- Henüz kategori yok.
-
3 Nisan 2026 Cuma Namazı Vakitleri ve Kılınışı: Diyane…03.04.2026
-
Diyanet 3 Nisan Cuma Hutbesi: Ümmet Bilinci ve Birlik …03.04.2026
-
3 Nisan 2026 Ankara Cuma Namazı Saati ve Kılınışı Deta…03.04.2026
-
Kayseri'de Ezan Vakitleri ve Kent Yaşamına Etkileri Me…03.04.2026
-
AÖF Sınav Giriş Belgeleri Erişime Açıldı: 2026 Vize Ta…03.04.2026
-
Bakanlık Sahte Gıdaları İfşa Etti: Eker Peynir Dahil B…03.04.2026
-
Leyla The Band, 13 Yıl Aranın Ardından Sahnelere Geri …03.04.2026
-
LGS Sınav Tarihi Resmen Değişti: Yeni Tarih 13 Haziran…03.04.2026
-
Emekli ve Memur Maaş Zammı Hesapları: Temmuz 2026 İçin…03.04.2026
-
Mert Hakan Yandaş Bahis Soruşturmasında Hakim Karşısın…03.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#doğa
Doğanın tasarımı olan öpücük, zırvalamaya başladığınız zaman sizi susturan sevimli bir oyundur.
Ölüm doğal bir olaydır, gövdeyi kuran özlerin dağılmasıdır. Bu nedenle ölümsüzlük de söz konusu değildir.
Yürüyen ve şifalı otlar alan adam, otoyolda yüz altmış koşan ve antibiyotik alan adam değildir; ama her ikisi de her şeyi kendi başlarına yapamazlar ve doğal ve kültürel çevrelerinin onlara ne sağladığına bağlıdır.
Diğer tüm kanıtları bir yana bırakırsak baş parmak bile benim Tanrı'nın varlığına inanmam için yeterlidir.
İnsanlar güneşin yolunu, rüzgârın esişini, suyun akışını değiştirmeğe, başlamış gibiydiler.
İnsanın ıstırabı dayanıklılığının üstüne çıktığı bazı hallerde tabiat, beyni uyuşturur, adeta kendi kendine hisleri uyuşturmuş bir hal alır.
Ne iyi insanlar vardır ki azap içinde ölürler. Ne fena adamlar olur ki duymadan kalıbı dinlendirirler. Tabiat bu konuda çok saygısızdır.
Dünyada çektiğimiz sosyal dertlerin çoğu yasalarımızın tabiatla bir türlü uyuşamamasından ileri geliyor.
Gittikçe yakınlaşır kıyıyı seyreden zambakların kokusu, zamansız ağaran beton evlerin tahta balkonlarından.
Canlıların varolma hakkı tartışılamaz ve hiçbir canlının varoluşunu haklı göstermesine de ihtiyaç yoktur. "Zararlı türler" ve "zararlı otlar" sözleri, bitkilerin ve hayvanların bize hizmet etmek için varolduğunu ve üzerlerinde hiçbir sınır tanımayan bir hakka sahip olduğumuzu savunan, yüzyıllar öncesinden gelen bir önyargının yansımasıdır. Bu ifadeler benmerkezciliğimizin, (ya da insanmerkezciliğin) cahilliğimizin ve dar görüşlülüğümüzün doğrudan ifadesinden başka bir şey değildir. Gerçekte, başka birçokları arasında bir türüz biz de, o kadar. Bu arada, yok olmalarından bütünüyle sorumlu olduğumuz, sayıları gittikçe artan, yeryüzünden silinmiş türlere bakacak olursak, doğanın dengesine ve yaşam çeşitliliğinin korunmasına zararlı tür nitelemesini, diğer tüm türlerden daha çok hak eden biz oluruz herhalde.
Beyazlar toprağı daha iyi kullanmanın yolunu bulmuşlardı. Yanan bir nehir yaratmayı kaç kızılderili düşünebilir ki?
Sessizlik evrenin genel yoğunlaşma halidir. Sessizlik Tanrısal Ruhani’nin elini dünyanın üzerine koymasıdır. Sessizlik, doğanın hep birden en zararsız ve en müthiş şeyidir. O, kaderin Saklı Güçlerini anlatır. Sessizlik Tanrı’mızın tek sesidir.