Selamın yetmiş hasenesi(sevabı) vardır; altmış dokuzu selam verene, biri ise selamın cevabını alan kimseyedir.
- Henüz kategori yok.
-
Fenerbahçe'de Başkan Adaylarından Sezon Öncesi Büyük T…20.05.2026
-
Dolar/TL'de Yükseliş Eğilimi: Jeopolitik Riskler ve Kü…20.05.2026
-
Yerel Yönetimlerde Gündem: Ünye'den Kiralama İhalesi D…20.05.2026
-
Kullanıcıları İkiye Bölen Instagram Şipşak Özelliği: D…20.05.2026
-
Bahçelievler Belediyesi'nden Kapsamlı Hizmet ve Yeni D…20.05.2026
-
AKOM'dan İstanbul'a 5 Günlük Yoğun Yağış Uyarısı: Haft…20.05.2026
-
Fuat Oktay'ın 'Yetki Belgesi' İddialarına Yönelik Sess…20.05.2026
-
Bruno Fernandes, Premier Lig'de De Bruyne ve Henry'nin…20.05.2026
-
Prof. Dr. Naci Görür'den Marmara Depremi ve Kentsel Dö…20.05.2026
-
Bayramda HGS ve Siber Tuzaklara Dikkat: Dolandırıcılık…20.05.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#edep
Evvel selam, sonra kelam. Selam vermedikçe hiçbir kimseye konuşma müsaadesi vermeyin.
Kardeşine gizlide öğüt veren onu süslemiş, açıkta (halkın önündü) öğüt veren de onu kötülemiştir.
Yanından geçtiğin herkese selam vermen ve mecliste makamından aşağıda oturman tevazudandır.
Her kişiyi, üç yüz altmış melek korur. Bunca melek arasında kendini yalnız sanıp edepsizlik (ahlâksızlık) edersin de sen, kendin gibi kişi yanında edepsizlik etmezsin. Hani senin meleklere inandığın.
Allahü teâlânın her yaptığımızı her düşündüğümüzü bildiğini unutmamalıyız. İnsanlar birbirinin dışını görür. Allahü teâlâ ise hem dışını hem içini görür. Bunu bilen bir kimsenin işleri ve düşünceleri edepli olur.
İlim öğrenmek isteyen kimsenin vakarlı ve Allah-u Teâlâ’dan korkması lazımdır. İlim çok rivayet etmek değildir. İlim bir nurdur. Allah-u Teâlâ bu nuru sevdiği mümin kullarının kalbine koyar.
Büyük bir günde beklemeye tahammül için, ya hayır söyleyiniz veya kötü söylemeyip susunuz.
Talibin ilim elde etmek için zeka'ya, irfan sahibi olmak için edeb'e ihtiyacı vardır. Çünkü zeka cehalet'e, edeb gaflet'e mani olur.
Bir varmış bir yokmuş / Masal gibi sanki / Hem lâ hem illâ imiş / Hakikat / Önce yok demeyi bilmekmiş / Edeb / Anladım bezm-i elestin sırrını / Benim ilk günahımmış illâ, / Lâ benim son günahım!