- Henüz kategori yok.
-
Söğüt Belediyesi Nisan Meclisi Önemli Kararları Halka …04.04.2026
-
Dumlupınar Faciasının 73. Yıl Dönümünde "Vatan Sağ Ols…04.04.2026
-
Özgür Özel'in Makam Aracı Tartışması: Uşak Belediyesi …04.04.2026
-
Adana'da 14. Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı Co…04.04.2026
-
Adıyaman Besni'de Güncel Vefat Duyuruları ve Taziye Bi…04.04.2026
-
Emeklilere Yönelik ÖTV'siz Araç Teklifi Meclis Gündemi…04.04.2026
-
Besni'de Resmi Ziyaretler ve Değişen Hava Koşulları Gü…04.04.2026
-
Kızılcık Şerbeti'nde Çarpıcı Gelişmeler: 132. Bölüm Fr…04.04.2026
-
Adıyaman'da 2026 Yatırım Hamlesi: Şehri Dönüştürecek B…04.04.2026
-
Ankara-Kızılcahamam Yolu'nda Dehşet Veren Kaza: Halk O…04.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#başarı
Valilik abartılmamalı. Her görev önemlidir. Önemli olan geldiğin konumun yükseklik derecesi değil, yaptığın iş ne olursa olsun onun en iyisini yapmaktır. Ben de işimi yapmaya çalışıyorum.
Ekonomi bir risktir, siyaset bir risktir. Aslında hayat bir risktir. Risk almazsanız başarıyı yakalayamazsınız... Bugün Türkiye, statik dış politikadan dinamik dış politikaya geçmiştir. Türkiye'nin dünya ile arasındaki perde kalkmıştır, ufku genişlemiştir.
Benim felsefem şu: Oku, düşün, uygula, neticelendir. Benim zamanımda nice arkadaşım vardı; çok okurlardı, kütüphaneleri vardı, hep 10 alırlardı. Şimdi sefilleri oynuyorlar. Okumak lazım; ancak düşünmek, uygulamak ve neticelendirmek de lazım. Sadece kitapların arasından bakılan dünya, hayat değildir. Kitapların arasının dışındaki dünya eşittir başarı. Pratik önemli, girişimci bunu yakalamıştır. Siz de böyle yapın.
Matematikte büyük olmanın iki yolu vardır: İlki herkesten zeki olmak, ikincisi de herkesten aptal, fakat sebatlı olmak.
Sürekli sizi değiştirmeye çalışan bir dünyada, "kendiniz olabilmek" en büyük başarıdır.
Hayatta tek bir kişi bile, siz yaşadığınız için rahat nefes alıyorsa, siz başarılı ve amacınıza ulaşmış bir insansınız.
Ben işe namütenahi vakit ayırırım. İş hep devam eder. Emekli olduğum halde haftanın 5 günü sabah 9.30’da gelir, saat 19.00’a kadar ofiste çalışırım. Ne zaman iş icap ederse orada olursunuz. Başarının şartlarını sorduğunuzda ‘çalışma’ dedik ya… Ama tabii günlük işlerle ilgilenmem. Mesela; bütçe tutuyor mu, tutmuyor mu diye ilgilenirim. Bütçeleri görüp mutabık kaldıktan sonra uzaktan kontrol edip, yol göstermek lazım. Ben de bunu yapmaya çalışıyorum. Zaten delege etmezseniz, kendiniz katiyen işin içinden çıkamazsınız. Mutlaka delege edecek, salahiyet verecek, güveneceksiniz. Bir de tabii tatmin edici maaş vereceksiniz. Yanınızda çalışanların gelirini, maaşını ve primini ödeyeceksiniz. Benim babam yanında çalışanlara hisse senedi verirdi. Şimdi büyüdük, herkese hisse senedi veremeyiz. Ama iyi ücret vermeye çalışıyoruz. Özetle şirketinizde çalışanın yarın öğle yemeğini yiyip yemeyeceğini düşünmemesi, kendini işine vermesi lazım.
Yapabilirler, çünkü yapabileceklerini düşünüyorlar. Possunt, quia posse videntur.
Savaşın çeşitli cilveleri arasında en şaşılacak olanı şudur: Başarıyı herkes kendinden bildiği halde, yenilmenin suçu yalnız komutanın sırtına yükletilir.
Eğer bir şeyi başarabilecek durumda değilseniz kaçak bir köle gibi yaşamak, sonunda da yakalanmak aptalcadır.
Azim şiddetten daha baskındır; ve birlikte olduklarında üstesinden gelinemeyecek birçok şey, azar azar alındıklarında kendilerini teslim ederler.