DEB Partisi demokratik yöntemlerle kurulmuş bir siyasi partidir. Bu partinin kapıları, azınlık mücadelesi, hak arama mücadelesi vermek isteyen bütün azınlık fertlerine açıktır.
- Henüz kategori yok.
-
Dünya Kupası'nda Siyasi Müdahale Krizi: Balogun Kararı…06.07.2026
-
Jordan Henderson Dünya Kupası Kutlamasında Ciddi Bilek…06.07.2026
-
Hamaney'in Cenazesi ve Savaşın Geleceği: İran'da Yükse…06.07.2026
-
Nevşehir ve İlçelerinde Bugün Vefat Eden Vatandaşlarım…06.07.2026
-
CHP Kurultay Davasında Adem Soytekin'den Çelişkili İfa…06.07.2026
-
LGS 2026 Sonuçları 10 Temmuz'da Açıklanıyor: Tercih Ta…06.07.2026
-
Rusya'nın Ukrayna'ya Yönelik Yoğun Füze Saldırıları: K…06.07.2026
-
Toplumdaki Değişim İradesi Yükseliyor: Siyaset Mühendi…06.07.2026
-
Julián Quiñones: Geçmişin Gölgesinden Dünya Kupası Yıl…06.07.2026
-
Fenerbahçe, Beşiktaş'ın da Gözdesi Armand Lauriente İç…05.07.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#azınlık hakları
Şüphesiz bütün haklarımız önemlidir ve verilmesi gerekir. Ama öncelik sıralamasında eğitim sorunlarımız ilk sırayı almaktadır.
Ben bir Türk olduğum için hapse götürülüyorum. Eğer Türk olmak bir suç ise, burada tekrar ediyorum. Ben bir Türk'üm ve öyle kalacağım. Bu mesajımla Batı Trakya azınlığına sesleniyorum ve Türk olduklarını unutmamalarını söylüyorum. Haklarımızı bir gün mutlaka alacağız.
Hükümetimizin neredeyse yeterince takip edilmediği varsayılan ilkelerinden biri çoğunluğun işlerinden biri azınlığı rahatlatmaya çalışmak.
Çoğunluğun, azınlıkları yönetme hakkına sahip olduğunu söylemek, azınlıkların, lütfen izin vermeleri dışında hiçbir hakları olmadığını ve olmaması gerektiğini söylemekle eşdeğerdir.
Bir ülkenin özgür bir ülke olup olmadığını değerlendirmek için en iyi test azınlıkların sahip olduğu hakların güvence altına alınıp alınmadığına bakmaktır.
Bir ülkenin özgür bir ülke olup olmadığını değerlendirmek için en iyi test azınlıkların sahip olduğu hakların güvence altına alınıp alınmadığına bakmaktır.
Eşitlik temelinde, devlet temelinde, yan yana yaşayan iki ayrı egemen devletin iş birliğiyle olabilecekse böyle bir anlaşmaya varız. Aksi takdirde biz çoğunluğun azınlığı olacak kadar haysiyetsiz, onursuz değiliz çünkü biz büyük Türk milletinin kopmaz parçasıyız.
Lozan'da denilmiştir ki: Siz Türkler Müslümansınız, öyleyse İslam yasaları ile idare edilmek zorundasınız, öyleyse Türkiye sınırları içinde kalan gayrimüslimlere İslam kanunları uygulanamayacağı göre onlara kendi kilise kanunlarının uygulanmasına izin vereceksiniz. Bize Lozan'da şeriatı uygulamamızı dayatmıştır Hıristiyanlar. Tıpkı şimdi olduğu gibi. Böylece Türkiye'deki kiliselere devlet içinde devlet olma hakkı otomatik olarak doğar. Biz laik kanunları benimseyerek ancak bu tuzaktan kurtulabildik.
Demokraside çoğunluk yönetir, ama azınlık susturulamaz. Azınlıkta olanların konuşması ise çoğunluğun sağlıklı yönetebilmesinin ön koşulu olduğu gibi, aynı zamanda azınlığın demokrasi dışı yollar aramamasının da ön koşuludur.
Demokrasi, azınlıkta olanların da güvence altına olduğu, özgürlüklere saygılı bir çoğunluk yönetimidir.