Odanın dört duvarla çevrili olduğunu açıklamalı mıyım? Nasıl olur bu? Duvarla çevrilmek? Nasıl çıkabilirim odadan? Durum şu: İnsan isterse bir yol bulur. İrade güçlü olunca her şey fethedilebilir. Bir kapı hayal etmem yeter, tıpkı çocukluğumun mutfağındaki gibi demir kulplu ve sürgülü, eski, dost bir kapı. Duvarla çevrili olsa da, böylesine güvenilen bir kapının açamayacağı hiçbir oda yoktur, önemli olan insanın böyle bir kapının var olduğunu düşünecek kadar gücü olmasıdır.
- Henüz kategori yok.
-
Gaziantep Adliyesi'nde Rüşvet ve Uyuşturucu Ağına Büyü…07.04.2026
-
Nilperi Şahinkaya'dan Eski Sevgiliye Milyonluk Vurgun …07.04.2026
-
MEB'den 2025-2026 Eğitim Yılı Yaz Tatili ve Karne Duyu…07.04.2026
-
Trump'ın İran Ultimatumu Gerginliği Tırmandırıyor: Anl…07.04.2026
-
Şampiyonlar Ligi Çeyrek Finali: Real Madrid - Bayern M…07.04.2026
-
Pegasus ve British Airways Seferlerinde Büyük Aksaklık…07.04.2026
-
Elif Karaarslan'dan Trabzonspor-Galatasaray Derbisine …07.04.2026
-
ENPRA Hisseleri Borsa İstanbul PÖİP'te İşleme Başlıyor…07.04.2026
-
T26 Tüneli ile YHT Seyahatlerine Yeni Hız: Bakan Uralo…07.04.2026
-
Orhan Gencebay Tedavisinin Ardından İlk Kez Görüntülen…07.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#güç
Albert Einstein ve Leo Tolstoy ahlâkın temel özünün, gücümüzü masum ve zayıflara karşı nasıl kullandığımızla ilgili olduğunu söylemişti. Tolstoy, durumu “vejetaryenizm insancıllığın köküdür” diyerek özetliyordu. Einstein bizi diğer türlerden daha üstün gören insanın kendini beğenmişliğinden dem vurarak diğer canlıları sömürmemize yönelik meşrulaştırmalara ”bilince yönelik optik bir yanılsama” adını veriyordu. Einstein, görevimizin, merhamet çemberimizi büyüterek kendimizi bu hapisten kurtarmak olduğunu biliyordu. Gerçekten özgür olmak için toplumumuzun şu anda geçerli olan etik normlarının ötesine geçmek zorundayız. Kendini savunamayan bir kurbanın cesedini yemeye devam ederken iyi bir insan olduğumuzu nasıl iddia edebiliriz ki?
Ne kadar yürürsen yürü; arkanda bıraktığın yol kadar güçlü ve henüz yürümediğin yol kadar zayıfsın.
Bir insanın peygamber olmayı istemesinde gizem yoktur. Peygamberlik mükemmel bir iştir. Tanrının konuştuğu insan sizsiniz. Yeryüzündeki bütün insanların arasından tanrı konuşmak için sizi seçti. elbette etrafta şahit yoktu ama yine de siz tanrının konuştuğu kişiydiniz.İnsanların sizi sevmesi, size hayranlık duyması, saygı duyması, sizinle yatması, size itaat etmesi ve size para vermesine şaşırmamalı.Bir insanın peygamber olmak istemesi süpriz değildir, asıl saçma olan diğer insanların buna izin vermesidir.”
Silahınız varsa banka soyabilirsiniz, ama eğer bir bankanız varsa herkesi soyabilirsiniz.
Başkan olmak, ‘mezarlıklar müdürü olmak’ gibi bir şeydir; maiyetinizde yığınla insan bulunur, ama kimse sizi dinlemez.
Türk Oğuz beyleri, budunum, işitin! Üstte mavi gök basmadıkça, altta yağız yer çökmedikçe, Türk milleti, ilini, töreni, kim bozabilir?! Türk milleti, kendine gel, aklını başına devşir!
Bir dünya devletinin ciddi savaşları önlemesi için minimum bir güce sahip olması gerekir. İlk ve en önemlisi, dünya devletinin dünyadaki tüm silah ve silahlı kuvvetlerin tekeline sahip olması gerekir.
Modern diktatörlerin en küçükleri bile, Arap halifelerinin, Pers şahlarının ve Türk sultanlarının en büyüğünden daha güçlü bir denetime sahiptir.
Dehayı, kişinin kendisine verilen eğitime karşı çıkan, üretken başkaldırı ve gizli gücü olarak tanımlıyorum.