Bir cumhuriyette en tehlikeli şey eskiden kaldırılan yasanın tekrar yürürlüğe konmasıdır.
- Henüz kategori yok.
-
Trabzonspor, Savunma İçin Samsunspor'dan Rick van Dron…20.05.2026
-
Fenerbahçe'de Başkan Adaylarından Sezon Öncesi Büyük T…20.05.2026
-
Dolar/TL'de Yükseliş Eğilimi: Jeopolitik Riskler ve Kü…20.05.2026
-
Yerel Yönetimlerde Gündem: Ünye'den Kiralama İhalesi D…20.05.2026
-
Kullanıcıları İkiye Bölen Instagram Şipşak Özelliği: D…20.05.2026
-
Bahçelievler Belediyesi'nden Kapsamlı Hizmet ve Yeni D…20.05.2026
-
AKOM'dan İstanbul'a 5 Günlük Yoğun Yağış Uyarısı: Haft…20.05.2026
-
Fuat Oktay'ın 'Yetki Belgesi' İddialarına Yönelik Sess…20.05.2026
-
Bruno Fernandes, Premier Lig'de De Bruyne ve Henry'nin…20.05.2026
-
Prof. Dr. Naci Görür'den Marmara Depremi ve Kentsel Dö…20.05.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#istikrar
Bir görevin ne kadar zor göründüğü önemli değil... Kalıcılık ve istikrarlı eylem sizi baştan çıkaracak.
Dengesiz bir milletin dostu olmaz. Alman halkı beni ciddi anlamda endişelendiriyor. Onlar adına söyleyebileceğim tek şey çok fazla şey yaşamış olmalarıdır. 1914-18 savaşından (I. Dünya Savaşı) bu yana huzur ve istikrar bulamadılar.
Fiyatlardaki tüm ciddi dalgalanmalara ve dolayısıyla bu dalgalanmaların ürettiği tüm güvensizlik ve yıkıma son veren adil ve kalıcı bir ticaret ilkesi oluşturmaya gider; ve zaten mahvolmuş olanları yeniden inşa etmek.
Liglerde, hep en iyi olan şampiyon olur. Şampiyonlar Ligi gibi elemeli turnuvalarda her şey olur.
Zihni omurgasında sabit tutmak ve onu her türlü huysuzluk riskinden kurtarmak için işten daha iyi bir ağırlık yoktur.
Siyasi ve ideolojik zemin kaygandır. Bu kaygan ortamda insan çeşitli hatalar yapabilir ama önemli olan, ayağımız kaysa da düşmemek, düşsek bile ikbal için karşı tarafa geçmemektir.
Bence en önemli husus işi sevmektir. Her alanda olduğu gibi sevgi birinci sırada gelir. Ardından istikrar geliyor.
Yolum hangi büyük şehre düşse, orada her gün ayaklanmaların, katliamların, aşağılık bir kasaplığın, bir dünya sonu kargaşasının başlamıyor olmasına hayran olurum(...) Aslında birbirilerinden nefret etmekte ama nefretlerinin bile hakkını verememektedirler. Bu vasatlık, bu güçsüzlük toplumu kurtarır, istikrarını teminat altına alır.
Tek bir tutkusu vardı: Tüm yaşamı boyunca; gerçekte ne ise, o olarak kalmak; kendi kişiliğini salt bir ay, ya da bir yıl süreyle değil, ama ömrünün sonuna dek yitirmemek.
Türkiye'de iktidarın değişmesi için bir ortam veya demokratik bir neden bulunmuyor, korkunç bir enkaz falan da görünmüyor. Bilakis ülkemiz yükselişte sınır ve eşik tanımıyor.
Türkiye Cumhuriyeti sokakta kurulmadı, sokakta bulunmadı, sokağa bırakılmayacak, sokağın girdabına, sokak serserilerine teslim edilmeyecektir.
İstiyorlar ki Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi çöksün, hükümet gitsin, Türkiye tökezleyip düşsün.
Toplumsal istikrar olmadan uygarlık olmaz. Bireysel istikrar olmadan da toplumsal istikrar olmaz.