen akşam medyadan sordular bana. 'Siz işte yargı kararlarına saygı duyar mısınız?' diye bir soru geldi bana. Ben yargı kararlarına saygı duyulması gerekirse duyarım. Ama duyulmaması gerekirse orada duymam, uyarım sadece. Çünkü yargı kararlarına saygı duymak diye benim bir görevim yok. Yargı kararlarına uymak gibi bir görevim var. Uymak mecburiyetindeyim, uyarım. Nitekim şu anda bir başbakan olarak bile biz kabullenemediğimiz birçok kararlara uymak zorunda kalıyoruz.
Rejim, sistemde bir tür kuvvetler ayrılığı olduğunu iddia ediyor. Ama aslında son sözü söyleyen tek kişi var: İran'ın dini rehberi Ali Hamaney.
Yürütme organı, yargıyı hizaya getirmeye çalışıyor. Buna göre bir eylem planı hazırlandı. Buna uygun eylem planı da anayasa değişikliğidir.
Anayasa Mahkemesi nasıl böyle bir karar verebilir ki yasama yetkisini Türk milletinden alan Meclisimizi yok sayabilir? Yargı bir karar veriyor, yasamayı hiçe sayıyor. Kala kala bir yürütme kalıyor. Yürütmenin tüm eylem ve işlemleri yargı denetimine tabidir. Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararlar, yürütmeyi de tasarruf altına alıyor. Danıştay’ın kurumsal muhalefeti de ortada. Yürütme de elden gitti. O zaman üç erkten sadece yasama kaldı. Böyle bir rejime, böyle bir sisteme cumhuriyet denilebilir mi?
Kuvvetlerin ayrılmadığı ve özgürlüklerin güvence altına alınmadığı yerde anayasa yoktur.