Bilhassa tahammül edemediğim bir şey, kadının erkek karşısında her zaman pasif kalmaya mecbur oluşu... Neden? Niçin daima biz kaçacağız ve siz kovalayacaksınız? Niçin daima biz teslim olacağız ve siz teslim alacaksınız? Niçin sizin yalvarışlarınızda bile bir tahakküm, bizim reddedişlerimizde bile bir aciz bulunacak? Çocukluğumdan beri buna daima isyan ettim, bunu asla kabul edemedim. Niçin böyleyim, niçin diğer kadınların farkına bile varmadıkları bir nokta bana bu kadar ehemmiyetli görünüyor?
- Henüz kategori yok.
-
A Milli Takım 24 Yıllık Hasrete Son Verdi: 2026 Dünya …02.04.2026
-
ATA AÖF 2026 Bahar Dönemi Sınav Takvimi ve Eskişehir U…02.04.2026
-
Prof. Dr. Bülent Akdoğan'ın Vefatı Tıp Dünyasını Yasa …02.04.2026
-
X (Twitter) Küresel Çapta Kesinti Yaşıyor: Kullanıcıla…02.04.2026
-
Xiaomi HyperOS 3.1 Küresel Dağıtıma Başladı: Android 1…02.04.2026
-
BDDK Kararıyla Kredi ve Kart Borç Yapılandırmasında So…02.04.2026
-
AJet'ten İkinci Yıl Dönümüne Özel Yüzde 20 Yurt İçi Uç…02.04.2026
-
Yağışlı Hava Trendyol'da E-ticaret Alışveriş Alışkanlı…02.04.2026
-
Wordle Güncel Çözümleri ve İpuçları: Nisan 2026 Bulmac…02.04.2026
-
Evrim Alasya ve Kerem Alışık Aşklarına Yeniden Şans Ve…02.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#feminizm
Kadınlar artık erkeklerin kölesi olmayacak, onlara bağımlı olmayacaklar. Eğitimde, haklarda, ayrıcalıklarda ve kişisel özgürlükte eşit olacaklar.
Ben 'töre cinayeti' kelimesini kullanmıyorum. Bunu devlet kullanıyor. Biz feministler, bu kelimeyi kabul etmiyoruz. Biz erkek şiddeti diyoruz, erkek şiddetinin değişik mekanizmaları, sebepleri ve araçları vardır. Ve bu, her olaydan olaya değişir. Genellemeler yapılamaz.
Yüreğin, beynin cinsiyeti yok. Davranışların da yok. Hiç unutma bunu. Ve sen, yüreği ve beyni olan bir kişi olarak yetişirsen, şu ya da bu biçimde -erkek ya da dişi olarak- davranman konusunda ısrar edecekler arasında ben olmayacağım.
Bir kadın ancak kendine saygı duyduğu sürece başkalarından saygı bekleyebilir, ancak kendine inandığı zaman başkaları da inanabilir ona.
Hakim kanat tarafından kadının içine düşürüldüğü bayağılığın, endişelerin, üzüntülerin çeşitliliğinin izini sürmek, bitmeyen bir görev olacaktır.
Eğer bir toplum bireylerinin yarısı köle konumunda tutuyorsa, bir toplumda yaşayanların yarısı öteki yarısının kölesiyse, o toplum özgür toplum olamaz, o toplum uygarlaşamaz.
Kadınların düşünceleri hep kendilerine odaklanır; Böyle bir durumda en çok değer verdikleri şeyin kendileri ve görünüşleri olmaları şaşırtıcı mıdır?
Kocalarına mutlak anlamda bağımlı kaldıkları sürece, kadınlar kurnaz, sefil ve bencil olacaklardır.
Toplumda aşkın dışındaki bütün ilişkilerde cinsiyet ayrımının ortadan kalktığını görmek istiyorum.
Kadının ufkunu genişleterek güçlendirin aklını; Körü körüne itaat sona erecektir.
İçimde bir kadın yaşadığım sürece bu dünyanın erkekler dünyası olması beni hiç rahatsız etmeyecek.
Güçlüyüm, hırslıyım ve tam olarak ne istediğimi biliyorum. Eğer bu beni bir sürtük yapıyorsa, fark etmez!
Kadınlar özgürleştikçe, erkekler de daha özgür olacaklardır. Çünkü birisini köleleştirdiğinizde, siz de köleleşmiş olursunuz.
Bu ödülü benden önce sahip olduğum kadınlara, hayatta kalanlara, öncülere ve dışlanmışlara hiç sahip olmayan tüm kadınlara adamak istiyorum.
Kadınlardan yalnızca birer hanımefendi gibi bahsetmenizden, onların aslında rasyonel varlıklar olduğunu anlamamanızdan nefret ediyorum.
Birinin düşmanları daima “feminizm sonrası” hakkında konuşur. Feminizmden uzaklaşmak isteyen insanlar tarafından icat edilen bir kelimedir.
Samimi olarak söylüyorum bir kadının iki seçeneği vardır, ya bir feministtir ya da bir mazoşist.
Feminizmden sonra aniden fark ettim: herkes aynı şekilde yaşamak zorunda değil. Hayal et!