Atalarından yadigar kalan vatan aşkını göğsünde gezdiren Azerbaycan Halkı, azatlığın ışığına doğru durmadan yürüyecektir. Bu yürüyüşü dünyadaki hiçbir kuvvet durduramayacaktır.
- Henüz kategori yok.
-
Jessie Buckley'den İki Yönlü Haber: Yeni Film Projesi …02.04.2026
-
Süper Lig'in 28. Haftasında Kritik Derbilerin Hakemler…02.04.2026
-
Fenerbahçe-Beşiktaş Derbisi Öncesi Kritik Gelişmeler: …02.04.2026
-
Mehmet Ali Erbil'in Annesi Yurdagül Eken 84 Yaşında Ha…02.04.2026
-
A Milli Takım 24 Yıllık Hasrete Son Verdi: 2026 Dünya …02.04.2026
-
ATA AÖF 2026 Bahar Dönemi Sınav Takvimi ve Eskişehir U…02.04.2026
-
Prof. Dr. Bülent Akdoğan'ın Vefatı Tıp Dünyasını Yasa …02.04.2026
-
X (Twitter) Küresel Çapta Kesinti Yaşıyor: Kullanıcıla…02.04.2026
-
Xiaomi HyperOS 3.1 Küresel Dağıtıma Başladı: Android 1…02.04.2026
-
BDDK Kararıyla Kredi ve Kart Borç Yapılandırmasında So…02.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#bağımsızlık
Tuttuğumuz yol, büyük önder, Mehmet Emin Resulzade’nin yoludur. Bu yol Setterhan’ın, Hıyabani’nin, Pişeveri’nin yoludur ve ben eminim ki biz, müstakil, bütün ve demokratik Azerbaycan’a götüren bu yolu şeref ve liyakatle devam ettireceğiz.
Azerbaycan halkı, İran’dan ayrılmalı, müstakil devletini kurmalı ve sonra da kuzeydeki devletle görüşmeler yaparak bütün, müstakil ve demokratik Azerbaycan devletini kurmalıdır. Azerbaycan halkı, o güne şimdiden hazırlanmalıdır.
Gerçekten de Karabağ’da üç-beş Ermeni bize karşı kışkırtıldı, amaçları Karabağ ile Ermenistan’ı birleştirmektir. Sovyetler çıkardığı karışıklık ile bütün halkı kendine karşı ayağa kaldırdı. Sonradan ne kadar çabaladıysa da halkı esir edemedi. Çünkü halk bağımsızlık istiyordu. Meydanlara çıkan halk artık Tebriz, Derbent diyerek birleşmek istiyordu, Türkçülük savaşı başladı.
Selçuklular'dan başlamak üzere Anadolu toprakları, sömürülen, zulmedilen halkın isyanlarına beşiklik etmiş, yiğit önder ve savaşçıların, halkın kanlarıyla sulanan bereketli Anadolu toprağı isyanlarla yorulmuştur. İşte bu nedenle bu topraklar isyankar topraklardır ve köklerimiz buradadır. Bir değil, on değil, belki de sayılamayacak çoklukta bu isyanlar, ayaklanmalar, Anadolu ihtilalini büyütmüş, ona güç katmıştır. Hakça ve kardeşçe bir yaşam için, kimi beş, kimi on yıl süren bu ayaklanmalar, sömürü ve zulmün hüküm sürdüğü vatanımızda, başta bu gerçeği değiştirme kavgasını sürdüren Cepheliler'den başlamak üzere bir isyan, bir başkaldırı geleneği miras bırakmışlardır. Tarihsel akış ve gelişim kesintisizdir. Her evresi, her dönemeci, her yenilgi ve zaferi yeni bir süreci doğurur. Kavga tohumları, on yıllardır Anadolu topraklarının dört bir yanına serpilmekte, Anadolu ihtilali yoluna devam etmektedir. Cepheliler, Anadolu topraklarına anti-emperyalist, anti-oligarşik demokratik halk istikrarı için yani emperyalizme ve işbirlikçi faşist iktidara karşı Anadolu ihtilali için savaşmaktadır. Anadolu ihtilali için can vermeye devam ediyoruz. Gencimiz, yaşlımız, işçimiz, öğretmenimiz, erkeğimiz, kadınımız, er geç kazanacağımız bağımsızlığımızın ve özgürlüğümüzün bedelini ödüyoruz.
Sol-Sağ ayrımı, herkesin daha kolay anlayacağı gibi, çağımız Türkiyesinde Millî-Gayrimillî saflaşmasında somutlanır. Bu gerçeği Şefik Hüsnüler, Hikmet Kıvılcımlılar, Reşat Fuatlar ve Nâzım Hikmetler, yalnız 1920'ler ve 1930'larda değil, 1940'larda, 1950'lerde ve 1960'larda da aynen bu ifadelerle saptadılar. Buna bağlı olarak Sağ-Sol ayrımına karşı açık tavır aldılar. Çünkü toplumun önündeki mesele millî bağımsızlıktı.
Atatürkçü laik politika, bağımsızlık ve kalkınma irticanın kesin ilâcıdır. Bunlar gerçekleştirilmedikçe, Türkiye'mizin, emperyalizmin ve yerli işbirlikçilerinin körükleyecekleri yeni 31 Martlarla yok olup gitmesinden, ne kadar korkulsa yeridir. (1969)
Tarihimiz göstermiş ve ekonomi bilimi de doğrulamıştır ki; emperyalist hegemonyadan kurtulup bağımsız olarak kalkınma yolunu seçebilecek duruma gelmek, kalkınmanın ilk şartıdır. Ekonomik bağımsızlık bir duygusal istek değil, kalkınmanın ilk gereğidir. (1968)
Yalnız biz varlığımızı hiçbir karşılık beklemeden esasen Türk halkına armağan etmiş bulunuyoruz ve Türk halkı ve devletin bağımsızlığına armağan etmiş bulunmaktayız.
101 tane Amerikan üssünün bulunduğu ülkede bizim millî bütünlüğü bozmak istemekle itham edilmemiz gülünç olmaktadır.
Milyon metrekare vatan toprağı işgal altındayken millî bütünlüğü bozmakla suçlanıyoruz.
Ve ben 24 yaşındayken kendimi Türkiye'nin bağımsızlığına armağan etmekten onur duyuyorum.
Evet, benim kahramanım Türk halkıdır. Çünkü arif bir halktır. En zor şartlar altında mucizeler yaratır, yaşar. Açlık sınırı altında ile yaşar! Asgari ücretle bile yaşar. Borç batağında yaşar. Soygun, talan, yalandan nefret eder. İnsanın içini temizler, adam eder. Yüreğiyle anlar, zorlukları yener. Tarih boyunca köle olmamıştır. Her türlü hürriyetsizlikten nefret eder. Ruhu bağımsızdır.
Ben bir kuş değilim ve hiçbir ağ beni kapana kıstıramaz: Ben kendi bağımsız iradesine sahip, özgür bir bireyim!
Neden kadınlara üçüncü cinsiyetten talep edecekleri bağımsızlığı vermeyi reddiyorlar?
İnsanlar hakkındaki kararlarımı kendim veririm. Başkalarının fikirlerine ihtiyaç duymam.
Siz Hıristiyanları takip edemem; Ben ayaklarımın üzerinde yürürken, sen hayatını dizlerinin üzerinde sürünmeye çalışıyorsun.