#disiplin

Benim ciddi ve otoriter olduğumu söylerler, doğrudur. Asker bir aileden geldiğim, askeri okullarda okuduğum için disiplini severim. Takıma hem kaptanlık hem de antrenörlük yapardım. Öğretmesini, çalıştırmasını sever ve iyi bilirim. Hırçın tabiatlı olduğum için çocuklara belki sert muamele yapmışımdır. Beni hem severler hem de sayarlardı.

Şimdi beni iyi dinleyin, iyi tercüme et sen de. Biz buraya şova gelmedik. O şovu tribünde yapıyorlar. O bakan, öteki milletvekili, o şov orada yapılıyor, burada yok. Siz Galatasaray takımının tarihine kupa kazandıracaksınız. Kendi futbol hayatınızda da bir kupa şampiyonu olun. Nedir bu haliniz? Maça çıkıyoruz, Kupa finaline ! Tam bir buçuk gündür size seslenmiyorum, hala burada aynısınız. Siz böyle mi geldiniz bu yerlere? Ciddiyetinizi koruyarak geldiniz. İnşallah beni yanıltırsınız. Oradaki de şov, bizim işimiz değil; bizim işimiz top oynamak. Kendinize gelin buradan sahaya kadar, başarılarınıza bir yenisini daha ekleyin. Size yakışan budur. Büyük unvan sahipleri, büyük takımlara yakışan budur. O ciddiyetle her takımı ciddiye alarak ve en az Leeds maçı kadar, Arsenal maçı kadar koşarak, çünkü tarihe bir kupa daha kazandıracaksınız. Göreyim benim takımımı, Allah yardımcınız olsun.

Bu takımdaki herkes şampiyon takımın oyuncusu gibi çalışacak. İdmanlarda da, maçlarda da bunu görmek istiyorum. Gerek saha içinde gerekse saha dışında takım ruhuyla hareket edeceğiz. Bu da bizim en büyük kozumuz olacak. Benim takımımın yıldızı bireyler değil, takımın kendisidir. ‘Ben’ yerine ‘biz’ diyerek yola çıkarsak işimiz çok daha kolay olur!

Hayır, bunu yapamazsın. Burada resmi bir törendesin ve terbiyeli olman gerekiyor. Bugün burada Fransız milli marşı çalınıyor. Bana "Sayın Başkan" ya da "Bayım" demelisin. Tamam mı? İşleri doğru sırada yapmalısın. Bir devrim başlatmak istediğin gün önce diplomanı almak için okulu bitirmeli ve kendi karnını doyurabilmelisin. Başkalarına ancak bundan sonra ders verebilirsin.

Liste
Yükleniyor…